Hasan Aksay

Hasan Aksay

Yazarın Tüm Yazıları >

15 Temmuz

A+A-

15 Temmuz, evrensel bir hainliğe karşı, büyük bir kahramanlık destanıdır.Hıyanet, yalnız Türkiye’yi hedeflemiyor; Türkiye’den başlamanın avantajlarını kullanmak istiyordu. Bütün İslam dünyası ve Afrika’da, zincirleme darbelerin planlandığı, İslam düşmanlığına hız verildiği, kiralık teröristten asker kurulduğu, İsrail’i zulmün zirvesine oturtarak, yeni bir sömürü çağı kurma hayalinin cazibesinden kurtulamayan, obezite kapitalist ve benzeri politikacılar ittifakı ilan edilmemiş bir macera olarak adeta somutlaştığı görülmektedir. 

 Gelmiş geçmiş darbeler zaman darlığından dolayı, kendine ait bir altyapıoluşturamıyordu. Zayıf, çıkarcı ve haini bol bir muhalefete dayanmak zorunda kalıyordu. Neticede ömrü de ona göre kısa oluyordu. Oysa, uzun ömürlü, yeni bir sömürü çağını başlatmak istiyorlardı. Sabırla bütün altyapılarını kendi hazırlayanve inşası 40 yıl süren FETÖ projesi ortaya çıktı. Bu ön görüşü, doğru ve zaruri kılan delillere gelince, görünenlerden birkaçı:

Önce tespit edelim ki 15 Temmuz, açık ve net bir darbedir. Hiçbir darbe tek kanatla uçamaz. Yani ülkedeki münafık ve hainler, ittifak etseler de, darbe yapacak güç ve imkanı bulmazlar. Mutlaka dışardan, düşmanlardan, güçlü ve desteği müsait bir devlet şart. Türkiye gibi dünya politikasını etkileyecek önemli ülkelerde sıradan bir dış ülke de yetmez. Beşlerden bir veya birkaçı gerek.  Onların şart ve direktifleri dışına ömür boyu çıkılamaz. Çıkılırsa ip kopar. 

İp koparsa ne olur? En basiti, bütün millet, son derece demokratik bir seçimle iktidarı ele alınca ne oluyorsa? Mesela Mısır halkının adil bir seçimle iktidar yaptığı, son derece başarılı Muhammed Mursi’ye; Ziyaül Hak’a ne yapılırsa yapılır. Sisi dahi olsa hesabı görülür. Eşkıya kanunu böyledir.

Darbe, terörden de büyük yıkımdır. Terör, nihayet darbeye zemin hazırlar. FETÖ darbesi, özel bir proje. Birçok özelliği olan, sistem ve kuklacısı tek bir kukla devletler birliği doğurmaya yönelik bir proje. Bütün darbeler gibi hayalperest, anarşist, yapmaktan uzak, yalnız yıkım ve fitne doğurup, yağma yapmayı düşünen gruplara dayalı köksüz ve ömürsüz, tahripkar bir harekettir. Kuklacısına zemin hazırlayacakken, çıkmaza sokacak, var olan istikrarı da bozacak bir felakettir.

FETÖ darbesi 40 yıl 164 ülkede yapılandırılmıştır. Diğer darbeler gibi tek devletle sınırlı, müstakil ve kısa ömürlü değil, uzun ömürlü olması için, masraftan, reklamdan kaçınılmamış, aceleye getirilen bir detay dahi bırakılmamıştır. Asker, medya ve siyasetleyetinilmemiş, bürokraside, medyada, halkda, eğitimde, ticarette, sermaye ve sivil toplum kuruşlarında da hücreler oluşturulmuştur. Öyle ki, bu altyapıda insanların vicdanı prangalanarak esir alınmıştır. Örneğin, Harp okuluna girecek gençler, imkan sağlansa, imtihanı hakkıyla kazanır.“Hayır! Biz sana soruyu verelim garanti olsun” deniyor ve genç, kurmay yarbay olunca, “Söz  dinlemezsen, açıklarız” tehdidi. Derin devlet modeli. FETO kimin tutsağı?

40 yılda inşa edilen bu zulüm şatosu, Allah’ın lüffuyla, Türkiye’de Kisra sarayı gibi yere battı. FETÖ’nün patronları, yapıya yeni bir yön vermek için direnmek istiyor. Daha beter olacaklar. Allah’a hamd olsun! 

Darbelerin olmazsa olmaz öncelikleri, darbeye direnme ihtimali olan Cumhurbaşkanı, Meclis Başkanı, Başbakandan başlayarak kontrol altına almaktır. 1980 Kenan Evren darbesinde, tanklar sokağa çıkmadan Demirel’le irtibat kesilmişti. 40 yıllık hazırlık, “Allah olacağı olduracak olunca, esbabını halketti” ve ilk işte şaşırdılar: Demek ki planı, İslam dünyasının, Türkiye’ye yönelik ümitlerini ilk günden kırmak için, “Direndi” diye öldürmek şeklinde yaptılar. 

FETÖ planındaki yanlışta ve indirilen bu darbede sayısız nimet vardır. Dördünü zikrederek hamdedelim: “Allah Müslümanlara yardım etmez” diyenler, bir kere daha yanılmıştır. 2) Cumhurbaşkanımızın çağrısı. 3) TBMM Başkanımızın, Meclisi toplantıya çağırması. 4) Suriyeli kardeşlerine ensar olan milletimizin, tarihe olduğu gibi şaha kalkması, dualar, selalar ve şehadetler öncü imandı...

Allah’a şükür Türkiye, kaç yıldan beri siyasi, ekonomik ve sosyal başarılarda, en iyi tahminleri dahi çok gerilerde bırakıyor. Kalkınma hızı, “2,5 derken beş”;“Tankımızı yapabilsek” derken, tank, uçak, savaş gemisi yapıyoruz.  

Batı, sanayi devrimi imkanlarıyla, asırlarca dünyayı sömürdü. Ne varki istiklal hareketleri başladı. İstiklal hareketleri daima çok başlıdır. Suriye’de; Libya’da olduğu gibi. Sömürgeci bunlar içinden bir münafık bulur anlaşır veya Lavrans’larçıkarır,devrim ve istekleri, bu kuklalarla devam ettirilir. Onlar da tükenince, darbeleri keşfetti. Ama darbe ömrü, Türkiye’de uzatılamadı. Oysa öncelikle ve mutlaka Türkiye’nin kontrolü gerekiyordu. İçeride fitne odağı vardı ama kalitesizlikten laçkalaşmışlardı. FETÖ’yü, bu ihtiyaç doğurdu. 

Allah’a şükür, doğmadan battılar. Batı, “Türkiye’yi aşarsam gerisi kolay ümidini” kaybetmek istemiyor. Yanlış hesapta ısrar edince de, İslam ve mazlum dünyalarını Türkiye ile kaynaştırıp hepten kaybetme riskine katlanamıyorlar.

Sağlam durduğumuz sürece yarınlar, geçen günlerden güzel olacak. 

Hamd Allah’a!

 

Hasan Aksay/ Yeni Akit

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.