1. YAZARLAR

  2. Aysel Karakuzu

  3. Acısını Hissetmediğimiz Yaraları İyileştiremeyiz..
Aysel Karakuzu

Aysel Karakuzu

Yazarın Tüm Yazıları >

Acısını Hissetmediğimiz Yaraları İyileştiremeyiz..

A+A-

Srebrenitza ve insanlık kavramlarını, dünya toplumu  yeterince hissedemedi...

Uygar zannedilen Avrupa'nın göbeğinde, hiç bir ülkenin tepki göstermediği  Srebrenitsa, 11 Temmuz 1995 tarihinde, beş gün içinde 8372 insanın katline tanık olmuştu. 
Şehirler tanıktır. Srebrenitsa da Sırp vahşetine tanık olmuştu.  

1992 yılında başlayan Bosna Savaşı'nın devamı idi Srebrenitsa soykırımı. Belgeli etnik temizliği ve çeşitli savaş suçlarını barındıran Bosna Savaşı, insanlığın kara günlerinden  sadece bir tanesi idi.  Halen Ortadoğu'da süren katliamlar gibi. Uygar zannedilen  Batı'nın, vahşetini defalarca gösterdiği katliamlardan sadece bir tanesi...Henüz dün cereyan etmiş gibi, taze bir tarih.
Lahey Adalet Divanı'nın "soykırım" olarak kabul ettiği bir katliam...
Birleşmiş Milletler Barış Gücü'nün, Müslüman'ların elindeki silahları  toplayarak, onları Sırp askerleri karşısında savunmasız bıraktığı, belgeli bir ihanet.


Birleşmiş Milletler askerlerinin gözü önünde Müslüman'ların kuyulara ve depolara doldurulup öldürüldüğü, yakıldığı, işkence edildiği, diri diri gömüldüğü bir vicdansızlık...


Kadınlara ve genç kızlara ailelerinin gözü önünde tecavüz edilen ve  bebeklerin doğmasına kadar kamplarda zorla alıkonulan bir vicdansızlık örneği, Bosna savaşı...
Beş yüz yıllık kültürel mirasın da  katledildiği, kütüphane ve kitapların  bombalandığı, insanların isminin mezartaşlarınından dahi değiştirildiği, evlere baskın yapılarak Kur'an'ların   toplandığı, câmilerin yakıldığı bir İslâm karşıtı hareket aynı zamanda.
Yanı başımızda kardeşlerimiz katledilirken o tarihlerde de "bir kısım basın ve aydın zannedilenlerin"  umursamadığı ve hissetmediği, hatta yardım yapılmasına karşı çıkıldığına şahit olduğumuz bir soykırımdı Bosna acısı.

Tıpkı yıldönümü yaklaşan 15 Temmuz ihaneti ve gecesine duyarsız kalanlar olduğu gibi. Ölümden kaçarak ülkemize sığınan ruhları yaralı  mültecileri istemeyen "vicdanlar" gibi...


Ülkelerin davranışları insanların davranışları ile aynıdır. Neticelerinin de aynı olması şaşırtıcı olmayacaktır. 
Biz ölüyoruz ama onlar da kazanmıyorlar diyordu, rahmetli Aliya İzzetbegoviç. “Savaşta büyük zulme uğradınız. Zalimleri affedip affetmemekte serbestsiniz. Ne yaparsanız yapın, ama soykırımı unutmayın. Çünkü unutulan soykırım tekrarlanır ” ifadelerinde de  haklı idi.

Bugün Müslüman dünyası hâlâ  saldırı altında. Savaşların, terör örgütleri vasıtasıyla,  devlet terörizmi olarak sürdürüldüğü günümüzde, ülkemizde de  her gün canlarımızı, evlatlarımızı kaybediyoruz..


Musul'da, Filistin'de ve saldırı altında olan diğer ülke ve şehirlerde açlık, susuzluk, hastalık  hüküm sürüyor. Açlıktan kedi eti yiyen ve zehirlenen insanları  umursamayan ve hissetmeyen bir dünyanın akıbeti nedir?
İnsanın yaşatılmasının hedeflenmediği  bir dünyada, bilim, tıp, hukuk, siyaset, ekonomi, felsefe, sanat ve edebiyat amacına ulaşabilir mi? 

İnsanlık, olumlu düşünce koçlarının  tavsiyelerine mi kulak veriyor?  Komşuda bebeklerin öldüğü, açlıktan ve acıdan kıvrandırılan insanların arttığı  bir dünyada, bu ruh hâlinde kalabilmek nasıl  mümkün olabiliyor?

"Ben sizi rahatlatmaya değil, rahatsız etmeye geldim. Ben esrar ve eroin miyim ki sizi rahatlatayım " demişti Dr. Ali Şeriati.  Kayıtsızlık insan psikolojisinin ölümüdür. İnsanlığın ve insanın ölümüdür.
Olumsuzlukların üstesinden, hissetmeyerek gelmek mümkün müdür?  Dünyadaki olayların ve acıların farkına varan ve tepki gösteren  daha çok sayıda insan ile, engel olmak daha kolay olmaz mıydı? Acısını hissetmediğimiz yaraları iyileştiremeyiz diyor S.R.Smalley.

İlâhi adaletin terazisine güvenmek, zulme karşı durmak mümkün olmasa da, anlatmak, duyurmak ve hissetmek dışında elimizden bir şey gelmiyor. 
Bir zulme engel olamıyorsanız, onu herkese duyurun diyor " Hz. Ali( r.a.)


Huzurlu günler temennisi ve selâmlarımla...

 
 
 
 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.