1. YAZARLAR

  2. Hasan Aksay

  3. Ana muhalefet boşluğu
Hasan Aksay

Hasan Aksay

Yazarın Tüm Yazıları >

Ana muhalefet boşluğu

A+A-

Demokratik sistem, siyasi partilerin tümünü ifade eder. Her parti, milleti ve insanlığın iyiliği için çalışır. Başka gayesi yoktur. Olmamalıdır. İktidar partisi, millet için çalışacak. “Diğerleri, muhalefettir. Tek işleri, “Her hizmete yanlış” deyipmuhalefetten ibarettir. Anlayışı CHP’ye özgü, milletten uzaklaştıran ciddi bir yanlıştır. Partiler, yıkımın değil, hizmet sanatının yarışçılarıdır. Muhalefet iş içinde eğitim alma imkanıdır. Yola, köprüye itirazla bu eğitim bitmez. 

Demokratik sistemin dayandığı temel, siyasi partiler olunca, en azından iktidar partisi gibi, ana muhalefetin de söylediği sözün farkına varan, sorumluluğunu taşıyan bir durumda olmasında mutlak zaruret vardır. 

Siyasi partiler, millette güven doğurması gereken örnek kurumlardır. Kanun üstü, imtiyazlı parti olmaz; olmamalıdır. CHP,kanun üstü imtiyazla yaşıyor. Partiler büfe dahi açamazken, CHP, banka sahibidir. Bu imtiyazın doğurduğu ciddi yanlışlardan kurtulamamanın zorluklarını yaşamaktadır.

Bugün ana muhalefet, yolu, köprüyü, yüksek hızlı treni istememekle, dış düşmanlara paralel konuşmakla kalmıyor, 16 yıldan beri rakamlarla kesintisiz sürdürülen ve yaşanan bir kalkınmayı dahi inkar edebiliyor. Sıkılmıyor. Hiçbir şey yok da, IMF borçlarını kim ödedi? Merkez Bankasının birikimi nasıl arttı. Bir tek CHP’li milletvekili, iki milyonluk telefon konuşabiliyorsa? Dünyada böyle ikinci bir ülke var mı? Ana muhalefet, yetim kasasını hor kullanıyor bitiremiyor. 

CHP tek parti iktidarında, ekmekten kefen bezine çok şey vesika ile idi?Menderes, baraj dedi, köprü, yol dedi koşturdu. CHP hepsine karşı çıktı.Maaşları da artırdı. Yine de 1955’te fakülte mezunu maaşı 167 Lira. Adana-Ankara Gidiş dönüş uçak bileti, 150 lira idi. Örnek çok. 2016’da CHP’nin, hazineden aldığı para, 53 milyon 500 bin lira. 2018 yılında, 71 milyon 200 bin lira. Türkiye kalkınmıyor, yerinde sayıyor da, bu artan parayı nereden alıyorsun? 

Eşsiz bir cihan imparatorluğunun varisi olan Türkiye, kendi değerleri üzerinde süratle kalkıp, Cihan Harbinin yorgunluğunu atar, gücünü toplardı. Yıllar lafla geçiştirildi. Okuyup yazma sıfırlandı. 1950’de,Başkent Ankara’da devletin,yalnız iki lisesi vardı. 67 ilin Maraş dahil çoğunda, lise hiç yoktu. Lise mezunu ortaokula öğretmen olurdu. Yine de derslerin çoğu öğretmensiz okul biterdi. 

Çıkarcılığın, ahlaki yapıda oluşturduğu yıkıntı, bazı partilerin çarkını, iktidar hırsıyla döndürmeye çalıştığı, darbe avukatlığından terör seviciliğine, dış düşman emellerine hizmete kadar uzandığı görünmektedir. Millet ve ülkemizin bu kaygan zemine düşmemesi için milletçe dikkatli olmak zorundayız.

Millete yararlı etkinliklerin, daha ziyade iktidar imkanlarıyla büyüyüp geliştiği, tarihin geniş yelpazesi içerisinde olduğu gibi, hayatımızda da görülmektedir. Ne yazık ki, zarar vermek kolaydır. Hizmet için gereken yetenek, emek ve imkan, yıkım, fesat ve hastalık mikropları için gerekmiyor. Milletlerin zor zamanlarında bu mikroplar kendiliğinden ürüyor, çoğalıyor. İktidar da olsalar, muhalefette de olsalar, ülkenin yarınları üzerinde ciddi kayıplar doğurup, tahribat yapıyorlar. 

Şimdi uzun uzun örnek zikretmektense, dünün örnek alınan ülkelerine bakmak,ahlaki çöküntüyle beraber, genel yıkıntıyı da ortaya çıkarmaktadır. Türkiye elhamdülillah, eşsiz tarihi yatağını, insanını ve bütün insanlığı muhatap olan siyasi bereket ve hamle yolunu bulmuştur. Fitne ve bozgunculara kulak vermeden, imdat bekleyen bataklığa sürülen insanlığın imdadına yetişme sorumluluğunu yüklenmiştir. Dar geçitte tuzak kurmak isteyen hainlerin de farkındadır. 

Kötülük tek ümmet, iyilik tek ümmettir. İçerdeki, dışardakinden ayrılmaz. Hakka sarılanın, dayanağı da, vahdeti de güçlüdür. Fitnecinin tuzağı da, dostluğu da çürüktür. Önemli olan fitneye takılıp hastalığa yakalanmamaktır. Hata, her kul için mümkündür. Atalarımız, “Pireye kızıp yorgan yakılmaz” der. Yanlış yapılmışolabilir. Yanlış olmadığı halde, bazı noktaları gözden kaçırdığımız için yanlış zannedebiliriz. Çok önemli ve verimli bir diriliş zamanındayız. Düşman da, işin farkında. Dirilişi, filizken ezmek istiyor. “Pire için yorgan yakılmaz.”

Ak Parti iktidarı, neler yaptı? Neler yapmak istiyor? Hata dediğim şey, bütün bu hizmetleri devirip dökmeyi değer mi? Vicdanına bir sor! Bu karar, pusula gibidir. Sonra, “Yanlış” diyorum ama, bunu yapan kimsenin, bilip de benim bilmediğim; onun gördüğü, benim göremediğim şeyler olamaz mı? Diye düşünmek gerekmez mi? İnsana, güven duygusundan mahrumiyet, büyük mahrumiyettir. İnsana gönül zenginliğini, sevgi ve saygıyı kaybettirir. 

Özellikle, vatan, millet ve insanlığa hizmetin düşmanı da, gafili de çoktur. Yolu da çetindir. Küçük engelleri aşamayan, bu hizmette koşamaz. Yıkmadandüşünülmesi gereken, yerine kim gelecek! Kılıçdaroğlu mu? Trump’a mı havale edeceksin! Suriye, Mısır, hatta ABD, Almanya,tüm insanlığa ibret değil mi? Görünen ihtimalleri bir sor vicdanına! Feryat edecek bir bak! 

Türkiye, görünen, görünmeyen birçok darbeler yaşadı. Darbelerin en kadife eldivenlisinden dahi, nasıl bir düşman elinin ülke üzerinde hakimiyet kurmaya çalıştığını gördü. Bu darbelerden son üçü, kadife eldiveni atıp, tahrip ve zulümle başladı. Allah’a hamdolsun, yoldan döndürüldü. 28 Şubat Post Modern Darbesi, Taksim Gezi Darbesi ve FETÖ’nün cinayetlerle başlayan 15 Temmuz Darbesi.

Şimdi iftira ile içeri giren suçsuz var. Doğru. Dışarda suçlu dolaşıyor. Ama çare, sabır ve gayretle milletçe çalışıp, masumu çıkarmak; suçluyu ispatlayıp cezalandırmaktır. Gelen gitmiyor? Deniyordu. Şimdi, “Başarılı, istifa ettirildi”deniyor?İstifa ölüm değil. Çörçil’in bütün ünü ikinci başbakanlığında. Siyaset, uzun ömürlüdür. Dünyada, dertsiz gün arayacak kadar zamanımız yok.

“Allah Müslümana yardım etmez diyenler, kafirlerdir.”  

Hamd Allah’a! 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.