1. HABERLER

  2. AFRİN VE MÜNBİÇ DOSYASI

  3. Erdoğan hangi padişaha benziyor?
Erdoğan hangi padişaha benziyor?

Erdoğan hangi padişaha benziyor?

 Başbakan Recep Tayyip Erdoğan?ı öyle Osmanlı padişahı kılığında görünce, kendimi hangi padişaha benzediğini sormaktan alamadım. Ya adam Vezir-i...

A+A-

 

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan?ı öyle Osmanlı padişahı kılığında görünce, kendimi hangi padişaha benzediğini sormaktan alamadım. Ya adam Vezir-i Azam, Sadrazam, yani Başbakan.. Nasıl padişah olur?

Sözcü gazetesi, Başbakan Recep Tayyip ErdoğanOsmanlı padişahına benzetmiş. Sakal yapmışlar, başına da bir kavuk, tabi kaftanı üzerinde, al sana bir Osmanlı padişahı.. Gözlerinden tanıyabiliyorsunuz.

Bu ülkede siyasilerimize ilişkin mizah sınırları aşılarak ne karikatürler yapıldı, ahlak dışı, edep dışı. Basın özgürlüğünü, siyasi düşmanlıkları yüzünden kimi gazeteler keyfiliğe dönüştürmekten çekinmezler ülkemizde. Sözcü gazetesinin Erdoğan?ı Osmanlı padişahı yapması, bu yüzden öpüp de başa konulacak türden bir yayın.

Sözcü gazetesinin Erdoğan?ı Osmanlı padişahı yapmasının nedeni, Başbakanlığın iki ofisi bulunan Dolmabahçe Sarayı?nda üçüncü ofisin tahsis edilmesi haberi. Sarayların bağlı bulunduğu TBMM, Başbakan Erdoğan?a Dolmabahçe içindeki Yıldız Porselen binasını tahsis etmiş. CHP ve MHP Erdoğan?a tepki göstermiş: ?Demokratik süreçten, padişahlık sürecine geçiliyor. Yakında ?seçimle geldik, seçimle gitmeyiz..? diyecekler. Bu iş Topkapı Sarayı?nda biter.? demiş muhalefetimiz.

Topkapı Sarayı, Osmanlı İmparatorluğu?nun dünyayı yönettiği bir yer. Türkiye, gün gelip de dünyayı yönetir hale gelince, başkentin İstanbul?a taşınmasını ve devletin de Topkapı?dan yönetilmesini isterim ben doğrusu.

Ama muhalefetin Topkapı Sarayı?na gönderme yapmasının amacı, Başbakan Erdoğan?ın padişahlığına, tek adam ve tek parti diktatörlüğü yaptığına vurgu yapmak.. Hemen belirteyim, Türkiye ne çektiyse koalisyon hükümetlerinden çekti.. Tek parti iktidarı muhalefetin hoşuna gitmez tabi, tek başına iktidara gelme ihtimalleri olmadığından. Tutturmuşlar, bir sivil diktatör edebiyatı, sonu gelmiyor. Sözcü gazetesi de muhalefetin bu mesnetsiz, ölçüsüz, yalan yanlış muhalefet anlayışına çanak tutuyor, Erdoğan?ı padişah yaparak sözde muhalefete destek veriyor..

Ne Ergenekon?un fahri avukatı olmak kolay, ne de apoletli medya olmak.. Pireyi deve yapmak zorundalar. Gerçeklere dayalı, doğru, dürüst bir muhalefet yapsalar ne söyleyebilirler? İrtica diyecekler, padişahlığa özlem diyecekler.. Oysa Erdoğan tek adam olmuşsa, Atatürk?e, İnönü?ye benzetmek gerekmez mi? Diktatör olan tek adam, Cumhurbaşkanı Gül mü, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan mı? Tek parti diktatörlüğü varsa, CHP?ye benzetilmesi gerekmez mi AK Parti?nin de.. İşlerine gelmiyor. Sözde kıyas yapıyorlar, ama zihniyetlerinin sefilliğini, mantıksızlıklarını ve rezil muhalefet anlayışını sergiliyorlar yine..

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan?ı öyle Osmanlı padişahı kılığında görünce, kendimi hangi padişaha benzediğini sormaktan alamadım. Ya adam Vezir-i Azam, Sadrazam, yani Başbakan.. Nasıl padişah olur? Padişah ile denklik aranacaksa Cumhurbaşkanı olması gerekmez mi? Niçin yakın tarih atlanarak Osmanlı?ya gönderme yapılmaktadır? Bu doğru olur mu? Erdoğan?ı padişah yapmak, hem Sözcü?nün cehalete dayalı cesaretini işaretler, hem de muhalefetin dayanaksız çıkışlarına ve zihniyetinin çarpıklığına atıf yapar..

Bir başlık attık yazıya, Erdoğan hangi Osmanlı padişahına benziyor diye.. Okuyucuya saygımın gereği, bu soruya, uyguladıkları politikaları karşılaştırarak sözü uzatmadan hemen bir cevap vereceğim: Erdoğan, daha çok Çelebi Mehmet?e benzer.

Evet, Yıldırım Bayezid Ankara Savaşı?nda yenilip Timur?a esir düşünce, birbirlerine giren, ülkeyi 15 yılda kan gölüne çeviren şehzadeler savaşından galip çıkan padişaha, Çelebi Mehmet?e benzer Erdoğan.. Fatih Sultan Mehmet, Yavuz Sultan Selim, Kanuni Sultan Süleyman dönemlerinde dış politika öncelikliydi ve devletimiz dünyayı titretiyordu.. Çelebi Mehmet döneminde ise iç politika daha baskın; kargaşa dönemidir, şehzadelerin birbirine düştükleri dönem, iç savaş dönemi. Kişisel çıkarların, ülke çıkarlarından üstün tutulduğu döneme.. Bakalım Erdoğan da icraatlarıyla ülkeyi bu sorumsuz, çatışmacı, savaşçı, gözü dönmüş, ölçüsüz muhalefetten kurtarabilecek mi, ipliklerini pazara çıkararak.

Türkiye kan kaybettiği ve güçsüz düştüğü bu iç çatışmalardan bir an önce kurtulmak zorunda.. İktidar iktidar olmalı, muhalefet muhalefet yapmalı..

Korkmasınlar, sandığın sahibi millettir, elinden kimse alamaz..

Muhalefet layıkıyla yapılsa da milletimiz iktidara sesini duyurabilse, taleplerini iletebilse. Sorunları ve çözümleri dile getirebilse, sorumlu muhalefet anlayışıyla..

Partiler, politik ve diplomatik yeterliliklerini muhalefette ortaya koyarlar, iktidarda uygulayıp toplumun desteğini korumaya çalışırlar ve artırırlar.. Muhalefet, ülkemizde yetersiz maalesef; anlayışsız, kavgacı ve çok kaba.. Bu da iktidarı denetimsiz bırakıyor.

Türkiye?de muhalefet partileri, varlıkları ile yoklukları bir olduğundan, muhalefeti sivil asker bürokratlara bırakıyor. Muhalefet, askeri ve yargıyı boşalttığı muhalefet konumuna oturtuyor.

Mustafa Yürekli - Haber 7

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.