Son Dakika :

Edebiyatsız bir hayatı seçmek...

Pazartesi, 05 Eylül 2011 04:14 Ahmet Yürekli
Yazdır PDF



Belki de yaşlılığımın başlangıcındayım.


YaÅŸlı ve yorgun kelimelerle yaptığım konuÅŸmalar artık etrafımdakileri yeterince eÄŸlendirmiyor.

'Had', edepsizlik olunca, haddimi bildirmek isteyenler de beni, edebiyat yapmakla suçluyor.

Günümüz insanının argoya gösterdiği tahammülü, asil ama biraz unutulmuş, yaşlı ve yorgun kelimelere göstermeyişi ne acınası bir durum.

Halbuki bu dilin, geçmişimizle geleceğimiz arasında gümrah bir ırmak gibi akmasına ne çok ihtiyacımız var.


Ne zaman yeterince mutlu olamayışımın nedenini düşünsem, bulduğum nedenlerin başında, hayatın beni besleyen damarlarından birisini, edebiyatı önemli ölçüde ihmal ettiğimi fark ederim:


Ben edebiyatı, edepli bir hayatı  geleneÄŸe dönüştürmek olarak gördüm, sevdim.

Hayatın inceliklerini, zarafetini, insan ilişkilerinin kıskanılacak bir muhteva kazanmasını ben edebiyat sayesinde gördüm, yaşadım, hissettim.

Edebiyatsız bir hayatı seçmek, ömrün lezzetlerine karşı tavır almak gibi.

İnsan, edebi öneren bir geleneğin dışında nasıl yaşar?

Edebi bir 'yaşam disiplinine' dönüştüren bu olgu, yokluğuyla ne tür felaketlerin eşiğine getirmez ki bizi?

Düşündükçe Ã¼rperiyorum.


Dönüp baktığımda, en kalıcı  dostlarımın, beni kendine edebiyatla baÄŸlayan dostlar olduÄŸunu görüyorum.


Evet, bu nedenle her şeye rağmen, edebiyat yapıyorum.



Ahmet Yürekli

04.09.2011, Üsküdar.



Yeni Haberler:
Eski Haberler:

Pazartesi, 05 Eylül 2011 04:19 tarihinde güncellendi