Mustafa Yürekli

Mustafa Yürekli

2019'a Odaklı Politika Batıcılıktır

Eyüp Sultan Sosyal Bilimler Derneği Genel Başkanı Mustafa Yürekli, “2019'a odaklı politika Batıcılık ve Batı'ya teslimiyetçiliktir.” dedi.

“Batıcılar gitmeli.” diyen Mustafa Yürekli,  sosyal medyadaki sayfasından 

“Batıcılar gitmeden, sadece Türkiye’de değil, bütün bir İslam ülkesinde kimseye gün yüzü görmek yok. Bunun için 2019 beklenmeden derhal yola koyulmalı, Batıcılara güçlerini toparlayacak; yeni saldırılar örgütleyecek zaman ve imkân tanınmamalı.” açıklamasını yaptı.

“Batıcıların gitmesinin tek yolu seçimler değildir.” diyen  Mustafa Yürekli, “Evet, politika; gerçek güçlerin konumlanışları ve ilişkileri üzerinden yürür. Seçimler bu gerçek güç ilişkilerini yansıtan araçlardan sadece biridir.” analizini yaparak, topyekün mücadeleye işaret etti.

Batıcıları sosyal ve ekonomik hayatta, özellikle iktidar alanlarında denetlemeye ve suçüstü yapmaya çağıran Mustafa Yürekli,

 “Seçimlere odaklı olmayan, gerçek toplumsal güçler arasındaki ilişkileri değiştirmeye yönelik bir strateji izlenerek pek ala Batıcılar tecrit edilebilir; Batıcı kadroların istifaları veya mahkemeye çıkarılmaları veya mahkemeye çıkmamak için kaçmalarına yol açılabilir.” dedi.

Batı ve Batıcı İttfakı için İslam ülkesinin cennet haline gelmesinin ana nedeninin sosyal bilimlerin Batı merkezli bilim anlayışıyla okutulduğunu, kendi kaynak ve birikimlerimize de oryantalist bir yaklaşımla bakıldığını anlatan Mustafa Yürekli, kendi ilim birikimimiz ve ilim anlayışımızın dünyada ve İslam ülkesindeki gelişmeleri kavramamıza ve yorumlamamıza yeteceğini vurguladı.

Batıcıların, toplumu baskı altında tutup Batı tarafından sömürülmesine imkan sağlarken, kurdukları hile düzeninde sık sık hukuk dışına çıkma durumlarına dikkat çeken Mustafa Yürekli,

 “Bu nedenle, İslam milletinin, Batıcıların 2019’a kadar bulunduğu yerde kalmasını veri olarak kabulü ve 2019 seçimlerine yönelik strateji oluşturma yaklaşımlarını kategorik olarak reddetmesi gerekiyor. Batıcıların gitmesinin ilk koşulu budur. Her kim ki, 2019’a odaklı bir politika önermektedir, o Batı - Batıcı ittifakının sorunsuzca sürmesini istiyor,  doğmamış çocuğa don biçiyor demektir.” dedi.

“Batıcılar gitmeli” demenin bir reaksiyon olduğunu, elbette bir tez olan İslam medeniyetinin inşası demek olamayacağını anlatan Mustafa Yürekli, “Ancak Batıcıların gitmesi, en azından hukukun gündeme gelmesi, belki kısmen de olsa geri gelmesi anlamını taşıyabilir. Batıcılar, Selçuklu ve Osmanlının adalet dağıttığı milli hukuku, Cumhuriyeti de kuran, 1937'de laiklik ilan edilene kadar geçerli olan İslam hukukunu ayaklar altına alanlardır. Batıcılık, bu ülkede genel olarak hukukun ayaklar altına alınmasının sembolüdür; her 10 yılda bir darbe yaptılar, üç kez anayasa yırtıp attılar, yerli hukuku ezen ve yürürlükten kaldıran Avrupa'dan ithal kanunları da sürekli çiğnediler. Batıcılar orada olduğu sürece kimsenin dini, aklı, canı, malı ve namusu güvence altında değildir. Yaşamın ve siyasi mücadelenin bu asgari koşullarını tekrar kazanabilmek için temel hedef Batıcıların bir an önce gitmesi olmalıdır.” açıklamasını yaptı.

“Batıcılar gitmeli” hedefi ve vuruş yönü, İslamcı olmayan ama aynı zamanda devletin uzun vadeli çıkarları açısından bir hukuku olması gerektiğini düşünen geniş kesimlerden Batıcıları tecrit etmek için şart olan  politika olduğunu hatırlatan Yürekli, Batıcıların gitmesini hedef alan bir mücadele çizgisinin ve Batıcıların gitmesinin; can, mal ve ırz emniyetinin gelmesi için olmazsa olmaz koşul olduğunu söyledi:

 “Batıcıları götürme, Hukuk’u getirme mevziinde kurulacak bir savunma hattı ile Batı ve Batıcı ittifakının saldırısı durdurulabilir. Daha sonra bu birikmiş potansiyel ile çok daha ilerilere gidilebilir. Bu nedenle ‘Bizans Yıkılmalı’, Batıcılar gitmeli.” dedi.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.