A Milli Takım Teknik Direktörü Güneş: Gruptan çıkabilmek için Rusya ve Macaristan maçlarını kazanmalıyız

A Milli Takım Teknik Direktörü Güneş: Gruptan çıkabilmek için Rusya ve Macaristan maçlarını kazanmalıyız
A Milli Takım Teknik Direktörü Güneş, "Uluslar Ligi'nde gruptan çıkabilmek için Rusya ve Macaristan maçlarını kazanmamız gerekiyor." dedi.
İstanbul

A Milli Futbol Takımı Teknik Direktörü Şenol Güneş, Hırvatistan ile oynanacak özel maçın oyuncuları görmek adına önemli olduğunu söyledi.

Güneş, Hırvatistan ile yarın Vodafone Park'ta yapılacak karşılaşma öncesinde, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını önlemleri kapsamında çevrim içi olarak gerçekleştirilen basın toplantısında, milli futbolcu Nazım Sangare ile birlikte açıklamalarda bulundu.

Deneyimli teknik adam, basın toplantısına 10 Kasım'la ilgili olarak, "Bugün sabah Atamızla ilgili saygı duruşunda bulunduk. Unutmadık, unutmayacağız. Gösterdiği yolda, doğru bir şekilde ülkemiz için gitmeye devam edeceğiz. Oyuncularımızın hepsi gençlik olarak heyecanlı. Her alanda ülkeyi temsilen güzel şeyler sunmak istiyoruz." sözleriyle başladı.

Hırvatistan, Rusya ve Macaristan maçları için kampta olduklarını hatırlatan Şenol Güneş şöyle konuştu:

"FIFA sıralamasında, Hırvatistan dokuzuncu, Rusya 33-34. bizimle beraber. Macaristan 47. sırada. Hırvatistan daha güçlü, daha iyi oyuncuları olan bir takım. Tabii bir hazırlık maçı olacak. Her maçın ayrı önemi var. Uluslar Ligi'nde gruptan çıkabilmek için Rusya ve Macaristan maçlarını kazanmamız gerekiyor. Çağırılan kadrodan sağlık sebebiyle Abdülkadir ve Gökhan bizimle olmadı, onun dışında tüm kadro burada. Çağrılması muhtemel oyuncular var. Sakat oyuncuların durumunu değerlendireceğiz. Çağlar'ın oynama durumu zor, Cenk'i değerlendirebiliriz, Burak'ın sakatlığı var. Kenan'ın belinde sorun var. Oynayacak tüm arkadaşların kendi durumlarını görmeleri için böyle ciddi bir ekiple oynamak avantaj. Daha önce yaptığımız gibi güçlü takımlarla, belki Belçika'nın da bir talebi vardı o konuda da bir karar vereceğiz, hazırlık maçları yapıyoruz. Kendi oyuncularımız güçlerini görmesini ve belirli bir seviyeye ulaşmalarını istiyoruz. Her maç önemli, her maçı kazanmak durumundayız. Hazırlık maçını kazandıkça sadece FIFA sıralamasına girerken avantajlar yakalıyorsunuz maç kazandıkça. Uluslar Ligi'ndeki iki maçı resmi puan olması açısından tercih ederim. Hazırlık maçında da tüm oyuncuları görme şansınız var. Olabildiğince bazı değişiklikler olacaktır. Buraya çağırdığımız oyuncuların bizce farkı yok. Çekirdek kadro oluşturmaya çalışıyoruz ama bunları geçebilecek oyuncuların bu dönemlerde iyi işler yapması gerekiyor. Hırvatistan maçını oynayacak oyunculara söylüyorum çok önemli. Önünüze çıkan duvarı aşmalısınız, aşmadan kimse sizi duvarın üstünden atmaz."

Güneş, milli takıma Gökhan Akkan'ın yerine alınan Altay Bayındır'la ilgili olarak ise, "Altay zaten izlediğimiz bir oyuncu, Ümit Milli Takım'da oynamasını daha çok istiyordum ama Gökhan'ın rahatsızlığı olunca bu maçta çağırdık. Oyundaki duruma göre oyuna koymayı düşünüyorum. Mert'le başlamayacağım, bu maçta Mert'i düşünmüyorum. Uğurcan'la başlayıp tekrar Altay'ı da takıma koyabiliriz." ifadelerini kullandı. 

Şenol Güneş'ten UEFA Uluslar Ligi değerlendirmesi

Deneyimli teknik adam, UEFA Uluslar Ligi formatıyla ilgili görüşünün sorulması üzerine ise şu sözleri kullandı:

"Kabul etmek gerek ki hazırlık maçılarının resmiyete dönmesi gibi oldu. Bir de bir şans verildi Dünya Kupası'na gitme adına. Her gruptan sonra tüm maçlardan sonra en sonunda 2 takım buradan çıkacak ve Dünya Kupası'na katılma şansını sürdürecek. Dünya kupası elemelerinde birinciler zaten çıkıyor, 10 tane ikinci arasına, 2 takım da buradan gelecek. Bir ciddiyeti olduğunu düşünüyorum. Bazen 7-8 günde 3 maç oynuyorsunuz. Macaristan 3 maç sahasında, Rusya geçende 3 maç sahasındaydı. Bizde öyle olmadı. Genel bir şikayet var. İşin ekonomik konusu futbolda olmalı ama amaç futbol olmalı. Hazırlık maçlarının yerine gelmesi doğru ama üst üste maçlarla oyuncuları yıpratması adına bir sıkıntı var.

Milli takıma gelebilecek tüm oyuncuları takip ettiklerinin altını çizen Şenol Güneş, "Genel kültürün yanında spor kültürünü anlatmaya çalışıyoruz. Bir kimlik oluşturmaya, bir ekol oluşturmaya çalışıyoruz. Kampa gelip sadece maç yapmıyoruz. Toplantılarda onlara güçlü olabilmeyi anlatmaya çalışıyoruz. Özel hayatlarını ve kulüplerindeki hayatlarını denetlemeye çalışıyoruz. Amacımız onları çok güçlü hale getirmek. Yurt dışındaki oyuncularımız sadece kendilerini temsil etmiyor, yeni nesillere örnek oluyor. Çok büyük sorumlulukları var. Takım içinde bu sorumlulukları olan ağabeyler de var. Bu takımın bir iskeleti var ama bunları geçen her oyuncuya kapımız açıktır. Yurt dışındaki oyuncularımızı başarılı buluyorum ama çok da abartmayı doğru bulmuyorum. Hırvatistan'ın neredeyse tüm oyuncuları yurt dışında. Artık bu normalleşti, milli takıma gelen üst seviye oyunculardır. Yeni oyuncular üretmek zorundayız. Mevcut oyunculara çok yüklenirsek, doğru iş yapmayız. Hataları tabii ki söyleyeceğiz. Tartışmaları fazla yaparak daha üst seviyeye çıkarabiliriz. Sonuçlara bağlı hoca kellesi almak yerine düşüncelere, uzun vadeli planlara göre konuşursak o işi yapan ve eleştirileri yapanlar daha güçlü olurlar." şeklinde konuştu. 

Nazım Sangare: Her zamanki gibi sahaya kazanmak için çıkıyoruz

Milli futbolcu Nazım Sangare de Hırvatistan karşısında iyi bir futbolla kazanmak istediklerini belirterek, "Her zamanki gibi sahaya kazanmak için çıkıyoruz. Yüzde yüzümüzü verirsek yarın da kazanacağız." dedi.

Nazım, "Kendi takımında Gökhan Gönül oynuyor. Milli Takıma sen seçildin. Bu durumla ilgili ne söylemek istersin?" sorusuna, "1,5 aydan beri Fenerbahçe'deyim, biraz geç katıldığım için sanki bana biraz zaman gerekiyor. Sabırlı olmam gerekiyor. Eminim ki hoca bana şans verecek, formayı verecek. O zaman en iyisini vermem gerekiyor, ondan sonra formayı bir daha vermek istemiyorum. Eminim ki vermeyeceğim." yanıtını verdi.

Nazım'la ilgili gelen soruyla ilgili konuşan Şenol Güneş ise, "Gökhan da bizim için çok değerli bir oyuncu. İlk kap dönemide gelmişti. Çok büyük katkıları oldu. Sakatlığı oldu. Genç arkadaşlarımız şans bulunca, Gökhan takımında oynuyor ama ihtiyaç olursa niye olmasın ki. Gökhan da Türkiye'nin büyük bir evladı. Her oyuncuya kapımız açık dedik ama bu her oyuncuyu alacağımız anlamına gelmez. Oyuncunun yeteneği, karakteri güçlü olduğu takdirde gerekirse düşünülür. Yanlış iş yapmayacağız, kamuoyunun beklemediği iş yapmayacağız. Herkesin içine sinen işler yapacağız. Tüm oyuncuların bu ülke için en iyisini yapmasını düşündüğüm için buraya çağırıyorum. Bu tip küçük işlerle takımımıza zarar vermeyi doğru bulmuyorum. Kenarda bekleyen bir oyuncu belki yarın kadroya girecektir. Bu kadroya baktığınız zaman 9 yıl önce Burak ve Caner vardı. Caner, Hırvatistan maçında yedekti yine 11 Kasım'da Hırvatistan'la oynayacağız. O kadrodan iki oyuncu var. Kadro tamamen değişti. Bu olacak. Hepimiz buraya hizmet için geldik, en iyi ve doğrusunu yapacağız. Bu konuya dikkat edersek doğru olur." şeklinde konuştu.

Almanya doğumlu olan Nazım, Alman ve Türk futbolunun farklarının sorulması üzerine ise, "Türkiye'de futbol biraz daha sert, daha güçlü, daha tekniğe önem veriyoruz. Almanya'da çok disiplinli çalışıyorlar. Orada daha hızlı futbol oynuyorlar. Ama Türk futbolu yavaş yavaş gelişiyor." değerlendirmesinde bulundu. 

 

Kaynak:

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.