İbrahim Halil Sipahi

İbrahim Halil Sipahi

“Adalet” herkese gerekir,

 

“Adalet” Mülkün Temelidir “ M.Kemal ATATÜRK

Ulu önder Atatürk’ün bu sözünden de açıkça anlaşılacağı gibi “Adalet” herkes için gerekli, tahsis edilmesi,sahip çıkılması, uyulması ve korunması gereken bir kavramdır.

 “Adalet”; Hak ve hukuka uygunluk, hakkı gözetme, doğruluk hakkın gözetilmesi ve yerine getirilmesi anlamına gelir.

“Adalet” bir toplum içinde düzen ve haksızlığı önleyen en iyi sistemdir.

“Adalet” ancak ve ancak sağlam bir hukuk sistemi bağımsız ve adil yargı ile sağlanabilir.

“Adalet” ilaç gibidir, mutlaka birgün herkese lazım olur.”

Maalesef bugün Türkiye’de  hukuk üstünlüğünü yitirmiş, yargı bağımsızlığını ve güvenilirliğini kaybetmiş. Dolayısıyla yargıya  ve “Adalet”e olan  güven sarsılmıştır.

Hukuk ve adalet neden bu hale geldi?

Devleti ele geçirme hesapları içerinde olan hainlerin Devletin sinir noktalarına kadar sızmasına ve kadrolaşmasına seyirci kalan, kolayca kandırılan(!), aldatılan(!) AKP iktidarı “Adalet” mekanismasını ele geçiren bu hainlerin devletin şerefli askerlerini, akademisyen, bilim adamı, siyasetçi, gazeteci, vb. uydurma deliller,kurgu suçlar isnad ederek tutklamalarına göz yumarken. Açılan davaların savcı ve hakimlerini desteklemekle kalmamış, kendileride bizzat bu davaların savcıları olduklarını söylemekten çekinmemişlerdi.

Üstelik 12 Eylül 2010’da yapılan anayasa değişikliği ile yargının bağımsızlığına darbe vurup yargıyı siyasallaştırıken “Adalet” mekanismasını tamamen  bu hainlerin ellerine bırakmışlardı.

17-25 Aralık vak’ası ile soğuk bir duş alarak uyanan sonra günah çıkarıcasına “Aldandık,aldatıldık,kandırıldık” diye feveran eden iktidar sahipleri. Bu defa yargıyı kendi vesayetlerinin altına alma gayreti işçerisine düşmüş, yargıda yapılan operasyonlar, HSYK’da yeni düzenlemeler, bu düzenlemelerin de 16 Nisan 2017 yapılan anayasa değişikliği ile anayasal teminat altına alınması ile “Adalet” siyasi vesayet altına alınmıştır.

Bugün kamuoyunda iktidar benim, Hukuk benim, “Adalet” benim izlenimi doğuranlar, unutmamalıdırlarki, hiçbir ömür gibi hiçbir iktidar da baki değildir. Baki olan yalnız yücelerin yücesi Allah CC.’dür.

Bugün çiğnenen hukuk, vesayet altına alınan “Adalet”e, yarın mutlaka kendilerininde muhtaç olacağını asla unutmamalıdırlar.

Herkes için adalet aynı olmalıdır;

Her şüpheli suçu ispat edilene kadar masumdur, her şüpheli adil şekilde yargılanma, kendini savunma hakkına sahiptir, bu haktan mahrum bırakılamaz.

İnsanlar bağımsız bir yargı vesayet altında olmayan hissi, baskı altında ve yönlendirmelerle değil, hukuk sistemi içerisinde hukuk kurallarına göre karar veren mahkemeler ve yargıçlar tarafından yargılanmalı, kararlar bu minvalde verilmelidir. 

Hiçbir suçlu cezasız kalmamalı, hak ettiği cezayı almalıdır. Hiçbir masum da susçsuz yere cezalandırılmamalıdır.

Asıl mahkemeler milletin vicdanıdır.

Sana göre bana göre “Adalet” olamaz. “Mahkemede dayın varsa işin kolay” zihniyeti ve uygulaması ortadan kalmadıkça gerçek “Adalet” hiçbir zaman tahsis edilemez.

Türkiye üç gündür CHP milletvekili Enis Berberoğlu’nun MİT TIR’ları davası kapsamında casusluk suçlaması ile 25 yıla mahkum edilerek tutuklanmasının ardından CHP lideri Kemal Kılıçtaroğlu’nun Ankara’dan Bereberoğlu’nun tutuklu bulunduğu İstanbul Maltepe cezavevine doğru başlattığı “Adalet yürüyüşü”nü konuşuyor.

Berberoğlu suçludur değildir. Bunun kararını verecek olan mahkemelerdir. Buradaki mesele mahkemenin sağlıksız yapılması ve verilen kararın süphe doğurmasıdır.  Berberoğlu gerçekten bu isnad edilen suçu işlemiş,delillerle sabit ise, mutlaka gereken en ağır cezayı alması hakktır. Bunun üzerine laf söylenmesi eleştirilmesi mümkün değildir. Bu Topbaş ve Arınç’ın damatları içinde X bir şahıs içinde aynıdır, anyıda olmalıdır.

Hazır MİT TIR’ları konusuna girmişken teşkilatta görev almış teşkilat yapısı ve kurallarını iyi bilen biri olarak bir kez daha şunun üzerine basarak söylemek isterim. MİT TIR’larına bu kumpası kuranlar ve bunu kamuoyuna servis edeler kadar o TIR’ların güvenliğini sağlayamayan, devlet sırrının deşifre olmasına neden olan konuyla ilgili tüm kişiler ve MİT müsteşarı da yargılanmalı devlet sırrını ortaya çıkmasına neden olanlar mutlaka cezalandırılmalıdırlar.

Kılıçtaroğlu’nun “Adalet” yürüyüşü;

Kılıçtaroğlu’nun “Adalet yürüyüşü”, taşıdığı ad ve söylemleri çerçevesinde yargısı vesayet altında olduğundan, “Adalet”in den şüphe duyulur hale gelinen bugünün Türkiye’sinde geç kalınmış bir eylem.

Keşke Kılıçtaroğlu partisinin milletvekili mahkum olmadan önce,  2019’da Erdoğan’ın karşısına aday çıkarmak için kapıkapı dolaşacağına “Adalet” için, Hukuk için, Demokrasi için, Cumhuriyet için kapıları çalıp bu “Adalet yürüyüşü”nü onlarla beraber ama bu Millet için, bu Devlet için Maltepe cezaevine değil, Türkiyenin 81 vilayetinden Ankara’ya doğru başlatsaydı.

İktidarın kabine dışı koalisyon ortağı, can simidi, stepnesi MHP lideri Bahçeli muhalefet görevini muhalefete karşı yaparak Kılıçtaroğlu’nun  “Adalet yürüyüşü” ne “Akılsız başın cezasını ayak çeker” atasözü ile gösterdiği tepkiye Kılıçtaroğlu’nun “Sayın Bahçeli merak etmesin biz onun için de yürüyoruz” cevabı “Adalet” in herkes için gerekliliğini ifade etmesi bakımından manidardır.

Evet,  bir ülkede mahkemelerin meşruiyeti tatırşılırsa, yargı bağımsıslığına güven azalırsa o ülkede  Adalet ortadan kalkar. Adaletin olmadığı bir toplum yok olmaya mahkumdur. Onun için adalete sahip çıkmak zorundayız. Ama pravakasyonlara kapılmadan şer odaklarına maşa olmadan.

Çünkü;“Adalet” ilaç gibidir, mutlaka birgün herkese lazım olur.”

 

 

İbrahim Halil SİPAHİ

17.06.2017/adanapost.com

twitter.com/ihalilsipahi

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.