İbrahim Halil Sipahi

İbrahim Halil Sipahi

Ayağına gitmezsen ayağına getiriler.

TBMM’de 20 Mayıs 2016’da yapılan oylama ile CHP'nin 51, HDP'nin 50, AKP'nin 27, MHP'nin 9 ve 1 bağımsız milletvekili hakkında 787 dosya halinde mecliste fezlekesi bulunan milletvekillerinin dokunulmazlıklarının kaldırılmasına dair karar kabul edilmişti.

Bu kararın resmileşmesinin ardından harekete geçen yargı, beş ay sonra PKK’nın meclisteki uzantısı HDP’li vekilleri tek tek ifadeye çağırmaya başladı. Meclisteki oylamadan önce aslan(!) gibi kükreyen HDP eş başkanları oylamaya katılmadıkları gibi kendi iradeleri ile ifade vermeye gitmeyeceklerini eş başkan Demirtaş’ın son güne kadar “hiçbir arkadaşım kendi ayağı ile adliyeye gitmeyecek, nasıl götüreceklerse götürsünler” diyordu. Savcı da Demirtaş ve arkadaşlarının bu isteğini kırmadı ve kendilerini zorla adliyeye getirilmesi için talimatı verdi. Emniyet mensupları HDP’li eş başkan ve vekilleri bulundukları yerlerden almaya gittiklerinde ise düne kadar kükreyen kedicikler direnmeye başladı. Ancak ne kadar direnseler de tıpış tıpış adliyeye götürülenlerden dokuz PKK’lı vekil tutuklanarak olması gerektikleri yere konuldular. Aslında milletimize göre şu an konuldukları yer aslında gitmeleri gereken yer için bekleme istasyonu olmalıdır. Asıl ebedi gideceklere de bir gün giderler.

 

Gözaltına alındıktan sonra serbest bırakılan HDP’nin artisti Sırrı Süreyya Önder BBC’ye “Bütün arkadaşlarımızı tutuklamaya başladılar. Bu sivil, siyasi iradeye vurulmuş çok önemli bir darbe ve ortak yaşam umudunu çok körelten bir şey. " diye açıklama yapıyor.

Tutuklanarak cezaevine konulan Eş başkan Selahattin Demirtaş da avukatı aracılığıyla "Hükümet ve saray öncülüğünde devam eden sivil darbenin bir başka aşamasıyla karşı karşıyayız" diye mesaj gönderiyor.

 

Demirtaş ve Önder’in mecliste temsilciliklerini yaptıkları ve siyasi uzantısı oldukları PKK terör örgütü tarafından Diyarbakır’da gerçekleştirilen 9 kişinin hayatını kaybettiği 100 den fazla kişinin de yaralandığı hain bombalı saldırının olduğu gün sivil iradeye vurulan darbeden, ortak yaşamdan bahsetmesi alçakça bir aldatmacadan başka bir şeyi ifade etmemektedir.

 

HDP’nin sıkışınca eteğine sığındığı ikiyüzlü AB;

Her fırsatta PKK terör örgütü ve uzantısı HDP’nin yanında yer alan AB’nin Dış politika ve Güvenlik Yüksek Temsilciliği PKK’yı terör örgütü olarak gördüklerini Diyarbakır’daki hain saldırı ve terörü kınadıklarını Türkiye’nin güney doğusunda 12 aydır yaşananlardan endişe duyduklarını açıklıyor. Günün ilerleyen saatlerinde bir kez daha ikiyüzlülüğünü gösteriyor. PKK’nın meclisteki uzantısı HDP’li vekillerin gözaltına alınarak tutuklanmasının ardından, HDP’ye dolayısıyla PKK’ya sahip çıkarak Türkiye’yi kınayan ve tehdit edercesine açıklamalarda bulunuyorlar.

İkiyüzlü AB’nin 2002 yılında PKK’yı terör örgütleri listesine almış olmasına rağmen, Almanya, Avusturya, Belçika, Fransa ve Yunanistan’da PKK faaliyetlerine göz yumuluyor ve faaliyetleri adeta destekleniyor. Bunlarının başında da sözde dost ve müttefikimiz olan Almanya geliyor.

 

Arkadaşlarının gözaltına alınıp birer birer tutuklanmaya başlanması ile etekleri tutuşan HDP’liler  AB’li dostlarının eteklerine sığınarak yardım istemeye başladılar. Zaten her fırsatta Türkiye’ye karşı PKK ve uzantısı HDP’nin yanında yer alan Başta Almanya olmak üzere AB’li terör destekçileri Türkiye’ye sözde hukuk ve demokrasi öğretircesine alev püskürmeye başladılar.

Terör örgütü ve siyasi uzantısının içine düştüğü durumdan rahatsız olan ve endişelenen AB Türkiye’nin müzakerelerini durdurulmasını görüşecekmiş.

 

Bizde de Demokrat, insan hakları savunucusu bir takım entelektüel zatlar HDP’nin Kürt siyaseti yaptığı gibi içi boş bir düşünce ile HDP’lileri savunma gardına geçiyorlar.

Benzer şekilde CHP lideri Kemal Kılıçtaroğlu’da terör eylemleri ardından PKK’yı lanetler, HDP PKK ilişkileri konusunda HDP’ye dil ucu ile kinayeler gönderirken, HDP’liler dokunulduğu zaman tavrını HDP’liler den yana çeviriyor, yargı ve iktidara eleştiri bombardımanına geçiyor.

HDP’li vekillerin tutuklanmasını twitter hesabından yorumlayan Kılıçtaroğlu “ Halkın seçtiği siyasi partinin vekillerinin ve genel başkanlarının tutuklanması milli iradeye darbedir. Seçimle gelen seçimle gitmelidir.” Diye tepki gösterdi.

Kılıçtaroğlu’na şunu sormak lazım;

Terör örgütü mensubu olmak ve ülkeye ihanet etmek hangi milli iradedendir?

Teröristleri meclisten atarak cezalandırmak için seçim zamanını beklemek ne kadar ahlaki ve demokratiktir.?

Tabanı sosyal demokrat ve Türkiye’nin bölünmez bütünlüğünü savunan CHP’nin genel başkanı bu ikili tavrından vazgeçerek safını belirtmelidir.

Kimse ne kendini nede milleti aldatmasın. HDP, PKK’nın meclisteki uzantısıdır, siyasi temsilcisidir. HDP’^deki eş başkanlık da bundan gelmektedir. Bir koltuğa iki başkandan siyasi olarak görünse de hem siyasi partiye, şehir yapılanması KCK ve kandildeki eli kanlı terör örgütü PKK’ya eş başkanlık yapmaktadırlar.

HDP’nin Kürt siyaseti yaptığı yalanı bir aldatmacadan öte değildir. HDP hiçbir zaman Kürt kökenli vatandaşlarımızı temsil etmemiş, edemez. HDP ve öncesindeki partiler her zaman bölge halkına zarar vermekten başka bir iş yapmamışlardır.

Artık bu ülkeyi seven ve bu ülkenin bölünmez bütünlüğüne inana ve savunanların bunu iyice anlaması gerekir.

Yine şunun altını çizmeliyim ki;

PKK terörünü bitirmenin yolunun sadece örgütün silahlı unsurlarına karşı sürdürülmesinin çözüm olmayacağını otuz yıldır söyleyip yazıyorum.

-Terör örgütüne karşı silahlı mücadelenin yanı sıra örgütün siyasi uzantısının örgütle, örgütün halk ile bağlantıları kesilmedikçe,

-Örgütün lojistik desteğinin önü kesilmedikçe,

-Örgütün para kaynaklarının önü kesilmedikçe,

-Örgütün arkasındaki güçler ile irtibatını kesmedikçe,

 

Sadece silahlı mücadele ile terör örgütünü bitirmeniz terörü sonlandırmanız mümkün değildir. HDP’li vekiller için gerekli işlemi yapan ve sonuna kadar götürmesini umut ettiğimiz yargı mensuplarını kutluyorum.

 

İbrahim Halil SİPAHİ

05.10.2016/adanapost.com

twitter.com/ihalilsipahi

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.