1. HABERLER

  2. SİYASET

  3. Baykal:Paketi 367 ile meclisten çıkarırız?.
Baykal:Paketi 367 ile meclisten çıkarırız?.

Baykal:Paketi 367 ile meclisten çıkarırız?.

CHP Lideri Baykal grupta Başbakan sloganları ile karşılandı. Başbakanın İnönü'yü Hitlere benzetmesine Atatürk'le cevap veren Baykal geçmeyen maddeyi...

A+A-

CHP Lideri Baykal grupta Başbakan sloganları ile karşılandı. Başbakanın İnönü'yü Hitlere benzetmesine Atatürk'le cevap veren Baykal geçmeyen maddeyi Meclis'in onuru olarak niteledi. Baykal pakete destek şartını da söyledi.

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, karşı çıktıkları diğer iki maddenin de anayasa değişikliği teklifinden düşmesi durumunda tümü üzerindeki oylamada ''evet'' oyu vereceklerini söyledi.

Baykal, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, değişik konulara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Deniz Baykal, Anayasa değişikliği teklifi konusundaki görüşlerini açıklarken, ''Açıkça ifade ediyorum, eğer TBMM'de o iki maddede düşerse kalan maddelerin referanduma gitmeden TBMM'de gerekli olay ulaşması için hepimiz elimizden gelen gayreti sergileyeceğiz. Oy vermediğimiz, katılmadığımız bu anayasa değişikliği oylamasına son turda 'evet' oyu vereceğiz'' dedi.

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a, ''Sayın Başbakan, elini ve dilini İnönü'nün bıyıklarından çek. Eğer İnönü ile görmek istediğin bir hesabın varsa, İnönü vefat edeli 40 yıl oluyor, İnönü'yü bırak gel benimle hesaplaş'' diye seslendi.

Baykal, partisinin grup toplantısında, Başbakan Erdoğan'ın, 2. Cumhurbaşkanı İsmet İnönü'ye ilişkin sözlerine yanıt verdi.

Erdoğan'ın, İnönü'yü Hitler'e benzeten konuşmasının, bütün Türkiye'de büyük bir infial yarattığını belirten Baykal, bu infialin, hiçbir siyasi ayırım gözetmeden, milletin her kesiminin ortak infiali olarak ortaya çıktığını söyledi.

Baykal, ''Bu devletin iki kurucusundan birisi olan, milli mücadele kahramanı, modern Türkiye'nin oluşup, gelişmesine en büyük katkı yapan, değerli bir devlet adamı, eski cumhurbaşkanının, ölümünün üzerinden neredeyse 40 yıl geçmiş olan bir tarihi şahsiyetin, bugün Türkiye Cumhuriyeti'nin Başbakanı tarafından Hitler'e benzetildiğini duymak, tam bir şok olmuştur'' diye konuştu.

Milletin, hiçbir siyasi ayrım gözetmeden, Başbakan'a yakıştıramadığı, ağzından duyduğunda çok büyük tepki içine girdiği bu değerlendirmenin ortaya çıkmasının altında iki neden bulunduğunu vurgulayan Baykal, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Biri, Başbakan'ın sözlerini, milletimiz İsmet İnönü'ye yakıştıramamıştır. Milletimiz, İnönü'ye Hitler denilmesini milletimiz anlamamış, anlayamamış, hak vermemiş, makul, kabul edilebilir bir dayanağını görmemiştir. İnönü'ye bu ithamı yakıştırmamıştır. Bu infialin altında yatan ikinci neden, bu ithamı Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı'na yakıştıramamıştır. Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı'nın, devletin bir büyük kahramanı, kurucusuna, milli kahramanına yönelik böyle bir değerlendirmeyi yapmış olduğunu görmek milletimizi rencide etmiştir.

Bunun altında ne yatıyor, bunu söyleyen niye söylüyor, bu lafın iler tutar tarafı var mı? Önce Başbakan'a sormak istiyorum; eğer İnönü Hitler idiyse, Atatürk nedir? Hindenburg mudur, nedir? Hitler'in Cumhurbaşkanı mıdır? Eğer İnönü Hitler ise Türk milleti nedir? Şaşkın, İnönü'ye hakaret ettiğini zannediyor, Türk milletine hakaret ediyor. Başbakan'a söylemek istiyorum; Sayın Başbakan, elini ve dilini İnönü'nün bıyıklarından çek. Eğer İnönü ile görmek istediğin bir hesabın varsa, İnönü vefat edeli 40 yıl oluyor, İnönü'yü bırak gel benimle hesaplaş.''

Baykal şöyle konuştu:

Geçtğimiz hafta üzücü olaylar yaşadık. 18 şrhit verdik hepimizi derinden sarstı. Terör saldırıları nitelik değiştirdi. Kimisi askerlerimizin mapyına bastıi çatışmada şehit oldu. Kimisi tek evlattı hepsi vbüyük acılardı. Bilmenizi isterim bu defa ateş düştüğü yeri yakmadı. Bu olaylar yaşanırken hepimizin aklına Açılım geldi. Türkiye'nin önünde hani tarihi fırsat vardı? Hani? sonuç bir ayda 18 şehit... Bu olaylara doğru teşhis konulamadı. Reşadiye saldırılarından itibaren hala birileri Ergenekon aramaktadır. Sorunlar sıkıntılar  buradan kaynaklanmaktadır. Bu tablo karşısında kahvaltılı şovlar, nutuklar, okunan şiirler, roman tahlileri ve Türkiye'nin acı gerçeği... Türkiye'nin bu temel sorunları görmeye ihtiyacı vardır...

 Bu tablo bizi derinden sarsıyor. Bu olay karşısında olayla ilgisi olmayan vatandaşın ayağa kalkmış olduklarını, bu işe sahip çıktığını göstermesi en büyük umudumuzdur. Bu mücadelenin şartlarını anlayamayan iktidara en büyük dersi vermiştir.

EKONOMİ

Ekonomi ilgi çekici bir seyir gösteriyor. Türkiye'de yine çok ciddi bir dış açığın ortaya çıkmasına şahit olduk. Açık 15 milyar dolar civarında ortaya çıktı. Dış ticaret açığı 5,32 milyon dolara ulaştı. İhracatın iyhalatı karşılama oranı yüzde 66'ya düştü. Türkiye dış ticareti alarm vermeye başlamıştır. kriz fırsat olsun diyoruz ama işaretler eski yanlışın sürdüğünü gösteriyor. Enflasyonda yine bir kıpırdanma yaşanıyor. Faizlerin yükselişi açığın artışı Türkiye'nin gerçek sorunların çözümünden bizi uzaklaştırıyor. İşsizlik çok büyük sorun... Bu ekonomik noktalara dikkat çekmek istiyorum...

Türkiye bu arada bir et krizi yaşıyor. Bunun altında yanlış ekonomi politikası vardır. Et fiyatları olağanüstü yükselince hükümetin bulduğu çare de et üretmek yerine ithalat olmulştur. Bu yolla hayvancılık büyük bir darbe yemiştir. ülke hayvancılığını kalkındıracak et tüketimini daha yuları çekecek bir hayvancılık politikası hazırlanmalıdır. Yem fiyatları artarken et süt sabit tutuldu. Birçok işletme o dönemde bitmiştir. Damızlık süt hayvanı kesime gitmiştir. Et Balık'ı canlandıran bu sistem besicileri boynu bükük bıraktı. Dışarıya ihaleye başladılar. Dökme suyla değirmen dönmez... BVugün hayvan varlığımız yeriye düştü. Besicilere gerekli destek verilmemiştir. Kredi de bile 2 memur kefil istemektedir...

Değerli arkadaşların hayvancılık işsizliği ortadan kaldırmanın güvencesidir. Bugün yönetici köylü karkasın kilosunu 12 milyona satıyor. Et Balık hayvancılığı desteklemek için kurulmuşken Türkiye sanki hayvanlığı  desteklemek için kurulmuşken sadece et ithalatı yapmaktadır.

HİTLER BENZETMESİ

Başbakan Erdoğan'ın İnönü'yü Hitlere benzetmesi infial yarattı. Bu toplumun her kesiminin infialine neden oldu. Bu ülkenin 2 kurucusumndan biri olan modern Cumhurbaşkanının tarşihi bir şahsiyetin 40 yıl sonra Başbakan tarafından Hitler'e benzediğini duymak tam bir şok oldu.

Bunun ortaya çıkma nedeni şudur. Milletimiz İsmet inönüye Hitleri halkımız anlamamıştır. İkincisi bu infiali yaratan ifadeleri Türkiye Başbakanına yakışmadı. Türkiye'nin kurucusuna böyle bir değerlendirme yaptığını görmek milleti rencide etti. Bunu yapan neden yapıyor? Bunları değerlendirmek lazım...

Ben Başbakana sormak istiyorum. İnönü Hitler ise Atatürk nedir? Hinderbug mudur? Hitlerin cumhurbaşkanı mıdır? Millet nedir? Hitlerin ordusu mu şaşkın? İnönü'ye hakaret edeceğim diye yaptığına bak. Elini ve dilini inönünün bıyıklarından çek.

İnönü ile hesabın varsa bırak gel benimle hesaplaş... İnönü kim ülkeyi kuran 2 kahramandan birisi, Türkiye'nin bağımsızlığını güvenceye alarak dışardan bir kuruş borç almadan Türkiye'yi modern devlet yapmak için çabalamış bir kahraman.

Bu mücadeleyi devlet adamı olarak tüm dünyanın saygısını kaznamış. Ülkesini değiştirmeyi kararlılıkla sürdürmüş. Türkiye'yi tek partiden çok partili rejime çevirip.

 İktidardan ayrılmayı büyük bir şeref sayarak, çok partiye geçisin en güzel örneğini vererek, Çankaya'dan arkaasında hiçbir yolsuzluk olmadan inmeyi başaran bir insan.

Hitlermiş Hitler kim, demokratik imkanları kullanarak iş başına gelip tarihin kaydettiği en acımasız diktatörlüğü ve insanlık suçları işleyerek milyonlarca insanın ölümünden sorumlu olan bir insan. inönü bir barış adamı.

Her iki blokta Almaya da Rusya da Türkiye'yi ateşe çekmek için baskıyı yapıyor buna direnen İnönü! Bir düşünün 1 Mart'taki gibi Türkiye'yi savaşa götürmeye başlayan zihniyet iş başında olsa idi.

Türkiye'nin G.Anadolu'sunu ABD'ye açan zihniyet, Irak'ta ABD'ye destek veren zihniyet işbaşında olsa idi ne olurdu? İnönü Hitler'i de Musolini ordularını da dışarda tutmayı başırmış bir liderdir.

 Eğer İnönü bu poltiikayı başarı ile uygulayamamış olsa idi iş başında 2003 zihniyeti olsa idi, acaba Güneysu'daki çocuklar, Stalin ordularının kurtarmak için girdiği Doğu Anadolu'da nasıl bir gelecek içinde olurlardı.

Bu insanlara karşı şükrandan vazgeçtik terbiyesizlik yapmamak öçok mu güçtür...

Değerli arkadaşlarım tabii bilmeyen bilmez bu sözlerin altında çok büyük bir cehalet var. Husumet ve düşmanlık var da cahillik de var. Türkiye'de iktidar muhalefet çatışmasının doğal olduğunu ve hiçbir şekilde suçlanmaması gerektiğini ve demokrasi gereği olduğunu ders olarak vermiş ve iktidar değişikliğinin önünü açmış bir insan...

Hitler'miş, Hitler'den kaçan aydın ve bilim adamları tek ülke olarak Türkiye vardı. Mütevazi maaşlarla bizleri onlar yetiştirdi. Köy enstitülerini halk evlerini, dünyanın ulaştığı kültür sanat düzeyini artıran ve birçok işi yapan insanlardır. Şimdi bunları mı anlatacağız Türkiye'nin Başbakanına.

Bu zihin haritalarının çıkmasına neden oldu. Başbakan tarihi değerlerle de barışık değildir. Dünyanın hangi ülkesinde bir ülke Başbakanı böyle bir saldırganlığın bir tek örneği olabilir mi Uganda'da da olmaz. Arkadaş devleti, cumhuriyeti sevmiyor.

Türkiye'deki milli hukuka saygılı düşünce ve akıl birikimini sevmiyor. Türkiye'de milyonlarca insan var ki bunlarla derdi yok. Türkiye'de namuslular namussuzlar kadar cesur olmalı denmişti.

Anlaşılan o ki başbakan onu da sevmiyor.. Türkiye'de bir Başbakan bu kadar hasmane olamaz. Onun görevi birbirine düşürmek. Devleti milleti tarihi bölmeyi birbirine düşürmeyi marifet biliyor.. .

ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ

Dün tarihi gün yaşandı. TBMM tarihinin en saygın uygulamalarından birisini yaptı. TBMM'nin sergilediği diğer sorumlu anlayışın benzeri yaşandı.

Ülkenin önünü açarak felaketleri değerlendirerek, küçük hesapları bir yana yiterek ülke çıkarları doğrultusunda cesaretle adım atılmasıdır.

Bunu içtenlikle ifade ediyorum. Bunu gerçekleştirenler ülkemizi büyük sıkıntıya düşürecek olayları engellemişlerdir. Ülke çıkmaza girdiği zaman bizim ülkemizin büyüklüğünü gösteren semboldür.

Bu doğrultudaki gelişmenin önümüzdeki madde konusunda işlemesi gerekmektedir. Türkiye'de demokrasinin işlemediği daha onurlu şerefli bir gelişmeyi desteklemektedir.

Anayasa üyeliklerini seçim sisteminde ortada olan bellidir. Türkiye bilmektedir ki mahkemede RTE mahkemesi olacak. Boğaziçi'nin takdir ediyorum. Orada namuslu aydınların olduğunu gösterdiler.. Böyle bir Türkiye üzerine bir de HSYK'yı vereceğiz her yer hamur. Bunlar böyle bir kutsal çatıya yakışır mı? Böyle bir şahlanışı bugün de yarın da ortaya çıkar. Diğer 2 madde de umut ediyor ve diliyorum onlar da gerekli sayının altında kalır. Eğer olmazsa biz CHP olarak üzerimize düşen sorumluluğu yapacağız. Biz katılmıyoruz. Parlemento 367'nin altında kalacak ve referanduma gidecek. Referandum ne Türkiye'de 100 tirlyonun harcanması ve Türkiye'nin auyağa kalkması demek. Eğer o diğer 2 madde de geçmezse biz son oylamada destek vereceğiz...

Mecliste bir sağduuyu ortaya çıktı umarım bunun gerisi gelir. Eğer o 2 madde de düşerse, biz pakete CHp olarak her türlü desteği vereceğiz... Bu doğrultudaki arkadaşlarımın çabalarına bir katkı destek olur. Biz bir demokrasi ve hukuk zaferini gerçekleştiririz...

Haber7

 

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.