Mustafa Yürekli

Mustafa Yürekli

“Bediüzzaman Görünümlü Gülen”in Mucidi: Şerif Mardin

Samanyolu ve yan kuruluşlar da bir Bediüzzaman belgeseli yapmadı. Ana haberleri sunan Kemal Gülen ile birkaç kez görüşmüştük, Zaman grubunun belgesel projelerini; Bediüzzaman belgeseli yapımı hiç gündeme gelmedi.

Necmettin Şahiner, Şerif Mardin'in “Bediüzzaman Said Nursi Olayı: Modern Türkiye’de Din ve Toplumsal Değişim” adlı kitabı yazacağını öğrenince Cemil Meriç'e gidip endişelerini anlatır.  Meriç, "Şerif Mardin, namuslu bir sosyologdur!” deyip sakinleştirir. Daha sonra Şerif Mardin'in yolu da Cemil Meriç'ten geçer. Bu Ülke'nin yazarı, sosyoloğu aydınlatır.

Şerif Mardin'e kulak verelim:  “Tabiî bu kitabımın yazılmasında en büyük rol Cemil Meriç'e aitti. Cemil Meriç bana, ‘Bu şahsiyetin derinlemesine incelenmesi, boşuna yapılacak bir iş değildir. Orada gerçekten incelenmesi gereken bir cevher vardır. Eğer meseleyi incelerseniz, bu konuda yanlış bir yola girmezsiniz.' demişti. Bu defa Cemil Meriç Bey'e inanarak, merhumun çok geniş olan bilgisine dayanarak daha büyük bir itimatla meseleye girdim.” Cemil Meriç, Şerif Mardin'e güvenmiş, daha doğrusu Bediüzzaman ilgisinin ilmi olduğunu sanmıştır. Oysa bu ilgi siyasidir. Bediüzzaman Said Nursi’nin içi boşaltılacak ve ılımlı islam adlı turuva atına dönüştürülecektir.

Ben 2004 yılında, 3 bölümlük “Bediüzzaman: Said Nursi Belgeseli”ni yaptım ve Kanal 7 televizyonunda yayınlanıyor. Hayatta olan, ondan bizzat ders almış 12 talebesiyle röportaj yapmıştım. Belgeselde yabancı bilim adamlarının yanısıra Taha Akyol, Yavuz Bahadıroğlu, Emre Aköz, Mehmet Niyazi gibi isimlerin görüşleri dile getiriliyor. Belgeselin çekimleri hatıralarının olduğu mekanlarda, Bitlis, Muş, Van, Doğubeyazıt, Erzurum, Afyon, Emirdağ, Burdur, Isparta ve Denizli'de gerçekleştirildi.

“Bediüzzaman: Said Nursi Belgeseli”ni yapım sırasında Gülen grubundan özellikle uzak durdum. Bediüzzaman’a ilişkin medyada ilk ciddi çalışma olduğu halde, Zaman grubu da belgesele hiç ilgi göstermedi. Samanyolu  ve yan kuruluşlar da bir Bediüzzaman belgeseli yapmadı. Ana haberleri sunan Kemal Gülen ile birkaç kez görüşmüştük, Zaman grubunun belgesel projelerini; Bediüzzaman belgeseli yapımı hiç gündeme gelmedi.

Sözkonusu belgesel vesilesiyle Risale-i Nur külliyatını birkaç kez okudum. Bedüzzaman, dinin toplum ve devletle ilişkisine dair çarpıcı tespitlerde bulunuyor. İslam psikoloji ve sosyolojisinin Risale-i Nur külliyatından yararlanacağını söyleyebilirim.

İkinci Dünya Savaşı sonrasında geçilen çift kutuplu dünyada, Türkiye’de sosyolojinin kapısı kapalı kalsa da 1945’ten itibaren din sosyolojisi alanında bir hareketlilik yakalanmış ve bir birikim oluşmuştu: Ziya Gökalp’ten sonra ikinci ideolog Şerif Mardin’den önce din sosyolojisi İzmirli İsmail Hakkı, Ziyaeddin Fahri Fındıkoğlu, Sabri F. Ülgener, Mümtaz Turan ve Mehmet Taplamacıoğlu tarafından belli oranda çalışılmıştır.

Ben din sosyolojisini A.Ü.İslami İlimler Fakültesi’nde (1982 – 87) Ünver Günay’dan ders olarak almıştım. O yıllarda Ünvar hoca doktora çalışmaları telaşındaydı, sayesinde din sosyolojisini sevmiş, isimlerini zikrettiğim zevatın kitaplarıyla buluşmuştum. Ünvar hocayla Ülgener üzerine birkaç sohbetimiz olmuştu; öğrenci sorusu dememiş, benimle yakından ilgilenip cevaplandırmıştı.

İtiraf etmeliyim ki din sosyolojisine ilgimin canlı kalmasının ana nedeni “İslamın Bugünkü Meseleleri” ve “İslam Tasavvufunun Meseleleri” isimli çalışmaları yapan Erol Güngör’dü. Mümtaz Turhan’ın öğrencisi olan Erol Güngör, bu iki kitabıyla İslam sosyolojisini kuşatıcı ve orijinal bir bakışla ele aldı. Burada Baykal Sezer’in “Toplum Farklılaşması ve Din Olayı” eserini de anmalıyım, gündemimda kaldığı için.

İşte Şerif Mardin, Erol Güngör’ün yolunu kesip sözkonusu çizgiyi bombaladı ve birikimi berhava etti.

Şerif Mardin’in derdi, Türkiye’de “ılımlı İslam”ı üretmekti. Batıcılığa itiraz etmeyen, kitleleri kontrol edilebilir hale getiren bir ideoloji olacaktı bu. Bunu başardı.

Şerif Mardin’in “Bediüzzaman Görünümlü Gülen”in mucidi olduğu söylenebilir.

 

Ulu Kanal

 

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum