İbrahim Halil Sipahi

İbrahim Halil Sipahi

Bir milletin yeniden dirilişi 30 Ağustos..

Birinci Dünya Savaşı sonunda Emperyalist bir dayatma olan Mondros Mütarekesi ve Sevr Antlaşmasıyla yurdumuzun nerdeyse tamamı elimizden alınıyor. Yüz binlerce şehidimizin kanı ile sulanmış vatan topraklarında, hür olarak yaşama hakkımıza son verilmek istenirken, Yüzyıllardır üzerinde bağımsız olarak yaşadığımız bu topraklar, düşmanlara veriliyor, bizim de bunu kabul etmemiz isteniyordu.

Asırlardır hür ve bağımsız yaşamış şanlı Türk milletinin bu durumu kabul etmesi elbette mümkün değildi. Bu dayatmayı sindirmeyen yeniden bağımsız ve hür yaşamanın gerekliliğine inanmış necip Türk milletinin kahraman evlatları, Mustafa Kemal’in komutasında Kurtuluş mücadelesini başlattı. 19 Mayıs’ta Semsun’dan verilen start,Amasya Genelgesi, Erzurum ve Sivas Kongrelerinin ardından  27 Aralık 1919'da Ankara'ya gelen Atatürk ve silah arkadaşları 23 Nisan 1920'de TBMM'yi kurdu. Böylece hem memleketin yönetimi halkın iradesine verilmiş oluyordu. Hem de Kurtuluş Savaşı'nın merkezi Ankara oluyordu.

TBMM Meclisi yurdun durumunu ve kurtuluş çarelerini aradı. "Misak-ı Millî” sınırları içinde vatanın bir bütün olduğu ve parçalanamayacağı görüşünden hareketle, düşmanla mücadele kararı alındı. Oluşturulan düzenli ordularla savaşa girildi. İlk başarı, Doğu'da Ermeni çetelerine karşı kazanıldı. Daha sonra, Batı cephesinde, Yunanlılarla, I. İnönü ve II. İnönü Savaşları yapıldı. Bu savaşların kazanılmasıyla Yunanlılara büyük bir darbe indirilmiş oldu. Bunun üzerine Yunan ordusu yeniden saldırıya geçti. Saldırı üzerine Mustafa Kemal, ordularına: "Hattı müdafaa yoktur sathı müdafaa vardır. Bu satıh, bütün vatandır. Vatanın her karış toprağı vatandaşın kanıyla ıslanmadıkça terk olunamaz." emrini verdi.

Türk askeri, büyük bir azim ve fedakârlıkla bu karara uydu. 23 Ağustos ve 12 Eylül 1921 tarihleri arasında yapılan Sakarya Meydan Muharebesiyle, Türk milleti 1699 Karlofça Antlaşmasından beri ilk defa toprak kazanmaya başlıyordu. Sakarya Savaşı, Türk milletinin savunma durumundan taarruz durumuna geçtiği önemli bir savaş olarak da tarihe geçti. Bu zafer sonunda, TBMM tarafından, Mustafa Kemal'e "Gazi" unvanı ve "Mareşal" rütbesi verildi.

Türk tarihinin dönüm noktalarından biri olan Sakarya Savaşı'ndan sonra, büyük bir taarruzla düşmanı tamamen yok etme kararı alındı.

1922 yılı Ağustosuna kadar, hazırlıklar tamamlandı. Güneydeki Türk birlikleri, büyük bir gizlilik içinde Batı cephesine kaydırıldı". İstanbul'daki cephane depolarından silah ve cephane kaçırıldı. İtilaf Devletleri tarafından tahrip edilerek kullanılmaz hâle getirilen toplar onarıldı. Yeni silâhlar satın alındı. Ordumuza taarruz eğitimi yaptırıldı. Bu hazırlıklardan sonra, Gazi Mustafa Kemal'in başkomutan-lığını yaptığı ordumuz, 26 Ağustos 1922'de düşmana saldırdı. Bir saat içinde düşman mevzileri ele geçirildi. 30 Ağustos'ta düşman çember içine alındı. Sağ kalanlar esir alındı. Esirler arasında Yunan Başkomutanı Trikopis'te vardı. Bu savaş, Atatürk'ün başkomutanlığında yapıldığı için Başkomutanlık Meydan Muharebesi olarak adlandırıldı.

Büyük Taarruzun başarıyla sonuçlanmasından sonra düşman, İzmir'e kadar takip edildi. 9 Eylül 1922'de İzmir'in kurtarılmasıyla yurdumuz düşmandan temizlenmiş oldu. Kahraman ecdadımız hain düşmanın, haksızca ve alçakça işgaline "dur" diyen ve kanımızın son damlasını akıtmadan yurdumuzu bırakmayacağımızı bu şekilde ispatlamıştır.

Milletler tarihlerinden güç alarak, geçmişlerinden gelen birikimlerinin üzerine geleceklerini inşa ederler. Bugün memnuniyetle ifade etmek isterim ki ecdadımız uğrunda büyük bedeller ödeyerek, bizlere her safhası parlak zaferlerle dolu şanlı bir tarih armağan etmiştir.

Zaferle sonuçlanan  bu büyük taarruzun yıl dönümü her yıl, Türkiye Cumhuriyeti ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde, 26 Ağustosta zafer haftası olarak başlar ve 30 Ağustos günü. “Zafer Bayramı” olarak kutlanır.

 

Yeniden var oluşun adıdır  30 Ağustos;          

Büyük Atatürk önderliğinde,  necip Türk milletinin bir yumruk olup topyekûn milli mücadelesi neticesinde kazanılan 30 Ağustos Zaferi Türk milletinin yeniden varoluşunu ifade etmektedir. İstiklal Savaşı'nın başlangıcını teşkil eden,  Ulu Önder Atatürk'ün komutasındaki Büyük Taarruz ve Başkomutan Meydan Muharebesi'nde, milletimiz ve ordumuz, adeta imkânsızı başararak, başka milletlere de örnek olacak muhteşem bir zafere imza atmıştır.

30 Ağustos Zaferi, milletimizin bağımsızlık inancının ve vatan sevgisinin önünde hiçbir gücün duramayacağını tüm dünyaya bir kez daha kanıtlamıştır.

30 Ağustos Zaferi Türk milletin gerektiğinde, ortak değerlerde bütünleşerek, malı ile canı ile birlik ve beraberlik içerisinde nice destanlar yazabileceğinin bir işaretidir.

İstiklal Savaşı'nı taçlandıran, milli şuuru ve onuru yücelten, böylelikle Türkiye Cumhuriyeti'nin doğuşunu müjdeleyen 30 Ağustos Zaferi ile milletin egemenliğinin, kayıtsız-şartsız bağımsızlığının ve ebedi varlığının ilanıdır.    

Cumhuriyetin kurucusu Ulu Önder Atatürk'ü, silah ve dava arkadaşlarını, Kurtuluş Savaşı'nın tüm kahramanlarını, şehitleri saygı ve rahmetle, gazileri de minnetle anıyor. Milletimizin Zafer Bayramı'nı kutluyorum.

 

 

İbrahim Halil SİPAHİ

30.08.2017/adanapost.com

twitter.com/ihalilsipahi

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.