1. HABERLER

  2. KÜLTÜR - SANAT - YAŞAM

  3. Camilerde bu adet yok idi yeni çıktı ?
Camilerde bu adet yok idi yeni çıktı ?

Camilerde bu adet yok idi yeni çıktı ?

Camilerimizde öyle görüntüler yayılıyor ki, dışarıdan bakanlar, cemaatin bir bölümünün harp gazisi, ya da ortopedik sorunlar başta olmak üzere çeşitli...

A+A-

Camilerimizde öyle görüntüler yayılıyor ki, dışarıdan bakanlar, cemaatin bir bölümünün harp gazisi, ya da ortopedik sorunlar başta olmak üzere çeşitli dertlerden mustarip hastalıklı kişiden oluştuğunu sanabilir. Çareye gelince...

Camilerde bu adet yok idi yeni çıktı

Bugün hakkında hiç konuşmak ve yazmak istemediğim bir mevzu ile karşınızdayım. Nedenini bilmiyorum ama, konu hakkında iki satır yazılmazsa, gündeme getirilmesi ve dikkatlere sunulması gereken bir mevzuyu sanki gözardı etmiş olacağız gibi bir his içinde kaldım.

Yazının amacı, aşağıda ele alınacak konuyu ilahiyatçı uzmanların dikkatine sunmaktır. Konu hakkında yorum yapacak kadar dini mevzularda ehliyeti olmayanların ?bana göre diyerek?  ileri / geri görüş beyanında bulunmamaları, günaha girmemeleri ve meselenin ciddiyetini sulandırmamaları açısından yerinde olur.

Mevzu şu:

Tatil vesilesi ile muhtelif yerlerde seyahat halinde iken, bir çok camide daha önce bu kadarına rastlamadığım bir görüntü ile karşılaştım. Camilerin büyük çoğunluğunda, namaz kılanlar arasında sanki çok sayıda ortopedik sorun yaşayan cemaat varmış gibi oturarak namaz kılan gruplar oluşmaya başlamış.

Yazı içinde fotoğraflarını da gördüğünüz gibi, sadece birkaç örnek vereyim.

Geçtiğimiz Cuma günü Bartın?ın 3 bin nüfuslu bir beldesinde, en fazla 200 kişinin namaz kılabildiği bir camide tabureye oturarak namaz kılan en az 30 kişilik bir grubu fotoğraflama imkanı buldum. Bu kadar az sayıda cemaatin arasında bu kadar çok tabureli insanın bulunması ne derece normal bilemiyorum. Harpten çıkmış bir ülkenin gazileri ile dolu bir cami gibi his oluşuyor insanın içinde.

2 gün sonra Zonguldak Ulucami?de, sağlı sollu 20 şerli oturma grubu halinde 40 kişilik oturma düzeni gördüm. Biz namaza yetişemeyip kendimiz kıldığımız için, sordum, bu oturaklar namaz sırasında yetmiyor bile dediler.

Bir camide 40 kişinin oturarak namaz kılar hale gelmesi için, o toplumun çeşitli hastalıklardan nasıl illetli bir hale gelmesi gerektiğini izaha gerek bile yok.

Aynı gün ikindi namazının son rekatına yetişebildiğimiz Zonguldak İHL önündeki camide 7 kişi hocanın arkasında saf tutmuş namaz kılarken, 5 kişinin en arkada kendileri için ayrılmış uzun bankta oturarak namaz kıldıklarına şahit oldum.

Kırdan kente yoğun göç verildiğinden, küçük yerleşim yerlerinde geriye hasta ve yaşlılar kaldı, dolayısıyla oransal olarak daha fazla sayıda sağlık sorununa bağlı olarak taburede namaz kılan insanlara rastlanıyor denilebilir. Bunlar sadece bana mı rast geldi, yoksa ülkenin dört bir yanında böyle mi, doğrusu bilemiyorum.

Ben konunun uzmanı değilim. Ama bir Müslüman olarak şu kadarını biliyorum. Herkesin değişik şekillerde sağlık sorunları ile karşılaşması normal. Yakalanılan hastalıkların türüne göre de o şartlara bağlı olarak namaz kılmak için değişik yöntemler var. Namazını taburede ancak kılabilecek şekilde sağlık sorunu yaşayan kişi ile, tabureye ihtiyaç duymadan belki oturarak, belki ayaklarını uzatarak, belki de hastalığın türüne göre daha farklı pozisyonlarda namazını ancak eda edebilecek insanların durumu elbette birbirinden farklılıklar gösterecektir.

İnsanlar sağlık sorunlarının türüne göre herhangi bir materyal kullanma ihtiyacı hissetmeden, kendilerine en uygun fiziki koşullarda namaz kılmanın yollarını araştırmaları gerekirken, doğrudan tabure kullanmayı alışkanlık haline getirmeye başlamışlar. Halbuki din görevlisi arkadaşların, bir tabureye oturarak namaz kılmak zorunda kalan cemaatle görüşerek, onların sağlık sorunlarına göre en uygun şekilde namaz kılmalarını sağlayacak yöntem öğretmelerinde yarar var.

Bir tabureye oturarak namaz kılmanın hükmünün ne olduğu konusunun önceden çok tartışıldığını biliyorum. Konunun ayrıntısını merak edenler için, 3 yıl önce Diyanet İşleri Başkanlığı  tarafından yayınlanan bir genelge ile duyurulan Din İşleri Yüksek Kurulu kararının linki ile, Türkiye?nin saygın ilahiyatçılarından Prof. Dr. Hayrettin Karaman?ın konu hakkında düşüncesini aktaran linki yazının sonunda vereceğim.

Herkes kendi sağlık sorununa bağlı olarak bir namaz kılma yöntemi geliştirmeli. Ben taburelerde namaz kılanlarla görüştüğümde, pekçoğunun aslında tabure gerekmeden farklı şekillerde namazlarını eda edebileceklerine muttali oldum. Fakat bilmiyorlar.

Konu hakkında kişisel görüş belirtmek istemiyorum. Sadece şu kadarını söyleyeyim.

Camilerde son yıllarda denk geldiğimiz görüntü, 1400 yılı aşkın süredir mabetlerimizde karşılaşılan bir tablo değil.

Taburede oturarak namaz kılmak gibi bir yöntem yaygın olarak tercih edilebilecek en uygun çözüm olsaydı, mimarinin en mükemmelini camilerde sergileyen ecdadımız, bu tür ihtiyaç sahipleri için herbiri sedef kakmalı, sanatın en muhteşem inceliklerinin sergilendiği tabureler veya oturma düzeneğini camilerin bir bölümüne muhakkak inşa ederlerdi. Demek ki bir şeye oturarak namaz kılma biçimi, sağlık sorunu çekenler için tercih edilebilecek öncelikli bir namaz eda biçimi değildi. Buna gerek duymamışlardı. Farklı alternatifler vardı.

Camilere herhangi şekilde giren değişik uygulamalardan daha sonra vazgeçmek pek kolay olmuyor ve yanlış da olsa değiştirmek asırlar alabiliyor. Ben çok da gecikmeden, meselenin bir kez daha ele alınması gerektiği düşüncesindeyim.

Yoksa camilerin büyük bölümü yakında oturaklı hale gelecek.

Ayrıntılı bilgi için linkleri tıklayabilirsiniz:

-      Din İşleri Yüksek Kurulu kararı.

-      Prof. Dr. Hayrettin Karaman?ın konu hakkında soruya verdiği cevap.

-      Sağlık sorununa göre farklı namaz kılma biçimleri.

Prof. Dr. Osman ÖZSOY - Haber 7

 

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.