İbrahim Halil Sipahi

İbrahim Halil Sipahi

CHP adı yasaklanmalı!

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), Cumhuriyet döneminin, Atatürk tarafından kurulan ilk partidir. CHP,  Cumhuriyetçilik, Halkçılık, Milliyetçilik, Laiklik, Devletçilik ve İnkılâpçılık olmak üzere altı ilke üzerine kurulmuş, bunu da parti ambleminde altı ok ile simgelemiştir.

CHP adı, partinin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk ile özdeşleşmiştir. Hala büyük bir çoğunluk “CHP, Atatürk’ün partisidir” diyerek sempati duyar ve destekler.

CHP yönetimi de sürekli bunu öne çıkararak, Atatürk ve Cumhuriyetin sanki yegâne savunucusu CHP imiş gibi propaganda yaparak, Atatürkçülüğü ve Cumhuriyetin savunuculuğunu kimseye bırakmaz. Atatürk üzerinden siyaset yapar oy devşirmeye çalışır.

CHP, İsmet İnönü’den sonra yavaş yavaş çizgisinden uzaklaşmaya başlamış, Bülent Ecevit döneminde 27-30 Kasım 1976 tarihinde yapılan 23. Büyük Kongresinde  “Sosyalist enternasyonal”’e üye olma kararı almış ve bu topluluğa dâhil olmuştur.

1980 askeri darbesi sonrası 16.10.1981 tarih ve 2533 sayılı “partilerin feshine” ilişkin kanunla diğer partiler gibi kapatılan CHP. 19.06.1992 tarih ve 3821 sayılı kanunla kapatılan partilerin aynı ad ve amblemle yeniden faaliyet göstermesinin önünün açılması ile. 9 Eylül 1992 tarihinde, 1979 delegeleri ile toplanarak, aynı ad ve amblemle açılma kararı aldı. Genel başkanlığa Deniz Baykal seçildi.

12 Eylül 1987 tarihinde siyasi yasakların kaldırılması ile darbe sonrası demokratik siyasal sisteme geçiş sürecinde Rahşan Ecevit’in kurduğu Demokratik Sol Parti (DSP)’de siyasete geri dönen Bülent Ecevit,1980 Darbesi döneminde genel başkanı olduğu CHP’nin yeniden açılması sürecine müdahil olmayarak, DSP’de siyasi hayatını sürdürmeyi tercih etti.

Deniz Baykal genel başkanlığındaki CHP, 18 Şubat 1995’te SHP ile birleşerek genel başkanlığa Hikmet Çetin getirildi. 9 Eylül 1995’ de yapılan olağan kurultayda ise genel başkanlığa yeniden Deniz Baykal seçildi.

CHP, Kuruluş ilkeleri ve Atatürk çizgisinden çıkıyor;

Sürekli parti içi muhalefet ve sık kongreler ile istikrarlı bir yönetim elde edemeyen, 1980 sonrası iktidar şansını yakalayamadığı gibi 18 Nisan 1999 seçimlerinde meclise giremeyen CHP, potansiyel seçmeninin dışından taraf bulmak oy toplamak üzere geliştirdiği strateji ile aşırı sol örgütler, etik ve mezhep siyaseti yapan marjinal gruplara kapılarını açarak bu gruplara destek vermeye başladı.

CHP’li 24 milletvekili cezaevinde teröristlerle görüşmüş, Yine CHP milletvekilleri Sezgin Tanrıkulu ve Gamze Akkuş 20 Kasım 2015 tarihinde PKK’lı terörist Aziz Güler’in cenazesine katılarak gözyaşları döktükleri görüntülenmiştir.

Şimdi de CHP İstanbul il başkanlığına, 24 Nisan 2012 tarihinde sosyal medya twitter hesabından “Tarihte bugün: Ermeni soykırımı başladı. Katledilen Ermeni vatandaşlarımızı anıyoruz. 19.15’te Taksim de” gibi daha onlarca devlet ve millet düşmanlığı içerikli tiwit atan Canan Kaftancıoğlu getiriliyor. Kaftancıoğlu’nun attığı tiwitler ve bazı açıklamalarında Atatürk, Kemalizm ve Asker gibi kavramlar ilede sorunları olduğu anlaşılıyor.

Geçmişinde DHKP-C terör örgütü militanı olduğu hakkında önemli iddia ve görüntüleri basına yansıyan Kaftancıoğlu, CHP il başkanı seçilmesi ile ilgi bir açıklamasında “beni buraya örgüt seçti” burada “Örgüt”’ten kasıt CHP’nin teşkilatlarına “Başkanlık” yerine “Örgüt” ibaresini kullanmasından mı? Yoksa gerçekte Kaftancıoğlu’nu bağlı olduğu bir örgütün mü? Getirdiği kafa karıştırıcıdır. Neden mi? Kaftancıoğlu’nu destekleyen grubun kongre salonunda “Faşizme karşı omuz omuza” diye slogan atması CHP il kongresinden ziyade sol örgüt kongresi görüntüsü vermesidir.

Atatürk adını, Atatürkçülüğü ağzından düşürmeyen Cumhuriyeti sahiplenen; Bu günkü CHP “düşmanımın, düşmanı dostumdur” mantığında bazen sırf muhalefet etme uğruna devlet düşmanlarıyla bir ve birlikte oluyor. Türkiye düşmanı söylemler, Terör ağzı ile konuşmalar, sırf oy toplama uğruna, marjinal gruplara, devlet düşmanlığı yapanlara partinin kapılarını açmalar ve daha nice Atatürk ilkelerine ve Atatürk’ün kurduğu partiye yakışmayan söylem ve davranışlar sıralanabilir.

Deniz Baykal ile başlayan yozlaşma, Kemal Kılıçtaroğlu ile doruğa çıktı;

27.07.2017 tarih ve “CHP Özüne dönmedikçe”(*) başlıklı yazımda, CHP’nin başarı elde edebilmesi için özüne, yani Atatürk’ün kurduğu CHP’ye dönmesi gerektiğine işaret etmiştim.

Atatürk’ün çizgisinden çıkan bir partinin Atatürk’ün koyduğu isim ve amblemle siyasi hayatına devam etmesi Atatürk’ün aziz hatırasına zarar vermektedir. CHP, ya Atatürk’ün kurduğu parti normuna geri dönmeli, yâda bu ismi ve amblemi bırakmalıdır. Bu şekilde yoluna giden bir partinin, CHP ismi ve Amblemini kullanması yasaklanmalıdır.

 

İbrahim Halil SİPAHİ

16.01.2018/adanapost.com

twitter.com/ihalilsipahi

CHP özüne dönmedikçe.. - İbrahim Halil Sipahi

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.