Çukurova Üniversitesi Tarafından Yürütülen Arkeolojik Kazılar Anlatıldı

Çukurova Üniversitesi Tarafından Yürütülen Arkeolojik Kazılar Anlatıldı
Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) Arkeoloji Kulübü, Danışmanları Dr. Öğr. Üyesi Fatma Şahin ile birlikte Fen-Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü’nün yürüttüğü kazı çalışmalarıyla ilgili bir etkinlik düzenledi.

Çukurova Üniversitesi Tarafından Yürütülen Arkeolojik Kazılar Anlatıldı

Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) Arkeoloji Kulübü, Danışmanları Dr. Öğr. Üyesi Fatma Şahin ile birlikte Fen-Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü’nün yürüttüğü kazı çalışmalarıyla ilgili bir etkinlik düzenledi.

Akif Kansu Toplantı Salonu’nda sunulan bildirilerden önce ÇÜ Arkeoloji Kulübü Başkanı Arkeoloji Bölümü 4. Sınıf öğrencisi Meryem Uçar açılış konuşmasını yaptı.

Etkinlikte ilk olarak Arkeoloji Bölümü’nden Dr. Öğr. Üyesi Elif Genç, Gaziantep Müzesi’yle birlikte yürüttükleri 2017 yılı Tilbaşar Kazısı’nın ön sonuçlarını anlattı. Dr. Öğr. Üyesi Genç şu bilgileri verdi;

“Tilbaşar Höyük, Gaziantep il merkezinin yaklaşık 20 km güneydoğusunda, Oğuzeli İlçesi’nin 11 km güney doğusunda ve Gündoğan Köyü yakınlarında yer almaktadır. Tilbaşar, yukarı ve aşağı şehirleri ile birlikte bölgenin en büyük yerleşim yerlerinden biridir. Toros dağlarının güneyinde kalan bölge, Neolitik Çağ’dan beri Suriye, Mezopotamya ve Anadolu arasındaki doğal geçitlerin bulunduğu güzergâhlar üzerinde bulunur. Yüzey araştırmaları, kazılar ve yazılı kaynaklardan elde edilen bilgiler, yerleşimin Kalkolitik Çağ’dan (MÖ. 3400) Orta Tunç Çağı sonuna kadar (MÖ.1600) kesintisiz iskân edildiğini, uzun bir aradan sonra Orta Çağ’da (MS.12.-13.yy) tekrar yerleşildiğini göstermiştir. Höyükte yapılan kazı çalışmaları ile en erken Geç Kalkolitik Çağ kalıntılarına ulaşılmıştır.”

 

Genç: “Tilbaşar En Parlak Dönemini Erken Tunç Çağında Yaşadı.”

“Ancak, Tilbaşar’ın en parlak dönemi Erken Tunç Çağının III. ve IV. döneminde yaşanmıştır. Yazılı kaynaklarda kentin bu dönemdeki adı Tell Bashir olarak geçer. Daha erken bir dönemde, Geç Assur krallarından III. Salmanasar da Til Basere adlı benzer bir kent isminden bahsetmektedir. MS.10 yy’da Tell Bashir’in Bizans toprakları içinde olduğu öğrenilmektedir.  Haçlı seferleri sırasında XII. yy’ın ilk yarısında Edessa (Urfa) kontlarına ev sahipliği yapmış ve Eyyübiler tarafından kent ele geçirilene kadar adı Turbessel olarak anılmıştır.”

 

Girginer: “Kazı Sezonu 9 Ay Sürdü.”

Daha sonra Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Çukurova Üniversitesi adına yürütülen Tatarlı Höyük Kazılarını Arkeoloji Bölümü’nden Dr. Öğr. Üyesi K. Serdar Girginer anlattı.

Asıl önemini Hitit döneminde megapol bir kent olarak ortaya koyan Tatarlı Höyük’te 2017 yılı kazı sezonunun 9 ay sürdüğünü ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Girginer, “Bu sezonda Hellenistik Dönemlere ait 2 yerleşim ile oldukça geniş bir alana yayılan Neolitik çağ yerleşmeleri üzerinde duruldu. Tatarlı Höyük çalışmaları hem arazide, hem de yoğun bir şekilde yayın hazırlıkları ile devam ediyor.” dedi.

 

Etkinlikte daha sonra Adana Arkeoloji Müzesi ile birlikte yürütülen Magarsus Antik Kenti ile ilgili bilgileri Arkeoloji Bölümü’nden Arş. Gör. Dr. Fatih Erhan ve Anazarbos Antik Kenti 2017 yılı çalışmalarını ise Dr. Öğr. Üyesi F. Fatih Gülşen anlattı.

 

Kaynak:

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.