D-8 ve İİT için bir bakanlık gerek


 

D-8?e başkanlık sırası bizde. D-8 önemli. Türkiye?nin başkanlığı önemli. Bu zaman önemli. Üç önemli hattı kesiştiren bu imkan, bir Bakanlıkla değerlendirilmelidir. D-8, önemine layık bir seviye, yapı, sağlık ve hız kazanır; tıkanıklıklar kolay aşılır.

AB yanlış başladı, yanlış gitti. Bir-iki örnek: 1) AET?ye göre temel attı. AB?ye göre inşaat yaptı. 2) Kriterler, tek düze, katı, yanlış. Toplumu dikkate almıyor. Ahlakı, hayatı ve milli farklılıkları tahrip ediyor. Toplum, ferdin yaşam tarzına zorlanıyor. Örneğin, 100 kişinin istemediği bir yaşam tarzı, zoraki komşu yapılıyor. 3) AB, tatbikatı çelişkili. Aday ülkeye yardım ediliyor. Sistemin zararına bakılmıyor. Türkiye?nin gümrük birliği zararı artıyor. Yunanistan sıkıntıya düştü. Ciddi olarak elinden tutulmuyor.

AB?nin gözü, yalnız maddeyi görüyor. Maddi şartlar ise,değişiyor. İşin ruhu kayboluyor. Kalan, kof kabukla oyalanıyor. AB?ye bağlanan ümitler, bir seçimle kışa giriyor! D-8, yalnız üyelerine değil, her ülkeye, AB?ye ve bütün dünyaya yararı esas almalıdır. İlk hizmet ise, dünya fakirleri için bir fon olmalıdır.

Sömürgeci eşkıya, medya ve kuklalarıyla, sınırı aşıp şehre indi. Devlet, sosyal, siyasi, ekonomik fitne tehdidinde. Filistin, Irak, Suriye, Mısır?ın hali ortada. Dış destek, vahşeti artırıyor. Bu gerçek, ferdi de, devletleri de, Hakk?ta birliğe çağırıyor.

D-8, insani, ahlaki, ölümsüz değerlerle, vakit kaybetmeden hedefine ulaşmalıdır. Zulme engel, mazluma destek olmalı, insanlık, güven ve dostluk iklimine kavuşmalıdır. Bu hedef, devletlerin ve herkesin en öncelikli sorumluluğudur. Ümit ediyoruz ki Türkiye, D-8 birliğini, Bakanlık düzeyinde dikkate almakla, bu yolda önemli bir başarı sağlayıp, güzel ve güçlü bir örnek ortaya koyacaktır.

Söz, dinleyenin anladığı kadardır. Fert gibi, devletin de, anlamak için zamana ihtiyacı olabilir. Her engele takılıp kalmamak, müsait olanlarla ilerlemek, zaman kazandırır. Böylece, 8?ler İİT?den katılanlarla 18 olabilir. Bu 18?den 5?i, eski hızla; 10?u, daha ileri; 3?ünün sona yaklaşması yolu açar. Eski, katı anayasa kuralı gibi şeylerle, yol tıkanmamalıdır. Yanlış düzeltilebilmeli, gereken hamle zamanında yapılabilmelidir.

İnsan, ekmel-i ve eşref-i mahluktur. Bu üstünlük, yiyip içmede değil, ahlakında, ölümsüz değerlerindendir. Ahlak, birlik ruhudur. İmkanlar, insani değerleri ihmal ve tahripte kullanılır, edep, haya, güven yok edilirse, huzur arayan insan, hangi makam ve imkanda olursa olsun sığınağı, topraktan başka yer kalmaz. Mezarı taşı da çalınabilir.

Sınırlar şeffaflaştı, şeffaflaşacak. İyi de, bir de bu imkanın kötüye kullanılması var. Çıkarcı ve sömürgeci, zulme kör; ülke kalkınmasına düşman. Bol ücretli darbe, terör borsası kurdular. Taşeronları, çocuk ticaretinde. Çocuk kaçırıp, teröre köle yapıyorlar. Darbe-terör ticareti, silah ticaretiyle bütünleşti, savaş sanayisini geçti. Darbe, bir dış düşman işgalidir. İşte Suriye ve Mısır. Türkiye, asrı geçti darbe deprem bölgesi. Yarım asır önce sıklaştı. Şimdi kesintisiz ama başaramıyorlar. Yani sona geldi. Hamd Allah?a! Yine utanmıyor, verdikleri zararı kâr sayıp devam ediyorlar. Çare? Birlik ve dayanışma.

Darbe sömürgeciliği, gazete haberine değmez basit bir fitneyle ateşliyor. Sahne, dış düşman, medya ve kukla üçlüsünden ibaret. Mursi, ilk turda, %52 oyla seçildi. Sisi, namusuyla % 4 değil. Taksim kalkışması, beş ağaç? Tarihe kalan, ?Hâlâ anlamadın mı?? utanmazlığı ve çapulculuk? Çare, millet bütünlüğü, devletler dayanışması.

Hükümetimiz ve milletimizin, D-8 için hazır olduğunda şüphe yok. Ama, Bakan ile D-8, önemli ve artı bir siyasi güç daha kazanacaktır.

Allah?tan, D-8 dönemimiz ve devamının başarılarla dolu geçmesini ve bütün insanlık için hayırlı olması, hayırlı gelişmeler doğurmasını niyaz ediyorum.

Hasan Aksay / Yeni Akit

 

Önceki ve Sonraki Yazılar