Diriliş’te Bayramlaştık ve Üstad Sezai Karakoç’u Dinledik

Diriliş’te Bayramlaştık ve Üstad Sezai Karakoç’u Dinledik
Üstad Sezai Karakoç, bu Ramazan bayramında yaptığı konuşma ile yine sorumluluklarımızı hatırlatırken, daha çok çalışmamız ve daima umut dolu olmamız gerektiğini söyledi. Şakir Kurtulmuş, Üstad'ın konuşmasından notlarını aktarıyor.

sakir-diclehan.jpg

Diriliş’te Bayramlaştık ve Üstad Sezai Karakoç’u Dinledik

Üstad Sezai Karakoç, bu Ramazan bayramında yaptığı konuşma ile yine sorumluluklarımızı hatırlatırken, daha çok çalışmamız ve daima umut dolu olmamız gerektiğini söyledi. Şakir Kurtulmuş, Üstad'ın konuşmasından notlarını aktarıyor.

Diriliş’te bayramlaşmak deyince içimde bir sevinç, bir umut… Ne zaman bayramlaşmaya gitsem böylesi bir sevinçle dolar içim. Her gidişimde coşku dolar içim.

 

Sezai Bey’in gelişini bekleriz sabırsızlıkla..

Her bayram Üstad Sezai Karakoç’la bayramlaşmak ve bayram vesilesi ile yapacağı konuşmayı dinleyebilmek için sabırsızlandığımı söylemeliyim.

Diriliş’te erenlerle, dostlarla bayramlaşmak, insanın ailesi ile bayramlaşmasından öte bir şey. Bayram sabahı heyecanla ailemizle bayramlaşırız ama bayram heyecanını tam anlamıyla yaşadığımızı söyleyemeyiz. Her bayram ikinci gün Diriliş’in Haseki’deki parti binasındaki bayramlaşma artık geleneksel bir bayramlaşma olarak tekrarlanmakta ve biz ikinci gün bu bayramlaşmaya katılabilmenin heyecanı ile dolu oluruz. Çabuk gelsin isteriz ikinci gün. Parti binasına vardığımızda bizden önce gelen pek çok dostla, arkadaşla karşılaşır, bayramlaşırız. Ama heyecanımız yatışmaz; Sezai Bey’in gelişini bekleriz sabırsızlıkla.

Üstad kapıda göründüğünde, yüzünüzde bir gülümseme, içinizde tarifi zor bir sevinçle dolu olduğunuzu hissedersiniz. Güler yüzüyle, selamlayarak gelir odasına oturur. Kısa bir süre dinlenir ve odada kendisini bekleyenlere nasılsınız der, hemen herkese merhaba diyerek hal ve hatırlarını sorar. Büyük salonda kendisi ile bayramlaşmak ve konuşmasını dinlemek üzere gelenleri daha fazla bekletmemek için içeriye geçer ve bayramlaşma başlar. Herkes önce Sezai Bey’le bayramlaşarak zincire katılır; bu vesile ile gelenler birbiri ile bayramlaşmış olur.

Bayramlaşma faslının tamamlanmasından sonra Üstad masada yerine oturur, herkes sessizce onun yapacağı konuşmaya odaklanmıştır artık. Salonda büyük bir sessizlik ve ardından Üstad yeniden herkesin bayramını tebrik ederek başlar konuşmasına.

 

Sezai Karakoç’un hikmet tarifi

Üstad Sezai Karakoç, bu bayramda da yaptığı konuşma ile yine sorumluluklarımızı hatırlatırken, daha çok çalışmamız ve daima umut dolu olmamız gerektiğini söyledi.

Sözlerinin başında Kur’an ve hikmet çerçevesinde konuşacağını ifade etti Üstad. Kur’an ve hikmetin değerli kavramlar olduğunu, Müslümanların bu kavramlarla ilgili derin tefekkür ve analizleri olması gerektiğini söyledi. Kur’an’ın Müslümanlara Allah’ın emirlerini va’zettiğini, kullardan isteklerini vahiy yoluyla bildirdiğini kaydederek; hikmetin ise bu isteklerin, Allah’ın isteklerinin nasıl yerine getirileceğinin anlaşılmasına yönelik çabalar olduğunu ifade etti.

 

Diriliş’ten kastımız

Diriliş’in 60 yıl kadar önce kendileri tarafından yeniden uyanışımıza vesile olmak üzere kullanıldığını, gerçek manada ‘diriliş’i kastettiklerini kaydeden Sezai Karakoç, o yıllarda diriliş’i sanki hortlak kelimesi ile yan yana koymaya çalışan, öyle bir mana vermeye çalışanların olduğunu belirterek şunları söyledi: “Diriliş, hortlayan kelimesi ile asla yan yana gelemez. Hortlak, ölü olan bir şeyin yeniden uyanması gibi bir anlam ifade eder. Oysa bizim diriliş dediğimiz şey bu manada çok farklı bir yerde durur. Diriliş dediğimizde ruhun dirilişidir bizim söylediğimiz. Bizim dirilişe yüklediğimiz anlam yüce kitabımız Kur’an’da va’zedildiği gibidir: ‘Bir insanı öldüren bütün insanlığı öldürmüş, bir insanı dirilten bütün insanlığı diriltmiş gibidir.’”

 

Öbür dünyaya yüz akı ile çıkmak için çalıştığımız bir yer bu dünya

İman ve İslam vasıfları ile diğer yaratıklardan farklı ve üstün olduğumuzu kaydeden Sezai Karakoç, iman ve inkar özellikleri ile insana hayvanlardan farklı olarak seçme ve seçilme hakkı verildiğini, eğer insan hakkı seçer de iman ederse meleklerden bile üstün olabileceğini ifade ederek şunları söyledi: “İmanla, namazla, oruçla, Ramazanla ayakta duruyoruz. Bunun için Allah’a ne kadar hamd etsek azdır. Bu dünya bizim için bir eğitim ve imtihan dünyasıdır. Buradaki eğitim ve imtihanımız esas ahiret için bir hazırlık süreci oluyor. Öbür dünyaya yüz akı ile çıkmak için çalıştığımız bir yer bu dünya.”

 

Müslümanlar eninde sonunda bir araya gelecektir..

“Diriliş’in asıl manası üzerinde yoğunlaşmalı, özüne bakmalı” diyen Üstad, 60 yıl önce dirilişten bahsettiklerinde garip bulanların bugün gelinen noktada dirilişi şöyle veya böyle dikkate almalarının önemine işaret etti. Yapmaya çalıştıklarının bugün daha iyi anlaşılıyor olduğunu gördüklerini, bunun sevindirici olduğunu kaydederek, iyi şeyler yapmamız gerektiğini, bunları teklif ettiğimizde muhakkak karşı çıkanların olduğunu ama buna rağmen karşı propagandalara asla itibar etmememiz ve yolumuza devam etmemiz gerektiğini kaydetti: “Diriliş esasen ruhun dirilişidir. Diriliş, iman, İslam ve ihsandan oluşur. Bunların her biri üzerinde durmalı, tefekkür etmeliyiz. Ramazan, diriliştir. Bayram diriliştir. Sizin ışığınızı söndürmek isteyenler olacaktır fakat siz yeter ki moralinizi bozmayın. Müslümanlar olarak üzerimize düşen görevleri kusursuz yerine getirmeliyiz. Biz inanıyoruz ki Müslümanlar eninde sonunda bir araya gelecektir. İslam medeniyetinin yeniden kuruluşu da böyle gerçekleşecektir.”

 

Diriliş sözümüz boş bir şey değildir. Kur’an tamamen onu söylüyor. Mevlana onu söylüyor..

İslam medeniyeti ve kültürünü yeniden diriltebilirsek, toplumun kurtuluşunun da, dirilişinin de böylece gerçekleşeceğini ifade eden Üstad Sezai Karakoç, dirilişin, insanın dirilişi, ruhunun dirilişi, toplumun dirilişi, medeniyetin dirilişi olarak gerçekleşeceğine inandığını kaydederek konuşmasını şöyle tamamladı: “Bizim diriliş sözümüz boşu boşuna bulunmuş bir şey değildir. Kur’an tamamen onu söylüyor. Mevlana onu söylüyor. Herkes onu söylüyor. Yeter ki biz bunu görelim. 60 yıl önce soğuktu herkes; şimdi ısındılar, benimsediler. Fakat kelimenin içine başka şeyler doldurup başka şeylere alet etmek istiyorlar; buna da fırsat vermeyelim. Kendi muhtevası, kendi özüyle, yeniden vasıtalarına kavuşturup ayağa kalkalım, dirilişi gerçekleştirelim. İnşallah bu olacaktır. Kimse buna engel olamaz. Bu millet öyle bir millettir. Ayağa kalkacak ve diriliş gerçekleşecektir.”

Coşku dolu bir konuşmaydı. Engindi. Umut doluydu. Umut aşıladı. Çünkü diriliş demek umut demekti.

 

Şakir Kurtulmuş

Dünya Bizim

 

Kaynak:

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.