Ebeveynler Çocuklarına Nasıl Bir Anne Baba olmalı…

Seminer, konferans veya aile görüşmeleri sırasında velilere yönelttiğimim bir sorum olur nasıl bir anne veya babasınız? Genellikle verilen cevaplar iyi bir anne veya baba olmak için çabalıyoruz veya bezende çocukları ile arkadaş olduklarını söyleyen ebeveynlerle karşılaşmaktayım. O zaman onlara şu soruyu yöneltirim, çocuklarınızın sizin gibi bir arkadaşı ihtiyacı var mı?

Sizler babalık rolünüzü yerine getirin yeter çünkü çocuk baba gibi bir baba görmek istiyor. Zaten çocuğunuzun okulda mahallede yeterince arkadaşı var. Çocuklarımızla arkadaş olmalıyız sözü yanlış anlaşılmaktadır. Hiç bir anne ya da baba çocuğu ile arkadaş düzeyinde ilişki kurmamalıdır. Unutmamalıyız ki biz anneyiz, babayız. Arkadaş rolünde çocuğumuza yaklaşım sergilersek, çocuğumuzda bizi arkadaş modelinde görecektir. Bunun sonucu çocuk üzerinde kurduğumuz kontrol ve otoritemizi etkileyecektir.
Aile, çocuğun sahip olacağı davranışları belirler. Aile bireylerinin çocuğa karşı tavırları, sosyal gelişim açısından önem taşır. Çocuk ailedeki bireylerin davranışlarını model alarak kendi davranışlarını oluşturur. Model aldığı kişi, olumsuz kişilik yapısına sahipse, çocukta aynı olumsuz özellikleri gösterecektir. Anne-baba ya da evde yaşayan diğer bireylerin çocuğa olan yaklaşımları ne yazık ki her zaman benzer ve doğru olmayabiliyor. Kimi anneler baskıcı olurken, babalar tutarsız tutumlar sergileyebilir. Bu gibi durumlar da çocuğun istenilen davranışları göstermesini geciktirirken, anne baba arasında da krizlere yol açabilir.
Ya da bir başka aile modelinde, hem anne hem baba aşırı hoşgörülü oluyorlar, çocuğun her istediğini yapmasına izin vermelerine karşın, çocukta yine saldırganlık, sosyal uyumsuzluk gibi problemler karşımıza çıkabiliyor. Seminerlerde anne ve babalar hocam:

· Aşırı hoş görülü oluyoruz, doğru olmuyor,
· Baskı kuruyoruz, doğru olmuyor,
· Anne baba ayrı ayrı davranış modelleri sergiliyoruz buda olmuyor. 
Peki, öyleyse çocuklarımıza nasıl davranacağız?

Bunun için öncelikle çocuk eğitiminde aile modelleri ve bu modellerin çocuk üzerinde ve kişiliğinde bıraktığı etkiyi bilmek gerekir.

 Aile Yapıları ve Çocuk Üzerindeki Etkilerini incelediğimizde; Aşırı hoşgörülü model son dönem Türk ailesinde sıklıkla gördüğümüz çocukerkil aile yapısına güzel bir örnek olduğunu düşünüyorum. Özellikle baskıcı aile tutumunda yaşamış ve yetişmiş ebeveynlerin kurmuş olduğu ailelerde bu modeli görebiliriz. 
“Ailem bana böyle davrandı, ben çocuğuma böyle davranmayacağım…” mantığı hâkimdir. Ben yapamadım o yapsın, ben giyemedim o giysin, ben yiyemedim o yesin…
Annenin çalışması ve çocuğuyla yeterli zaman geçirmemesi sonucu duyduğu annelik içgüdüsünün de model üzerinde etkili olduğu bilinmekte. Çalışan annenin çocuğuyla geçirdiği saatler sınırlıdır. Gün içerisinde duyulan özlemden dolayı tahammül sınırı da geniştir. Bu da annenin aşırı hoşgörülü davranmasına sebep olur. Aynı durum babalar için de geçerlidir.
Çocuk, aile içinde karar merkezidir. Yaşı kaç olursa olsun aile, çocuğa göre kararlarını alır, hayatını düzenler. Evde çocuk egemenliği söz konusudur. Anne baba çocuğun mutlu olmasına ve her istediğini yapmasına özen gösterir.Kumanda çocuğun elindedir. 
Aşırı hoşgörülü ailelerin çocuklarında sosyal uyumsuzluk, bencillik, yenilgiyi kabul edememe görülür. 

Hoşgörülü Aile modeli mükemmele en yakın aile tipidir. Belirli kurallar ve kısıtlamalar mutlaka vardır. Evde herkesin söz hakkı vardır. Çocukta kendini ifade edebilir. Duygu ve görüşlere saygı vardır. Yanlışları sebebiyle çocuğa kurallar uygulanır ama koyulan kurallar çocuğun anlama seviyesine inilerek mantıklıca izah edilir.
Bu tür aileler özgüven sahibi bireyler yetişir. Kendini rahat ve kolayca ifade edebilir. Çocukta asilik ve kavgacılık görülmez. İleriki yaşlarda kendi ayakları üzerinde rahatça durabilir. Farklı hobilere yönelmesi daha sık görülür.
 İlgisiz ve Kayıtsız Aile. Aile aşırı rahattır. Çocuğun sorumluluklarından kaçma vardır. Ana baba çocuğa örnek bir model olamaz. Çok çocuklu ailelerde rastlanma ihtimali daha fazladır. Çocuğun dünyasına girmek gibi bir kaygıları yoktur. Bu tür ailelerde yetişen çocuk bencil ve şımarık olur. Anne babasının dikkatini çekmek için alışılmadık davranışlar sergiler.
Aile çocuğa model olamadığı için çocuk kendine başka modeller seçer. Çocuk vaktinin tümünü arkadaşlarıyla geçirir. Genç yaşta çocuk zararlı alışkanlıklar edinmeye meyilli olur. 

Tutarsız Aile Modeli. Tutarsız aile modeline, baskıcı ve aşırı hoşgörülü aile modellerinin karışımı olarak da bakabiliriz. Bu ailelerin kendi içinde davranış modelleri gelişmemiştir. Aile, aynı konu için bugün evet, yarın hayır diyebilir. Aile içi kararlar alınmamıştır. Aile bireyleri arasında düşünce birliği yoktur. Bu aile yapılarındaki tutarsızlık ve kararsızlığa karşı çocukta, anne ve babayı kullanma davranışı gelişir. Çocuk, talebini karşılayacağını tahmin ettiği ebeveynle diyaoğa girerek istediğini yapar. Bu tarz aile modelinde çocuk nedeniyle ebeveynler kendi aralarında problem yaşarlar. Genellikle genç ebeveynlerde ve ilk çocuğun yetiştirilmesinde görülür. Eşlerin çocuk yetiştirmeye farklı bakmaları ve bunu çocuğa yansıtmaları temel sebeptir. Baba otoriter ve baskıcı iken anne koruyucu bir tavır sergilerse bu da çocuğa yansırsa tutarsız aile oluşur. 
Demokratik Aile Modelleri. Demokratik aile modeli ailedeki bütün bireyler için en uygun aile modelidir. Ailede herkes bireydir. Tüm aile üyelerinin görev ve sorumlulukları belirgindir. Bireyler sorumluluklarını krizlere yol açmadan yerine getirirler. Aile kararları birlikte alınır. Her birey alınan kararlarda söz hakkına sahiptir. Aile üyeleri kendi kararlarını verebilme yetisine sahip oldukları için otomatik gelişen bir saygı ortamı vardır. 
Demokratik aile modelinde yetişen çocuklar özgüvenleri yüksek, ne istediğin, bilen, problem çözme yeteneği gelişmiş, sorumluluk sahibi bireylerdir
· Aile üyelerinin espri yeteneği gelişmişse,
· Ailedeki sorumluluklarla ilgili çatışmalar yaşanmıyorsa,
· Ailede yüksek sesli konuşmalara sık rastlanmıyorsa,
· Çocuğunuzun ne giyeceği konusundaki kararı kendisi verebiliyorsa,
· Çocuğunuzun ne kadar yemek yiyeceğini siz belirlemiyorsanız,
· Başarılı ya da başarısız olduğu konuları sizinle paylaşabiliyorsa,
· Arkadaşları ve öğretmenlerinden şikâyet almıyorsanız,demokratik bir aileye sahip olduğunuzu düşünebilirsiniz.

Bu anlatımlardan hareketle kendi aile yapımızı çocuk yetiştirme durumumuzu gözden geçirmekte yarar vardır.

Unutmayınız ki; sağlıklı çocuklar sağlıklı ailelerde büyür. Toplumun sağlıklı olması bireylerin sağlıklı bir şekilde yetiştirilmesi ile mümkündür.

Sağlıklı nesiller yetiştirebilmemiz dileğimle….
 

SAİT ÖZDEMİR

www.saitozdemir.net

Önceki ve Sonraki Yazılar