1. HABERLER

  2. SİYASET

  3. Erdoğan: Şerefsizler hesap verecek?
Erdoğan: Şerefsizler hesap verecek?

Erdoğan: Şerefsizler hesap verecek?

Başbakan Erdoğan,'Bizim dört kez bunlarla (terör örgütü) bir araya oturduğumuzu söyleme şerefsizliğini yapanlar bu alçakça iftirada bulunanlar, bunun...

A+A-

Başbakan Erdoğan,'Bizim dört kez bunlarla (terör örgütü) bir araya oturduğumuzu söyleme şerefsizliğini yapanlar bu alçakça iftirada bulunanlar, bunun hesabını her yerde vereceklerdir'' dedi.

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Bizim dört kez bunlarla (terör örgütü) bir araya otrduğumuzu söyleme şerefsizliğini yapanlar bu alçakça iftirada bulunanlar, bunun hesabını her yerde vereceklerdir'' dedi.

Erdoğan, partisince Cumhuriyet Meydanı'nda düzenelenen mitingde konuştu.

''Hayır cephesinde kimler bir arada'' diye soran Başbakan Erdoğan, şöyle devam etti:

''CHP, MHP, BDP, Türkiye Kominist Partisi, İşçi Partisi, Yarsav hepsi bir arada, bu cephede başka destek kıtası olarak kimler var?

Kandil dağı var. Bu oylamaya katılmayacağız diyen kimler? ,hayır cephesi, bunlar sizinle iş birliği halinde.

Bizim dört kez bunlarla (terör örgütü) bir araya oturduğumuzu söyleme şerefsizliğini yapanlar bu alçakça iftirada bulunanlar, bunun hesabını her yerde vereceklerdir.

AK Parti Hükümeti olarak bugüne kadar terör örgütüyle hiç bir zaman masaya oturmadık hiç bir zaman da oturmayacağız.''

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''AK Parti'nin siyasetini terör örgütleri asla ve asla belirleyemez. AK Parti'nin rotasını asla ve asla çeteler belirleyemez, çizemez.

AK Parti'nin rotasını millet çizmiştir millet. Bu iftirayı atanlara söylüyorum, ey Kılıçdaroğlu, ey Bahçeli bizim masaya oturduğumuzu söylüyorsanız, bu iddianızı ispatla siz mükellefsiniz siz.

Hukukta bir kaide var, iddia sahibi iddiasını ispatla mükelleftir. Eğer bu iddianızı ispatlamazsanız müfterisiniz, daha ileri bir ifade kullanmıyorum, çünkü terbiyem buna müsaade etmez'' dedi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ''Terör örgütü ve uzantıları silahla yapamadıklarını fitne ile yapma peşindeler. Mecliste milletin iradesinin gereğini yerine getirip oy kullanmaya elleri varmayanlar, şimdi teröristin fitnesine dört elle sarılmak suretiyle terör örgütü Kandilden ses veriyor, sufle veriyor, bunlar meydanlarda CHP, MHP, BDP toplantı salonlarında aynı doğrultuda nutuk atıyorlar. Terör örgütü Kandilden konuşuyor, CHP, MHP, BDP Ankara'da onun hoparlörü oluyor'' dedi.

Başbakan'ın konuşmasından satır başları şöyle: 

Biz emanetinize sahip çıktık. Bu toprakları aşağılayan haddini bilmeyenlerdir. Bunlar suyun başına oturup ahkam kesmişler. Bunlar kaymak tabaka. Bunlar açlık susuzluk nedir bilmezler. Bunlar susuz tarlaları bilmezler. Bu milletin yaşadığını sağır sultan duydu bunlar duymadı.

Biz milletin yetkisi ile millete tepeden bakanlara dur dedik. Şimdi millet kollarını makas gibi açıyor ve birbiri ile bütünleşiyor. Şimdi söz, karar, yetki ve mühür millette... Madem öyle buyrun seçime dedik. Kararı millet versin dedik millet demokrasi dedi AK Parti dedi.

Bu ülkenin kızları başörtüleri ile üniversitelere girsin dedik. MHP ile el birliği yaptık. Burada önemli bir şey var. Bu sizler için de çok önemli. Arkadaşlarımız MHP ile hakikaten işbirliği yaptık. 411 oyla başörtü özgürlüğünü parlementodan geçirdik.  Hemen bunun ardından CHP ne yaptı? Şimdi CHP lideri çıkmış diyor ki biz çözeriz... Ben CHP'ye diyorum ki geçmişinizi biliriz. Dürüst ol dürüst. Kılıçdaroğlu her gittiği yerde bol keseden atıyor.

Bir diyor ki ben Horasan'dan gelmeyim. Ne gizliyorsun Tunceli Nazimiyeden gelme. Beni araştırmana gerek yok.Hepsi açık. Boyum da 1,85cm...

Sen bu başörtüsü konusunda imza atmadın mı şimdi hangi yüzde çözerim diyorsun. Benim başörtülü bacım niçin rahatlıkla okuyamasın... Sonra sıkılmadan çıkıyorsunuz. Herkes Başbakan değil ki kızını şurda burada okutsun diyorlar. Ne yapacaktım sana mı güvenecektim...

Asla bunlara güven olmaz. 411'de hey MHP, yönetim ile oy verenleri ayrıyorum, CHP'ye oy verenlere sesleniyorum. Oraya oy vermiş olabilirsiniz... 12 Eylül iktidar ya da muhalefete oy verme değildir. Eğer özgürlükten yana, hak hukuktan yana isek. evet. Buna kim karşı çıkabilir... Ben MHP'li kardeşlerime sesleniyorum senin daha önce 411 oyla başörtüsü özgürlüğü kararını AYM'ye götüren CHP ile mi işbirliği yapacaksınız. CHP, yanında MHP, yanında BDP, Yanında İşçi Partisi, yanında Türkiye Kominist Partisi yanında, YARSAV malum medya...

Hiçbir zaman bu CHP MHP yanımızda yer almadılar terör konusunda. Terör örgütü lideri çıkıp bir şey söylüyor. Bunlar ona inanıyor, bu ülkenin başbakanına inanmıyor. Parlementoda bunu konuşamadılar çıkıp anlatan ben oldum. Hayır cephesine bak kimler bir arada bunların yanında kim var Kandil dağı var... Bizim bunlarla 4 kez oturduğumuz iftirası şerefsizliğini yapanlar hesap verecek. Bizim felsefemizde anlayışımızda terör örgütü ile aynı masaya oturmak olamaz.

Tayyip Erodğan'ın başında olduğu iktidar hiçbir zaman masaya oturmadı oturmaz terör örgütü ile... Biz ise milletin avukatlığına devam ediyoruz. Biz senaryoları deşifre ettik rahatsız oldular.. Kirli tezgahları bozacağız dediler tedirgin oldular

MGK'dan bir karar çıktı. Terör ve terörizmle mücadelenin amansız süreceğini söyledik. Fakat bu mücadelenin sadece silahlı mücadele olduğunu söylemedik. Silah bırakması gereken terör örgütüdür. Güvenlik güçleri silah bırakmaz... 

Terör örgütü orada konuşuyor, MHP CHP burada onların hoparlörü oluyor. Halk oylamasında kimlerin kimleri desteklediğini gördünüz değil mi? Buradan açıkca söylüyorum AK PARTİ hiçbir terör örgütü ile masaya oturmaz, müzakere yapmaz, Ak Parti'nin rotasını millet çizdi bundan sonra da çizecek... 

Ey kılıçdaroğlu ve Bahçeli bizim masaya oturduğumuzu iddia ediyorsanız ispat etmek zorundasınız. Eğer bunu ispatlamazsanız müfterisiniz... Daha ilerisini söyleyemeyeceğim... 
Son dönemde bazı üniversiteler fahri doktora verdi. Aralarında kiliselere ait olanlar da var şimdi bu kiliselerinin fotoğraflarını dağıtıyorlar... Bunlar  bu kadar düştü. Bunlarda seviye kaybı var... Üstadın dili ile konuşacağım ama müsait değil. Seviyesizlik de bir seviye. Ben vatandaşlarımın uyanık olmasını özellikle rica ediyorum.

CHP iki madde olmazsa paketi destekleriz dedi. HSYK ve AYM idi. İtiraz ettiler. AYM gereksiz dedi iade etti. Orada AYM son durumu rutuşu yaptı işi bitirdi. Hani ne oldu size destekleyecektiniz. Dürüst değiller dürüst. Bir inat uğruna hayır kampanyası devam ediyor. Bu partilere hayır diyenleri seçmenlerin görmesini rica ediyorum.

Ne dedi Seyfi Oktay ve Moğultay CHP'den almayacaktık da faşist MHP'den mi alacaktık demedi mi?

Kalan 22 günde evimizi Türk bayrakları ile donatalım... Tek Bayrak Tek Vatan Tek Devlet...

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Bu toprakları aşağılayan, bu toprağın insanını hor gören, Anadolu'ya, Trakya'ya kem gözle bakan, haddini de hududunu da bilmeyendir. Bunlar on yıllardır suyun başını tutmuşlar, bunlar suyun başında oturmuş oradan ahkam kesmişler'' dedi.

Başbakan Erdoğan, Kayseri'de düzenlenen mitingde yaptığı konuşmada, ramazanın tarihin, bilimin, sanayinin, ticaretin ve kardeşliğin şehri Kayseri'ye, tüm millete ve insanlığa, huzur ile kardeşlik getirmesi dileğinde bulundu.

''Siz bizleri her zaman bağrınıza bastınız, bizi hiçbir zaman yalnız koymadınız, demokrasiden taviz vermediniz. Demokratik parlamenter sistem içinde güçlü sesinizi her zaman artırarak devam ettirdiniz'' diyen Erdoğan, ''Şundan emin olunuz, sizin emanetiniz emin ellerde. Hiç şüpheniz olmasın, biz sizin emanetinizi kutsal bildik. Bu kutsal emanete hep sahip çıktık. O emaneti Allah'ın izniyle bugüne kadar yere düşürmedik, bundan sonra da asla düşürmeyeceğiz'' şeklinde konuştu. Erdoğan, şöyle devam etti:

''Merhum Menderes yola çıkarken ne dedi, 'Yeter söz milletin' dedi. Buna biz de bir şey ilave ettik, ne diyoruz 'Yeter karar da milletindir' diyoruz. Merhum Menderes bu yola yüreğini, bedenini koydu. Aynı şekilde biz de bu yola canımızı koyduk, yüreğimizi koyduk, biz de onlar gibi haykırdık, haykırıyoruz. 'Yeter artık dedik yeter'... Bu ülkede çetelere 'Yeter' diyen iktidar AK Parti iktidarı oldu. Milletin iradesini gasp eden hırsızlara 'Yeter' dedik. Milletin hazinesini hortumlayanlara 'Yeter' dedik. Ülkeye ufuk çizemeyen siyasete 'Yeter' dedik. Milletle aynı dili konuşamayan zihniyete 'Yeter' dedik. Benim milletime 'göbeğini kaşıyan adamlar', 'bidon kafalılar' diyenlere 'yeter' dedik. Millete tepeden bakanlara, bu aziz milleti hor görenlere 'yeter' dedik.

Bu topraklardan Mimar Sinan yetişti, Gevher Nesibe Sultan yetişti, Melik Gazi yetişti, Dadaloğlu yetişti, Ahi Evran yetişti. Bu toprakları aşağılayan, bu toprağın insanını hor gören, Anadolu'ya, Trakya'ya kem gözle bakan, haddini de hududunu da bilmeyendir. Bunlar on yıllardır suyun başını tutmuşlar, bunlar suyun başında oturmuş oradan ahkam kesmişler. Bunlar millete tepeden bakmışlar. Kaymak tabaka bunlar kaymak tabaka...

Ama şimdi sarsılmaya başladılar. Artık Anadolu sermayesi de geliyor, bunu görmeye başladılar. Ve bunlar açlık bilmezler, bunlar susuzluk bilmezler. Bunlar yokluk nedir yoksulluk nedir bilmezler. Yolu olmayan köyden bunların haberi olmaz. Susuz tarlaları bunlar bilmezler. Bu milletin on yıllardır yaşadığı acıyı sağır sultanlar duyar. Ama bunlar duymazlar. Bunlar milletin iradesine güvenmezler. Demokrasiye de inanmazlar. Ne güzel söylemiş Necip Fazıl Kısakürek, 'Allah'ın on pulunu bekleyedursun on kul/Bir kişiye tam dokuz, dokuz kişiye bir pul/Bu taksimi kurt yapmaz kuzulara şah olsa/Yaşasın kefenimin kefili karaborsa.''

-''BİZ BU KİRLİ OYUNU BOZDUK''-

Sözlerine, ''İşte biz bu kirli oyunu bozduk, işte biz bu kaymak tabakanın saltanatına son verdik. İşte biz milletimin yetkisini, milletimin yetkisiyle millete tepeden bakanlara 'dur' dedik'' diyerek devam eden Erdoğan, Necip Fazıl Kısakürek'in şiirinden ''Durun kalabalıklar bu cadde çıkmaz sokak/Haykırsam kollarımı makas gibi açarak'' mısralarını okudu. Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

''İşte şimdi millet kollarını makas gibi açıyor ve bu makas gibi açılan kollar birbiriyle bütünleşiyor. Şimdi böyle bir dönemdeyiz. Şimdi söz millette. Şimdi karar millette. Şimdi yetki de mühür de millette. Ne dediler; 'Siz cumhurbaşkanı seçemezsiniz' dediler. Öyle mi? Dediler mi? 367 garabetini önümüze bahane olarak sürdüler. Merhum Özal onunla seçilmişti, Demirel onunla seçilmişti, Sezer onunla seçilmişti, o zaman oldu da Sayın Gül'e gelince niye olmadı? Neler yaşandığını hatırlayın o günlerde... 'Peki' dedik 'öyle mi, hadi o zaman millete'. Bunlar milletin vekillerini tehdit ettiler. Odaları göz hapsine aldılar. Mecliste vekiller üzerinde baskı kurdular.''

Bu sırada Başbakan Erdoğan'a üzerinde ''evet'' yazan kasket takıldı ve alandakiler ''Kayseri seninle gurur duyuyor'' şeklindeki slogan attı.

Sözlerine, 'Madem öyle buyurun seçime dedik. Son sözü millet söylesin dedik. Millet ne dedi, gür bir sesle 'AK Parti' dedi, 'demokrasi' dedi. 'Milli irade', 'adalet' dedi 'adalet'.'' diye devam eden Erdoğan, şunları söyledi:

''(Bu ülkenin kızları baş örtüleriyle üniversitelere girsin) dedik. Eğitim özgürlüğü, özgürlükler, hak ya hukuk ya ve MHP ile el birliği yaptık. Burada önemli bir şey var şimdi, bu sizler için de çok önemli. Ve arkadaşlarımız MHP yönetimiyle, grubuyla görüşmeler yaptılar. 'Tamam' dediler, güzel... Ve hakikaten orada bir el birliği yaptık, işbirliği yaptık ve birlikte 411 oyla baş örtüsü özgürlüğünü, eğitim özgürlüğünü parlamentodan geçirdik. Öyle mi? Geçti. Peki hemen bunun arkasından CHP ne yaptı? Şimdi CHP'nin genel başkanı çıkmış meydanlarda 'başörtü meselesini ben çözerim' diyor. Şimdi Kayseri'den sesleniyoruz, inanıyor musunuz?''

Meydandakilerin ''Hayır'' karşılığını vermesi üzerine Erdoğan, ''İşte hayır bu'' karşılığını verdi.

-''KAYITLARIM, HER ŞEYİM ORTADA''-

CHP'den dürüst olmasını isteyen Erdoğan, şunları kaydetti:

''Şimdi, Sayın Kılıçdaroğlu gittiği her yerde bol keseden atıyor, ama dürüstçe atışlar değil. Ne gelirse aklından atıyor. Özün sözün bir olsun. Bir diyor ki 'Ben Horasan'dan geldim'. Ya nereden gelirsen gel ama doğrusu söyle. 'Tunceli Nazımiyedenim' de. Söyle, niye gizliyorsun, kimliğinde neyse onu söyle. İlla benim de nereden gelip gelmediğimi araştırmanın anlamı yok. Kayıtlarım, her şeyim ortada. İlla bunun için de bir şey uydurmama da gerek yok. Boyumla posumla da uğraşma. 1.85... Buna da gerek yok.

Ve bundan da rahatsız oluyor. Değerli kardeşlerim ne yaptılar hemen bu konuyu aldılar Anayasa Mahkemesi'ne götürdüler. Sayın Kılıçdaroğlu altında senin de imzan var mı? Herhalde o zaman da CHP'liydin değil mi? Bir yanlışlık yok. İmzayı attın, şimdi hangi yüzle çıkıp da benim milletimin karşısına 'bu sorunu ben çözerim' diyorsun. Ayıptır ayıp. Dürüst ol dürüst. Bu memleketin ortak bir meselesi bu özgürlük, eğitim özgürlüğü. Benim başörtülü bacım, kızım niçin rahatlıkla bu ülkenin üniversitelerinde okuyamasın. Ondan sonra sıkılmadan çıkıyorsunuz, 'Herkes başbakan değil ki kızlarını şurada burada okutsun?' Ne yapacaktık, sana mı bu noktada güvenecektik, sana mı inanacaktık. Bu mücadele de er veya geç neticeye ulaşacak.''

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan,''Bizim dört kez bunlarla (terör örgütü) bir araya oturduğumuzu söyleme şerefsizliğini yapanlar, bu alçakça iftirada bulunanlar, bunun hesabını her yerde vereceklerdir'' dedi.

Başbakan Erdoğan, partisince Kayseri Cumhuriyet Meydanı'nda düzenlenen mitingde vatandaşlara seslendi.

AK Parti hükümetlerinin ''hiçbir terör örgütüyle masaya oturmayacağını, müzakere, anlaşma yapmayacağını'' ifade eden Erdoğan, şöyle konuştu:

''(Terör örgütüyle mücadele edeceğiz) dedik. CHP, hiçbir zaman terörle mücadelede yanımızda yer almadı. Şimdi bir yalan daha uydurdular. Terör örgütünün liderlerinden bir tanesi çıkıyor, bir şey söylüyor. CHP'nin, MHP'nin genel başkanı da onların yandaşları da ona inanıyor, gelip de bu ülkenin Başbakanının, bir partinin genel başkanının söylediğine inanmıyor.

Parlamento içinde bunların terör örgütü olarak ne olduğunu anlatan liderlerden bir tanesi de ben oldum. Bakın şimdi de hayır cephesinde kimler bir arada CHP, MHP, BDP, Türkiye Komünist Partisi, İşçi Partisi, YARSAV hepsi bir arada. Bu cephede başka destek kıtaları olarak kimler var? Kandil Dağı var. 'Oylamaya katılmayacağız' diyenler kimler? Hayır cephesi. Bizim dört kez bunlarla (terör örgütü) bir araya oturduğumuzu söyleme şerefsizliğini yapanlar bu alçakça iftirada bulunanlar, bunun hesabını her yerde vereceklerdir. Bugüne kadar AK Parti iktidarı olarak terör örgütüyle hiçbir zaman masaya oturmadık, oturmayacağız da. Bizim felsefemizde, anlayışımızda böyle bir şey olamaz. Kendileri aynaya baksınlar. Terörist başını MHP, DSP, ANAP'a kim teslim etti? Onu idam etmeme sözünü kim verdi? Sayın Bahçeli, DSP, ANAP verdi.''

DSP, MHP, ANAP iktidarı döneminde Başbakan Bülent Ecevit'in, terör örgütü liderini neden idam edemediklerini açıkladıktan sonra Devlet Bahçeli'nin bir gazetecinin ''neden idam etmediniz'' şeklindeki bir soruya ''Sayın Başbakan gerekli açıklamaları yaptı, benim söyleyecek bir şeyim yok'' cevabını verdiğini belirten Başbakan Erdoğan, bu toplantıya ilişkin görüntülerin de geçen günlerde bir televizyon kanalında tekrar yayınlandığını söyledi.

-''AK PARTİ'NİN SİYASETİNİ TERÖR ÖRGÜTLERİ BELİRLEYEMEZ''-

Başbakan Erdoğan, terör örgütünün yol kesip, vatandaşları tehdit ederek, ''hayır'' oyu verilmesi yönünde propaganda yaptığını, CHP, MHP ve BDP'nin de meydanlarda terör örgütü ile aynı sloganı tekrarladığını ifade ederek, şöyle konuştu:

''Terör örgütü ve uzantıları silahla yapamadıklarını fitne ile yapma peşindeler. Meclis'te milletin iradesinin gereğini yerine getirip, oy kullanmaya elleri varmayanlar, şimdi teröristin fitnesine 4 elle sarılmak suretiyle... Terör örgütü Kandil'den ses veriyor, sufle veriyor bunlar meydanlarda... CHP, MHP, BDP toplantı salonlarında aynı doğrultuda nutuk atıyorlar. Terör örgütü Kandil'den konuşuyor, CHP, MHP, BDP Ankara'da onun hopörleri oluyor.

Silivri'deki iddianamelerde kimlerin kimlerle işbirliği tuttuğunu görüyorsunuz, Dörtyol'daki alçakça saldırıda kimlerin kimlerle işbirliği yaptığını gördünüz değil mi? Halk oylaması sürecinde kimlerin kimlerle işbirliği yaptığını gördünüz. Benim milletim bu oyuna gelmeyecek. Buradan bir kez daha açık açık söylüyorum, AK Parti, AK Parti hükümeti hiçbir terör örgütüyle masaya oturmaz, müzakere, anlaşma yapmaz. AK Parti'nin siyasetini terör örgütleri asla ve asla belirleyemez. AK Parti'nin rotasını asla ve asla çeteler belirleyemez, çizemez. AK Parti'nin rotasını millet çizmiştir millet.''

-''TERÖR ÖRGÜTLERİNİN AVUKATI OLMADIK''-

Başbakan Erdoğan, 12 Eylül 2010 Pazar günü halk oylamasında ''darbe anayasası ile millet anayasasının oylanacağını'' ifade ederek, şöyle devam etti:

''Şunu bilin Tayyip Erdoğan'ın başında olduğu hiçbir hükümet terör örgütüyle masaya oturmamıştır, oturmayacaktır. Biz bugüne kadar ne aldatan olduk ne de aldanan olduk. Terör örgütlerinin avukatı olmadık, ama CHP Silivri'de avukatlık yapmaya devam ediyor. Biz milletin avukatı olduk. Karanlık senaryoları deşifre edeceğiz dedik, deşifre de ettik. Rahatsız oldular. Kirli tezgahları bozacağız dedik, tedirgin oldular. Hukukta kapalı devre, kast sistemini görüyorsunuz. Hukuku, adaleti nasıl birilerinin arka bahçesi haline getirdiklerini görüyorsunuz. Şimdi hukuk milletin ön bahçesi oluyor, kast sistemi, kapalı devre sistemi son buluyor. Bunu hazmedemiyorlar, artık milletin dediği olacak, bunu hazmedemiyorlar.

Başbakan Erdoğan, son Milli Güvenlik Kurulu toplantısından ''terörizmle mücadelenin amansız şekilde devam edeceği'' yönünde çok önemli bir karar çıktığını da anımsatarak, ''Bizim bundan taviz vermemiz mümkün değil, sonuna kadar mücadeleyi sürdüreceğiz. Bu mücadelenin sadece silahlı mücadele olarak devamını savunmadık. Silah bırakması gereken terör örgütüdür. Çünkü güvenlik güçleri elindeki silahıyla asayişi sağlar, teröre karşı can ve mal güvenliği sağlar. Burada herhangi bir oyuna gelmemizi kimse bizden beklemesin'' diye konuştu.

 

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.