İbrahim Halil Sipahi

İbrahim Halil Sipahi

Erdoğan?ı muhalefet seçtirecek,

Türkiye?de tarihinde ilk defa Cumhurbaşkanı halk tarafından seçilecek. Adayların resmi başvurusu yapıldı ve seçim startı verildi. Adaylar şimdi meydanlarda, halkın arasında kendi yöntemleri çalışmalarını sürdürüyor.

Ülkenin en üst ve en saygın makamı olan Cumhurbaşkanlığı makamı, 1989?a kadar

3.Cumhurbaşkanı Celal Bayar dışında Emekli paşalar tarafından temsil edilen bir makamdı. 1989?da Turgut Özal ile birlikte artık sivil ve siyasetin içinden TBMM tarafından seçilen adaylar tarafından temsil edilmeye başlandı. 10 Ağustos 2014 de bu defa partilerin gösterdiği adaylar arasından ve halk tarafından seçilecek.

Propaganda, Kalite ve üslup,

Liderler Cumhurbaşkanlığı seçimini de milletvekili ve yerel yönetimler seçimi gibi algılamış olacaklar ki, ülkenin en üst ve saygın, Cumhuriyetin teminatı olan Cumhurbaşkanlığı makamı seçimlerinin seçim kampanyasında üslup ve söylevlerindeki seviye ve kalite düşüklüğü şimdiden tavan yaptı. Bu saygın makamı temsilin kimlere kaldığına üzülerek şahit oluyoruz.

AKP?nin Cumhurbaşkanı adayı başbakan Erdoğan yılların siyasetçisi olmasının verdiği alışkanlıktan olsa gerek, son seçimlerdeki aldığı oy oranının verdiği güven ile kendinden emin olarak Cumhurbaşkanı adayı değil de milletvekilliği veya mahalli seçimlere katılan bir aday üslubunu kullanıyor.

Seçim kampanyasını başlattığı daha ilk günden muhalefetin adayı Ekmeleddin İhsanoğlu hakkında  ? Monşer, Statükoya bekçi, saksı ve vazo? gibi yakıştırmalar yaparken muhalefete de ?onlar kendilerine vitrin adayı peşindeler? gibi göndermeler yapıyor. Cumhurbaşkanlığı makamının siyasetin tepe noktası olduğunu,  kendisinin tarafsız olmayacağı, ihaleleri, yatırım ve projeleri takip edeceğini millete hizmet eden bir Cumhurbaşkanı olacağını söylüyor. Erdoğan?ın mitinglerinde söylevleri ve yatırım vaatleri ile Cumhurbaşkanı seçilmesi halinde hem köşkü, hem de hükümeti birlikte yöneteceği imasını ortaya koyuyor.

Erdoğan?ın u tavrı ve üslubu karşısında muhalefetin adayı Ekmeleddin İhsanoğlu ise ilk günden polemiğe girmeyeceğini söylemişti,  bu tavrını devam ettiriyor.

Erdoğan?ın ?monşer? yakıştırması üzerine ?monşer azizim demek, teşekkür ederim bana azizim demiş? diyerek yumuşak bir üslupla cevap vermeyi tercik ediyor.

Erdoğan?ın ortalığı kızıştırmaya seçimleri genel seçimler havasına sokma gayretine karşılık muhalefet adayları halkın arasına girmek sureti ile seçim çalışmalarını sürdürüyor.

Erdoğan?a istediği ve özlediği üslup ta cevap vermek CHP lideri Kılıçtaroğlu ve MHP lideri Bahçeli?ye düşüyor.

Kılıçtaroğlu yine bildik ancak bir türlü işe yaramayan muhalefet yöntemini tercih ederek yine Erdoğan?a 17 Aralık operasyonu, hırsızlık ve mal varlığı üzerinden yüklenmeyi tercih ediyor.

 

Erdoğan?ı kazandıran muhalefet(!)

Başbakan Erdoğan 2010 Anayasa referandumunda Türk hukuk sistemini ayaklar altına alan 26 maddelik anayasa değişiklik paketinin içerisinde halkın dikkatini çekecek ?ailenin korunması, özel hayatın gizliliği ve sendika kurma hakkı? gibi  üç maddeyi meydanlarda, televizyon programlarında anlatırken. Ana muhalefet liderleri Kemal Kılıçtaroğlu Erdoğan?ın boyunun uzunluğu, Oğullarının gemicikleri üzerinden muhalefet yapmayı tercih etmiş, tecrübesiz çiçeği burnunda genel başkan Kılıçtaroğlu Erdoğan?ı oy kaybına uğratacağını sanmıştı. Erdoğan % 57.88 oy ile bu referandumdan galip çıkmış bu sonuçla ardından gelen 2011 genel seçimlerine daha da güçlenerek girmişti.

2011 genel seçimlerinde Başbakan Erdoğan bir yandan muhalefete ağır ve küçük düşürücü sözler sarf ederek diğer yandan yaptığı icraatlarını ağız dolusu laflar ile anlatmak sureti ile oy toplamaya ve oylarını arttırmaya çalışırken. Kılıçtaroğlu ve Bahçeli iktidarın eksikliklerini ve kendi iktidar modeli ve projelerini halka anlatmak yerine yine Erdoğan?ın şahsı ve ailesi ile ilgili açıklamalar ile bilinen,  basit muhalefet yolunu seçiyorlardı sonuç;  AKP % 49.95  CHP ve MHP?nin toplamı : % 37.92 oy oranı.

 

17 Aralık 2013 de AKP?nin dört bakanının oğlunun ve birçok bürokratın adının karıştığı Başbakanın oğlu Bilal Erdoğan?ında ifade verdiği rüşvet ve yolsuzluk operasyonu. Muhalefetin AKP iktidarı ve başbakan Erdoğan?a karşı kullanacakları büyük bir koz olarak görünüyordu, öylede oldu.  Muhalefet liderleri partilerinin başkan adaylarının miting ve toplantılarında,  adayların ve projelerinin tanıtımlarını ön plana çıkarılması gerekirken, Kılıçtaroğlu ve Bahçeli?nin yolsuzluk operasyonu üzerinden sürdürdükleri muhalefeti  sayesinde 30 Mart 2014 yerel seçimlerinden de Başbakan Erdoğan siyasetteki tecrübesi, etkileyici ve inandırıcı hitabeti ile yolsuzluk üzerinden yapılan muhalefeti bertaraf etmeyi ve 30 Mart seçimlerinden de galip çıkmayı başarmış oluyordu.

Sıra Cumhurbaşkanlığı seçimine geldi.  Türkiye?de tarihinde ilk defa Cumhurbaşkanı partilerin gösterdiği adaylar arasından halk tarafından seçilecek.

Adaylar meydanlara indi, çalışmalarına başladı.

Muhalefet yine bildiği yöntemler ile muhalefet yapma peşinde.Adam adaylığını koymuş, YSK kabul etmiş, seçim bürolarını açmış, her gün bir yerde binlerce insana miting yapıyor. Sayın Bahçeli hala ?Erdoğan Cumhurbaşkanı olamaz? diye yırtınıp duruyor. Selehattin Demirtaş?ın adaylığının reddi için YSK?ya başvuruyor. Atı alan Üsküdar?ı geçmiş arkadaş bihaber.

Sayın liderler siz bir aday göstermişsiniz. Aday siyasetten gelmiyor, deneyimi yok, polemiğe girmeği sevmiyor, gerçi siz onun yerine giriyorsunuz.

Açıkça adayınız üslup ve seviyesini korumak sureti ile kendini tanıtma ve oy toplama çabasında. Sizler adayınızı bu yönde destekleyip yardımcı olacağınıza bildiğiniz ve her seferinde ters tepen muhalefet yönteminizden taviz vermiyor ve vazgeçmiyorsunuz.

Bu muhalefet tarzınız ile halka inemiyor ve kendi kalıplaşmış olarınızdan başka oy alamıyorsunuz.

Neticesinde kendi elinizle Erdoğan?a başarıyı getiriyorsunuz. Bu seçimde de Erdoğan kazanırsa sizin bu muhalefetinizden(!) dolayı kazanacaktır bunu da böyle bilesiniz.

 

İbrahim Halil SİPAHİ

Araştırmacı Yazar

11.07.2014/adanapost.com

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.