İbrahim Halil Sipahi

İbrahim Halil Sipahi

Gündemi değiştir, günü kurtar,

 

Bir dönemde merhum Turgut Özal hükümetin bazı icraatlarını gerçekleştirirken kamuoyunun eleştirilerini ve tepkilerini asgariye indirmek için dikkatleri başka tarafa çekecek bir konu ortaya atar gündemi değiştirir ve yurt dışı gezisine giderdi.

Bu alışkanlık Özal’dan Türk siyasetine miras kaldı.

Türkiye’nin güney doğusunda aylardır PKK terör örgütü ile güvenlik güçleri arasında çatışmalar devam ediyor. Her gün birkaç ocağa ateş düşüyor, haberler “bu günde acı haberle gündeme başlıyoruz “ diyerek şehit haberleri ile başlıyor.

 

Önce Şanlıurfa yılbaşından buyana da Kilis’e IŞİD terör örgütü roket atışı gerçekleştirerek Kilis’te sivil canları alırken, binaları yıkarak maddi kayıplar verdiriyor.

Diğer taraftan Ankara’da, İstanbul’da, Bursa’da, Diyarbakır’da Gaziantep’te meydanlarda, kamu binalarında, önemli yönetim merkezlerinin yakınında bomba yüklü araçlar, canlı bombalar patlıyor. Yüzlerce insan hayatını kaybediyor, yaralanıyor. Yurdun neresinde, ne zaman, hangi saatte bir bombalı saldırı olacağını tahmin etmek zor, insanlar birbirlerine kalabalık ve belli başlı yerlerden uzak durması yolunda telkinde bulunurken, bir taraftan da vatandaşın gözü etrafta canlı bombacı arıyor.

 

Tüm bu olalar, acılar ve endişeler yaşanırken birileri çıkıyor ya bir olay ardından, bir olay bulamazsa bir konu ortaya atarak tartışma konusu oluşturuyor,  böylece gündemi değiştiriyor.

Türkiye de hemen her gün duyduğumuz duymayınca şaşırdığımız cinsel istismar, kadın ve çocuklar başta olmak üzere her türlü şiddet olayları, cinayetler. Bunlardan en çok yankı uyandıran ise Ensar vakfı Karaman şubesinde bir öğretmen tarafından üç yıldır devam eden tecavüz olayı oldu. Kuruluş amacı, çizgisi ve idaresi ile böyle bir olayın yaşanmasının düşünülemeyeceği bir yerde meydana gelmesine en çok tepki göstermesi ve derhal soruşturma açılmasını, geçicide olsa şubenin kapatılması talimatını vermesi gereken. Aileden Sorumlu bakanın,  “Bir kere rastlanmış olması, hizmetleriyle ön plana bir kurumumuzu karalamak için gerekçe olamaz” demesi.  Zaten hassasiyeti nedeniyle kamuoyunda büyük tepkilere neden olan bu olayın uzun süre gündemi meşgul etmesine neden olmuştu.

 

Bir süre sonra Meclis başkanı nasıl dikkatleri üzerime çeker, gündemi nasıl değiştiririm diye ortaya çıkıyor, Anayasa’da değiştiremeyeceği ve değiştirilmesinin teklif dahi edilemeyeceği “Laiklik” ilkesi üzerine, pişmiş aşa su katarcasına “yeni anayasada laiklik olmasın” diyor. Bir anda gündem değişiyor, her cepheden cengâverler!  Çıkıyor tartışmayı genişletiyor.

 

Şimdi her şey bitmiş tartışma konusu, Türk tarihinin 1919’dan önce mi? 1919’dan sonra mı? Başladığı ve kazanılan, kutlanan, kutlanmayan zaferler.

On bin yıllık Türk tarihinin her dönemi tarih sayfalarına altın harflerle yazılmış zaferlerle süslüdür. Türk tarihi ne Ergenekon’la, ne 1071’de Malazgirt’te nede 1919’da Samsun’da başlamıştır.

 

Bırakın beyler herkes işini yapsın, Tarihi tarihçiler anlatacak, yazacak. Siyasetçiye, iktidara düşen varsa bir eksiklik erk sensin ver talimatı tarihçiler araştırsın yazsın, sizde aydınlanın millet’te aydınlansın. Tabi maksadınız bağcı dövmek değil, üzüm yemekse. 

Bugün ülkenin güneydoğusunda her gün hayatını kaybeden kahraman şehitlerimiz tarihe yazılıyor, Kilis’te IŞİD saldırılarında yalnız bırakılan halk tarihe yazılıyor, Yurdun dört bir anında patlayan bombalar tarihe yazılıyor.

Güneş balçıkla sıvanmaz” gerçeklerden kaçılmaz, bırakın tartışma konularını gerçeklerle yüzleşin.

 

İbrahim Halil SİPAHİ

03.05.2016/adanapost.com

twitter.com/ihalilsipahi

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.