Hayati Koca: Bilmiyorsan, aşkolsun!

Hayati Koca: Bilmiyorsan, aşkolsun!
Hayati Koca: 'Bir sürü deney, formül, değişen işlemle denizin rengini değiştirmeye çalışabilirler; biz onun hep mavi olduğuna inanalım, ne kaybederiz ki...'

Cumartesi Yazıları - 54

 

       “... sebep olan sahibi değildir, dert gibi.”

 

Bilmiyorsan, Aşkolsun!

 

Belki ondandı, şiir yazan adamın: “ Bu aşkın sebebi sensin, sahibi benim Mâsivâ!” diye haykırması. Her sebep olan, sahibi değildi; aşk gibi, dert gibi, mavi gibi, deniz gibi... Hangi gül kırmızı olduğunun farkında ki... Bir bülbül olmasaydı ne gülün goncasını ne de kırmızısını fark edecektik.

İnanma, bir kalp işi; bilme ise akıl. Bazen diyor ki insan, sadece kalpten olsaydı insan. Sadece candan, içten, duygudan, inanmadan... Bilince mi dağıldık çokça? Herkes ayrı şeyler biliyordu. Ve herkes bildiğine inanıyordu. Yanlışlığı ispatlanana kadar geçerliliğini koruyan doğruları vardı. İspatlanma sürecindekiler ne kadar da bahtsız! Ya bildikleri doğrular onların bilmediği ve görmediği zamanlarda yanlışa dönüşmüşse...

Belki de ondandı, inanmaya dair bir sürü şeyi ihmal ediyorsak en azından akletmeye çağrılışımız.

İllüzyonistler farklı şeyler göstermeye çalışabilir; biz gülün kırmızı olduğuna inanalım.

Bir sürü deney, formül, değişen işlemle denizin rengini değiştirmeye çalışabilirler; biz onun hep mavi olduğuna inanalım, ne kaybederiz ki...

Sabah olanlarla ilgili bir sürü şey biliyorlar, akşam tam tersi şeyler oluyor; onunla da alakalı bir sürü şey biliyorlar. Biz bu bilenlerin de insan olduğuna inanıyoruz, değişip dönüşmelerine de inanıyoruz, hikmete dair bilginin zamanla inanmaya evrildiğine inandığımız gibi.

Dünya yüzölçümünce bildiğimiz her şey, dünyadan bir metre uzaklaştığımızda da ayaklarımızı sabit kılacaksa ne mutlu! İhtimal...

Sabahın olduğunu ve vaktin girdiğini saate bakmadan anlayan,  anladığına inanan ve gereğini yerine getiren insana da ne mutlu! İhtimalsiz...

Denizde karşılaşan ve birbirine karışmayan suya inanmak,

ruhun yüceliğine inanmak,

geçiciliğe inanmak,

ötelere inanmak;

sonra da

varolmak.

yazının devamı..

 

 

 

Kaynak:

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.