İbrahim Halil Sipahi

İbrahim Halil Sipahi

İmtiyazlı işadamı iken, hain olan Zarrab,

Reza Zarrab, İran asıllı, Türkiye’de AKP iktidarı tarafından imtiyazlı olarak Türk vatandaşlığı verilmiş, 33 yaşında, milyar dolarlık ticaret yapan bir iş adamı. Önce sanatçı Ebru Gündeş ile evliliğinden dolayı adı duyulan,  aralarında dör bakanında adının karıştığı 17/25 Aralık rüşvet ve yolsuzluk vakası ile adı, özdeşleşen Zarrab. 17/25 Aralık’ta tutuklanmış, 70 gün sonra serbest bırakılmıştı.

Zarrab, ABD’ye neden gitti?

Reza Zarrab; İran’ı dolandırdığı gerekçesiyle, İranlı ortağı Babek Zencani, Türkiye’de yaşanan 17/25 Aralık vakasından birkaç gün sonra 30 Aralık 2013 tarihinde, İran’ı 2,8 milyar dolar dolandırmak suçundan, İran’da tutuklandı. Zencani mahkeme sürecinde verdiği ifadelerde dolandırdıkları paranın büyük çoğunluğunun ortağı Zarrab’ta olduğunu söylemesi ile Zarrab’da İran’da Petrol bakanlığını dolandırmak ve altın kaçakçılığı suçlamasının faili durumuna geldi. Zarrab’ın bunun dışında İran’da hakkında 30’a yakın suçlama var.  

Türkiye’de o dönem başbakan olan R.Tayyip Erdoğan sayesinde 17/25 Aralık yolsuzluk suçlamasından kurtulan. Ancak İran ve ABD’yi dolandırma suçları açıkta olan Reza Zarrab. İran’da ortağı Zencani davasının sona yaklaşmak üzere olduğu bir dönemde, 22 Mart 2016 tarihinde Miami/ABD’ye gitti ve orada, İran’a yönelik yaptırımları ihlal ederek ABD’yi dolandırmak, bankacılık sahtekârlığı ve kara para aklama suçlamalarından dolayı tutuklandı. ABD’li savcıların hazırladığı ve 95 yıl hapis istenilen dava geçtiğimiz günlerde başladı.

Zarrab anlaşmalı gittiği ABD’de, aynı anlaşma kapsamında tanık oldu;

Zarrab’ın mahkeme öncesinde FBI ve savcı ile anlaşarak itirafçı tanık durumuna geçmesi bir tertipten ibaret. Zarrap ABD’ye ön görüşme yaparak gitmiştir. ABD’ye karşı suçlu olduğunu bilen Zarrab’ın tutuklanacağını bilerek ABD’ye gitmesinin öncelikli nedeni, İran’da üzerine isnat edilen suçtan dolayı idam cezası ile yargılanacak olmasıdır. İran Zarrab’ı yargılamak üzere Türkiye’den isteme hazırlığı içerisindeydi. Türkiye ile İran arasında suçluların iadesi hakkında bir anlaşma var, ABD ile İran arasında böyle bir anlaşma ise yok. Ayrıca Türkiye ile İran arasında ilişkilerin ilişkilerin normal bir seviyede seyrettiği bir dönemde Türkiye’nin İran’dan gelen talebe kayıtsız kalması imkânsızdı. Belki de bu nedenle Zarrab’ın ABD’ye gidişine göz yumuldu.

Belli ki, Zarrab’ın tutuklanabileceği, itirafçı olacağı, Türkiye’de kendine imtiyaz tanıyan, mahkemelerden ve cezaevinden kurtaranları satacağı düşünülmedi. Adam(!) üç ülkenin vatandaşı, iş adamı, işi ticaret, yani almak satmak, tabiî ki kendisine kâr’ı nerede görüyorsa, o tarafa meyledecek.

El konulan paraya faiz, akıbetinden endişe ile ABD’ye NOTA verilen adam;

17/25 Aralık vakasında adı dört bakan ile birlikte yolsuzluğa karışan ve tutuklanan, 70 gün cezaevinde kalan. Zarrab’ın cezaevinden ve bu davadan kurtulması için AKP iktidarı ve başı Erdoğan olağan üstü çaba göstermiş, Zarrab’ için övgüler, methiyeler düzülmüştü. 17/25 Aralık soruşturması kapsamında 1 milyon Lira, 800 bin Euro, 60 bin Dolar ve iki kilo altınına el konulmuştu. Cezaevinden rüşvet ve yolsuzluk davasından tahliye edildikten sonra el konulan paralarını 55 bin lira faiziyle geri alan Zarrab, jest yaparak aldığı faizi Kızılay’a bağışlamıştı.

New York’ta cezaevinde olan Zarrab’ın cezaevinden çıktı kendisinden beş gündür haber alınamadığı ve hayatından endişe edildiği gerekçesiyle AKP hükümeti 15 Kasım 2017 tarihinde Zarrab’ın hayatından endişe edildiği gerekçesiyle ABD’ye NOTO verdi.

Hayırsever işadamı imtiyazlı Zarrap’ın hain oluşu;

Zarrab savcı ile anlaşmasının ardından, sanık olarak başladığı davada tanık durumuna geçti. Mahkemede ambargoyu nasıl deldiklerini,  altın ticareti vb. usulsüzlükleri nasıl yaptıklarını, Türkiye’de eski Bakanlar, Egemen Bağış, Zafer Çağlayan tarafından nasıl imtiyaz gördüğünü. Bağış, Çağlayan ve Halk Bankası Genel Müdürü Süleyman Aslan’a nasıl ve ne kadar rüşvet verdiğini anlatması ile birlikte bir zamanlar vatansever, hayırsever olan. Bu nedenle AKP iktidarı tarafından hakkında neredeyse methiye düzülen, imtiyazlı işadamı Zarrab. ABD tarafından Türkiye’yi, AKP hükümetini sıkıştırmak için rehin alınan yalancı ve iftiracı bir kişi olarak ilan edildi. Zarrab’ın casusluk suçlaması ile Türkiye’deki mal varlığına el konuldu.

Zarrab’ın ABD’nin İran’a ambargosunu delindiği, İran Petrol Bakanlığını dolandırdığı, Türkiye’de adı geçen bakan, bürokrat, adından bahsetmediğimiz, 17/25 Aralık’ta adı geçen kişilere rüşvet verdiği, karşılığında imtiyaz kazandığı konusunda, görünen, mantığa uyan ve Zarrab’ın itiraflarının kısmen doğru olduğunu kabulle şüpheye mahal kalmıyor.

Ancak Zarrab’ın ABD’ye gidişi zamanlama bakımından, 20 aylık tutuklama sürecinde suskun, mahkemeye öncesi savcı ile anlaşarak itirafçı ve tanık konumuna geldikten sonra bülbül gibi şakımasının arkasında, Küresel sermayenin Türkiye üzerinde, yeni bir hamlesinin olduğu gerçeğini de göz ardı edemeyiz.

 

İbrahim Halil SİPAHİ

03.12.2017/adanapost.com

twitter.com/ihalilsipahi

 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.