1. YAZARLAR

  2. Aysel Karakuzu

  3. İnsansız Cihazlar, İnsansız Şehirler ve Küresel Kıyamet
Aysel Karakuzu

Aysel Karakuzu

Yazarın Tüm Yazıları >

İnsansız Cihazlar, İnsansız Şehirler ve Küresel Kıyamet

A+A-

İnsansız Cihazlar, İnsansız Şehirler ve Küresel Kıyamet

Dünya insan için yaratılmış, hukuk, bilim, siyaset ve sanat alanları, arzın misafirlerinin huzur, sağlık, mutluluk ve adalet ihtiyacı ile güvenliğin temini yönünde birer araç olarak doğmuştu.

İnsanoğlu, en güzel şekilde yaratılmış olmasına rağmen, tağyir, tahvil ve tebdil hastalığına tutuldu, doğanın ahengini bozdu. Bilim artık, tedavisi gereken bir hasta durumunda…

Uluslararası hukuk kuralları sadece kâğıt üzerinde kaldı. Adeta, orman kanunları hüküm sürüyor. Daha fazla kazanmak arzusu, öldürerek çalmaya sevk ediyor. Meşrû olmayan yöntemler kullanılarak, ülkelerin hukuk, siyaset ve ekonomik sistemine etki ediliyor, sosyal hayatlar dahi, istenildiği gibi şekillendiriliyor.

Sovyetler Birliği’nin dağılmasından sonra, namlusunu komünizmden İslâm’a çeviren küresel canavar, Ortadoğu coğrafyasını insansız şehirlerden ve cezaevlerinde zulüm gören insanlardan müteşekkil bir harabeye dönüştürdü.

O coğrafyada da 27 Mayıs’lar, 12 Eylül’ler, 28 Şubat’lar, 15 Temmuz’lar yaşanıyor. Kendi kendine yeterli olmaya çalışan, doğal kaynakları üzerinde kendi hakimiyetini kurmak isteyen, kısacası emperyalizme karşı direnen yönetimlerin ya da ülkelerin cezalandırılma şekli…

Devletlerin, birbirlerini, iklim değişikliği yaratmak amacıyla bulutlarını çalmakla dahi suçladıklarına şahit oluyoruz. Hayvan genlerinde ve bitki tohumlarındaki değişiklik ile yetinmeyen bilim, genetik tasarımlı bebeklere dahi imza attı.

HAARP teknolojileri iddia edildiği gibi etkili ise, tahrip etmek yerine dünyayı ve ekolojik düzeni yeniden îmâr etmek için kullanılabilirdi.

Teknolojinin bugün geldiği seviye dahi aslında, insanlığa büyük bir hizmetti.

Devletler ve toplumlar ortak amaçla hareket ederek, muhtemel bir küresel kıyameti engellemek için, müspet çalışmalar yapmayı tercih etmiyor, sahip oldukları teknolojiyi ve gücü birbirlerini yok etmek amacıyla kullanıyorlar. Hatta daha fazla yok etmek için teknoloji geliştiriyorlar. Bu uğurda harcanan maddi güç ve zaman, dünyayı güzelleştirmeye kâfi gelebilirdi.

Ülkemizi de hedef tahtası ve köprü yapmaya çalışan küresel emperyalizmin kurucuları bir gün, tüm dünyanın ortak değerlerine ve mirasına zarar verdiklerinin farkına varacaklar.

Savaşlardan yorulan bir dünya yarattıklarını, ancak kendileri de zarar gördükleri oranda fark edecekler. Dünyaya demokrasi, insan hakları ve özgürlük dersi veren Fransa, küresel kıyametten kendisini koruyamıyor. Görünürdeki sebebi akaryakıt zammı olan protestolar neticesinde, ülke savaş alanına döndü.

Mağazalar yağmalanıyor, kamu malına zarar veriliyor, masum insanlar hayatını kaybediyor, ya da yaralanıyor. Tıpkı diğer ülkelerde ve Türkiye’de sahnelenen oyunlar gibi.

Hâlâ merak ediyorum, bu kışkırtmalar farklı ülkelerde aynı sahnelerle nasıl karşımıza geliyor ve nasıl bu kadar başarılı olabiliyor?

Sebep kültür emperyalizminin tüm dünyada, toplumların duygu ve fikir dünyasına hâkim olması olabilir mi?

Müspet çerçevede kalamayan kültürel etkileşim ve iletişim imkânlarının etkinliği ile dünya, sürekli savaşan büyük bir köye dönüşerek, küreselleşme menfî yönde ilerledi.

Toplumlar hâlâ, tek tip insan modeline dönüştürülmeye ve manipülasyona uygun hale getirilmeye çalışılıyor.

Bir zamanlar, evinin ve işyerinin kapısını kilitlemeye gerek görmeden yaşayan bir toplumun penceresinden, ileri güvenlik önlemleri ile dahi güvenliğin sağlanamadığı bir dünyayı izliyoruz.

Dünyanın güzelliğini bozarak tadını kaçıranlar da bir gün, çiçek kokularını yok ettiklerini fark edecek, bir kasımpatının kokusunu özleyecekler. Belki o zaman, küresel kapitalizmin neticesi olan muhtemel kıyametin, topyekûn zarar vereceğini daha fazla idrak edecekler.

Günümüze değin süregelen savaş ve haksız paylaşımlar, devletleri belki de yakın bir zamanda âdil ve barışçı çözümlere mahkûm ederek, sürecin müspete evirilmesini sağlayacaktır.

Umuyoruz ki insansız cihazlar, yapay zekâ ve robotlar, yalnızca insanı korumak ve rahat yaşatmak amaçlı kullanılsın. İnsansız şehirler meydana getirmek için değil…

Bu hayal gerçeğe dönüştüğünde, dünya huzura kavuşabilir.

Selâmlarımla.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.