Mustafa Yürekli

Mustafa Yürekli

'İsrail’in Tipik Yahudi Kurnazlığı…'

Eyüp Sultan Sosyal Bilimler Derneği Genel Başkanı Mustafa Yürekli, sosyal medyadan yaptığı açıklamada, dünya kamuoyunda dışlanan ve yalnızlaşan İsrail’in “İsrail-Rusya-Türkiye üçlüsü Suriye meselesinde ortak harekât ediyor!'' izlenimi vermeye çalıştığını belirtti.

‘Yaşanması muhtemel bir savaşta ABD ve Haçlı Avrupa’nın İsrail’i kaderiyle baş başa bırakacağına dair bir kanaatin İslam devletlerinde taban bulmasıyla birlikte tarihteki ilk Yahudi devletinin akıbeti bellidir. İsrail tipik Yahudi kurnazlığını yeniden sahnelemeye çalışarak içine düştüğü girdabı, sahipsizliği, bataklığı olabildiğince örtmeye ve karanlığa mahkûm edip gözlerden ırak tutmaya çalışıyor ama nafile.

Küresel ekonomik krizin pençesinde inleyen Batının eskisi gibi İsrail’i tüm şımarıklıklarına rağmen her şartta korumaya, kollamaya ne güçleri ne de niyetleri var! İsrail’in varlığını, güvenliğini direk ilgilendiren Suriye’deki iç savaşta bile ABD, AB ve NATO’nun çok güçlü, kapsayıcı, savaşın seyrine etki edecek biçimde Suriye’ye askeri güç göndermek gibi bir arzu ya da planlarının olmadığı da ortada. İsrail’in giderek belirginleşen, somutlaşan bu yalnızlığı ve dışlanmışlığı sadece devletler nezdinde olan bir durum değil. BM, NATO, AHİM gibi küresel kuruluşlarda da derinden gelen güçlü bir İsrail aleyhtarı dalganın varlığına dair işaretler yanardağın lav püskürtmesi gibi zaman zaman ortaya çıkıyor.

İsrail, yönetimler, iktidarlar ve küresel toplum vicdanına her geçen gün çok daha fazla yük olmakta bunun sonucu olarak bölgedeki meşruiyeti sorgulanır hale gelmektedir. İsrail uluslararası toplumdan tecrit sürecinin verdiği şaşkınlıkla kafası kesilmiş tavuk gibi akılsızca sağa sola zıplayıp duruyor. İsrail’in ABD ve Avrupa ülkelerindeki dokunulmazlık zırhının delinmesi ile BM gibi küresel kuruluşlardaki itibar kaybının İslam ülkeleri ve toplumları tarafından gözle görülebilir, hissedilebilir bir realiteye dönüşme olasılığı global terör örgütü Siyonizm’inin uykularını kaçıran en önemli tehlike.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Rusya lideri Putin arasında son 6 ayda 4. Zirve gerçekleşti. İsrail Başbakanı Netanyahu ise son 1,5 yılda 5. Kez Rusya’daydı. İsrail Başbakanı Netanyahu’nun ziyaret trafiğinin Rusya’nın Suriye’ye askeri müdahale kararı almasından sonra artış göstermesi manidar. Hatta ikidir Cumhurbaşkanı Erdoğan ile İsrail Başbakanı Netanyahu pişti oluyorlar. Erdoğan ve Netanyahu’nun Rusya lideri Putin’le randevu tarihleri arasında sadece 24 saat var! Cumhurbaşkanı Erdoğan ne zaman Rusya’yı ziyaret etse ya bir gün önce ya da 1 gün sonra İsrail Başbakanı Netanyahu’nun Putin aşkı aniden depreşiveriyor. Özellikle son Türkiye/Rusya; İsrail/Rusya ikili temasları aynı tarihe denk geldi. Netanyahu/Putin görüşmesi 9 Mart; Erdoğan/Putin zirvesi 10 Mart! Türkiye ve İsrail’in Rusya ile diplomatik temaslarının birbirlerine bu kadar yakın olmasının bir anlamı var elbette. İsrail her şeyden önce tüm dünyaya Rusya ile ne kadar derin, köklü ve yakın bir işbirliği içinde olduğuna dair görüntüyü özellikle vermek istiyor.

Küresel çete Siyonizm, “Rusya’nın İsrail’in âli menfaatleri uğruna Suriye’ye askeri güç gönderdiği” şeklinde sanal bir bakış açısını kabul ettirme gayretinde. Çünkü İsrail’in İslam deniziyle kuşatılmış varlığı tarihte hiç olmadığı kadar büyük risk altında. Böylece dünya devletleri ile toplumlarına şu mesajı veriyor: “İsrail-Rusya-Türkiye üçlüsü Suriye meselesinde ortak harekât ediyor!''dedi..

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.