Kararmış ufuklar için gümüşten bir fecir…

İngilizlerin legal görünümlü illegal terörist yapılanmaları, insanlığa nefes aldırmıyor, dünyayı kan gölüne döndüren bu yapılar ara vermeden ve hız kesmeden katliamlarını sürdürüyor. Dün geceki Beşiktaş katliamını PKK uzantısı TAK’ın üstlenmesi, bu caniliğin boyutunu bir kez daha ortaya koydu.

İngiliz politikasının yönettiği; BM, AB, NATO, OGSP, UNESKO, DEAŞ, PYD, YTP, PKK, TAK gibi yapılar, çok farklı kılık ve karakterle kıyımlarına devam ediyor. Bu hunhar eylemleri 60’dan fazla ülkenin uçakları ile havadan, gizli servislerin desteklediği DEAŞ, PYD, YTP, PKK, TAK gibi terör yapılarıyla da karadan tek bir amaç için gerçekleştiriyorlar: Müslüman milletleri, tek kişi kalmayıncaya dek katletmek. Bunu tüm dünyanın gözü önünde ve gözü kara bir şekilde yapıyorlar. 

Dünya Müslümanlarının neredeyse tek umudu olan Türkiye de bu ortamın içine çekilmeye, terör ortamında tutulmaya çalışıyor. Avrupa uşaklığını kabul etmeyen bir Türkiye’ye de yaşama şansı vermek istemiyorlar.

Yıllar önce, Henry Ford’dan okuduğum şu cümlenin altını çizmişim: “Yehuda camiası hükümetler üzerinde hâkimiyet kurar ve diğer milletler arasındaki etnik anlaşmazlıkların devam etmesini içten, var gücüyle destekler…” 

Geldiğimiz şu günde ise, bu ortamı sadece desteklemek değil, bizzat kurguluyor ve terör sürecini yönetiyorlar.

İnsanlığın bu zulümden kurtulması şart; bu böyle sürdürülemez.  En güçlü sermayemiz de, her zaman olduğu gibi maneviyatımızdır. İşte, manevi büyüklerimizden Sezai Karakoç’un şu cümlesi, bunca vahşete rağmen bizi insanlığımıza yeniden ve çok daha diri bir şekilde ikame ediyor:

“Biz Müslümanlar, çağımızda, zaman zaman, iyice kararan tabloya bakıp da, ürkmemeli ve umudumuzu yitirmemeliyiz. Umut sofrası ne kadar fakir bir görünüşte olursa olsun, imkânlar mutfağı ve kileri yine de zengindir. Umudunuz kırılmasın Müslümanlar! Bu topraklar daima pozitife gebedir. Ne kadar menfi tohumlar atılırsa atılsın tevhidin ve İslâm’ın boy verdiği ve öteden beri verimlendirdiği bu toprak, o zakkum tohumlarını çürütecektir eninde sonunda. Batı akını durdurulup yeniden hakkın tohumları ekilmeye başlandığında, kararmış ufukların gümüşten bir fecir gibi yeniden yeniye aydınlandığı görülecektir." 

Evet, bu fecre bu gün her şeyden çok ihtiyacımız var.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.