Kasırgaya Ateş Etmeyin! 

Son günlerde Amerika’daki Irma Kasırgası bizim haber bültenlerinde de gündemi işgal etmiş durumda. Haber şu şekilde: ’’Genç bir Amerikalı ‘Irma kasırgasına ateş edin’ başlıklı bir facebook sayfası açıp 80 bin kişi bunu takibe alınca Pasco County’de polis “Irma’ya ateş etmeyin. Onu geri çeviremezsiniz ve çok tehlikeli yan etkilere neden olursunuz” uyarısı yaptı. Sayfayı açan 22 yaşındaki Ryan Edward “Stres ve sıkıntıdan yaptım ama kontrolümden çıktı” diyor.  

Gelen görüntülere bakılırsa orada kıyamet kopuyor adeta. Evler karton kutular gibi savruluyor, ağaçlar köklerinden sökülüyor, sokaklar ve sığınaklar sular altında. 

Irma Kasırgası ne teknolojiyle ne insan gücü ile engellenemiyor. Amerika’da sahaya inen melekler sadece teknoloji ve insanları değil,  aklını ilahlaştıran riyakar ve kibirli yöneticileri, yenilmez gördükleri ordu ve tüm tağutları biçip geçiyor, yerle bir ediyor. 

Kimilerine göre  iklim ve bölge şartlarına göre normal bir şey, kimilerine göre Allah’ın zalimlere karşı bir azabı. 

Dehşet içinde sadece izliyoruz ve görüyoruz ki “Allah Amerika’dan daha büyüktür”. 

Peki ya insanlar tüm bu olup bitenler karşısında ibret alıp gerekli dersleri çıkarabiliyorlar mı? 

Ya da şöyle soralım Irma’nın  Amerika’yı aşıp Orta Doğu’ya gelme gücü yok mudur? 

Şehirlerin batışına hangi ismi verirseniz verin ( ki İslam helak ifadesini kullanır) bu batış depremle mi olur kasırgayla mı bilemiyorum. Lakin Kuran-ı Kerim’in bize bildirdiği bir takım bilgiler var bildiğim. 

Kitabımız kendilerinden önce aynı yanlışa düşen ve helak edilen kavimler kendilerine haber verildiği halde uyarılara karşı kulaklarını tıkayıp, şirk, fuhuş, sapkınlık, hile, Allah’a isyan ederek haddi aşmış kavimlerin sel, deprem, yanardağ patlamaları ile nasıl yerle bir edildiğini anlatır bize. 

Bu bilgiler bize neden aktarılıyor bizler ne anlamalı, nasıl yaşamalıyız? 

Gelelim yaşadığımız çağa ve insanlara… Yukarıda saydığımız kavimleri helak eden özellikler sadece bizden önceki kavimlere, Amerika veya sadece batı ülkelerinde yaşayan insanlara has özellikler mi? 

Eğer bir gün Melekler rüzgârları, kasırgaları, yıldırımları kamçılar ve yönü Orta Doğuya da dönerse onların hızını kesecek, önüne çıkacak hiçbir güç yoktur. 

İşte o gün ne uyuyan liderlerin uyanmasının bir anlamı ne de eleştirdiğimiz hükümetlerin faydası olacaktır.  

Onlara  kendilerinden öncekilerin; Nuh, Ad,Semud, kavminin,İbrahim kavminin, meyden ,ahalisinin ve yerle bir olan şehirlerin haberi gelmedi mi ? 

Onlara resulleri apaçık deliller getirmişlerdi. 

Demek ki Allah onlara zulmediyor değildi,ama onlar kendi nefislerine zulmediyorlardı. (Tevbe 70) 

Allah ‘Oku, düşün, aklet, ibret al ve kendine çeki düzen ver.’diyor. 

Henüz vaktimiz var. Uyarılar karşısında tedbir almak için okumak bir öneri. 

‘’Allah ve Resulüne karşı gelen bilsin ki,  Allah azabı şiddetli olandır.’’(Enfal 139 

‘’Allahtan nasıl korkmak gerekiyorsa öylece korkun.’’ (Ali İmran 102) 

‘’Bir de öyle bir fitneden sakının ki o içinizden sadece zulmedenlere erişmekle kalmaz(umuma sirayet ve hepsini perişan eder.)Allahın azabı şiddetlidir. ‘’(Enfal 25) 

Yaşadığımız şehirlere bir göz atalım: Bakalım insanlar nasıl bir yaşam tarzı benimsiyor, yöneticilerimiz ne durumdalar, cemaatlerimiz ne işle meşguller? Mesela bizim evimiz, işyerimiz ne durumda? 

Adana’da hayat nasıl şekillenir, neler yaşanır, en önemlisi biz bu akışın neresinde, ne kadarında rol sahibiyiz? 

Şimdi derin bir tefekkür vaktidir. Her birimiz için. 

Çünkü ölüm mutlaka gelecek! Herkes yaşadığı hayatın hesabını verecek. Burada olmasa bile ahrette suçlular muhakkak helak olacak. ‘’'Ne kötü bir durak, ne kötü bir konaktır orası!’’(Furkan 66)

 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.