İbrahim Halil Sipahi

İbrahim Halil Sipahi

Kerkük’e kim sahip çıkacak?

Bütün umudunu Türkiye’ye bağlayan Türk devletleri ile esaret ve zulüm altında yaşayan Türk illeri; Düştükleri sıkıntı, karşılaştıkları problemler, uğradıkları saldırılarda imdat bekledikleri Türkiye’den yardım ve destek almakta sıkıntı yaşamakta. Türkiye sınırları dışında yaşayan soydaşlarımıza derman olamamaktadır. Bunların başında da Doğu Türkistan, Musul ve Kerkük gelmektedir.

Bir koyup üç alacağız” diyerek körfez savaşında Türkiye’nin bütün imkanlarını ABD’nin hizmetine sunan,kraldan çok kralcı davranan, bir anda Irak -Türkiye petrol boru hattını kapatarak Türkiye’ye milyarlarca dolar kayıp verdirenler.

ABD'nin 2003'te Irak'ı işgali  sırasında Kürt güçlerinin Kerkük'ü fiilen ele geçirmesine, kente yoğun bir Kürt göçüne seyirci kalmışlardı.

(2005 yılında yazılan Irak anayasasının 140. maddesine göre, Kerkük'ün statüsü devrik lider Saddam Hüseyin döneminde Kerkük'ten zorla göç ettirilenlerin geri dönmesi, ardından Kerkük'te nüfus sayımı yapılması ve kentin statüsü hakkında bir referanduma gidilerek nihâi durumun belirlenmesi olarak öngörülüyordu. Ancak çeşitli nedenler ve anlaşmazlıklar sebebiyle bu madde henüz uygulanamadı.)

Türkiye en önemlisi, Irak’ta Misak-ı Milli sınırımız olan soydaşlarımızın yaşadığı Musul, Kerkük ve Süleymaniye’de yapılan zulme, orada yaşayan Türklerin varlığının yok edilmesine yönelik nüfus, tapu daireleri ve arşivlerin yakılmasına da seyirci kaldı.

O gün K.Irak bölgesel yönetimi tarafından yapılan bu eylemler, bugün o Türk illerinde yaşayan soydaşlarımızın varlığını yok etmeye yönelikti, öyle de oldu. Zaman içerisinde Türklere yapılan baskılar, zulüm, katliam ve göçe zorlamalar baş gösterdi, özellikle Kerkük ve Musul’da Türk nüfus azaltılırken  üzerine bir de bu Türk illerine Kürtlerin yerleştirilmesiyle  Türk varlığı pasif hale getirildi.

Irak’ta Saddam yönetiminin devrilmesiyle,Irak yönetimi ABD tarafından K.Irak’ta özerklik peşinde koşan iki Peşmerge’den Celal Talabani’ye verilirken, K.Irak bölgesel Kürt yönetimi diğer PeşmergeMesut Barzani’ye teslim edildi. Böylece Irak Kürtlere teslim edilmiş oldu.

Bir zamanlar Irak’ta varlık ve birinci sınıf vatandaş olma mücadelesi veren Peşmergeler, iktidarı ellerine, ABD’yi de arkalarına alarak Irak’ta başta Türkler olmak üzere yerli Arap halka da zulmetmeye başladılar.

Türkiye ise o dönem de muhatap kabul edilmeyen bu iki Peşmergeyekıymet vermiş hatta dönemin Cumhurbaşkanı Turgut Özal bunlara Türkiye Cumhuriyeti pasaportu dahi vermişti. Şimdi de aynı itibar devam ediyor, Peşmerge Barzani Türkiye’de muhatap kabul ediliyor ve itibar görüyor.

Öyle ki, kısa bir süre önce Türkiye’ye gelen K.Irak bölgesel Kürt yönetiminin başı Barzani Peşmergesi resmi törenle karşılanırken hem havaalanına hem de başbakanla yapılan görüşme salonuna Türkiye bayrağının yanına Peşmerge (PKK) paçavrası asıldı. Bu  muameleyi Başbakan ve iç işleri bakanı resmi prosedür diyerek geçiştirdi.

Barzani Türkiye’de gördüğü yakın ilgi ve itibardan cesaret almış olacak ki, ülkesine döndükten kısa bir süre sonra bin yıllık Türk yurdu Kerkük’te resmi binalara Peşmerge paçavrası astırdı.

Türkiye yönetimin diplomatik bir üslupla uygun görmediklerini açıklamaktan öte gitmeyen adeta umursamaz tavrı ile kendi başının çaresine bakmak zorunda kalan Kerkük, Irak merkezi yönetiminin de girişimi ile Barzani’nin bu hukuksuz ve patavatsız davranışı kısa sürede bertaraf edildi.

Ancak küstahça davranmakta ısrarlı olan Peşmerge, Irak meclisinin kabul ettiği Kerkük'teki kamu binalarına sadece Irak bayrağının asılması kararı karşısında bu defa Kerkük il meclisi kentin Irak Kürt Bölgesel Yönetimi'ne (IKBY) bağlanması için referandum düzenlenmesi konularını görüşmek üzere toplandı.

Türkmen ve Arapların boykot ettiği oturum sonrası Kürt üyelerle ortak basın toplantısı düzenleyen Kerkük İl Meclisi Başkanı Rebwar Talabani, Kerkük'ün tartışmalı bölgeler statüsünden çıkıp, kaderinin tayin edilmesi için il meclisi olarak referandum yapılması kararı aldıklarını açıkladı.

Irak yasalarına göre merkezi parlamento bu talebi oy çokluğu ile kabul etmeyebiliyor. Ancak Irak merkezi yönetiminin yapısı da ortada hal böyle olunca Kerkük’ün Türk yurdu olarak kalması tehlikede.

Türkiye Kerkük konusunda hangi noktada?

Kerkük’te son yaşanan olay karşısında  “Oldubitti"lere müsaade etmeyeceklerini belirten Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, kararın Kerkük meclisinin kararı olmadığını çünkü Arap ve Türkmenlerin katılmadığı bir oturumda bu kararın alındığını söyledi.Bakan Çavuşoğlu, "Kararı Bağdat yönetimi verecek" diyerek meselenin çözümünü Irak parlamentosuna bırakırken. "Fırsatçılık yapmak Irak'ın ve bölgesel yönetimin geleceği için de iyi olmaz” diyerek yine diplomatik bir dille uyarıda bulunmakla yetiniyor.

Peki Kerkük’e kim sahip çıkacak?....

 

İbrahim Halil SİPAHİ

05.04.2017/adanapost.com

twitter.com /ihalilsipahi

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.