Mustafa Yürekli

Mustafa Yürekli

“Kitap, Büyük Mesele!..”

Necip Fazıl Kısakürek, “Batı Tefekkürü ve İslam Tasavvufu” kitabının girişinde  “Kitap, büyük mesele!..” diyerek açtığı konuyu, doğuya “asli rengini veren” ve “kâinatın tek mümessili” olan Hz.Peygamber’in (s.a.v.) “ilmi kitapla kaydediniz, bağlayınız!” hadis-i şerifiyle temellendiriyor:  “Hiçbir şey zayi olmayacak, kitapla kaydedilecek ve kitaplık çapta çalışılacak..”

Necip Fazıl’a göre Doğu, başlangıçta kitap çapında düşünce üretirken sonraları “ezbercilik alemi” haline gelmiştir. Oysa Batının “Rönesans’tan sonra vâsıl olduğu bir sistemdir” düşünceyi “kitap çapı”nda tutmak.

KİTAP BÜYÜK MESELE

Necip Fazıl, “Kitap, büyük mesele!..” derken sadece bir yönteme işaret etmekle kalmıyor, ülkenin içinden çıkamadığı en büyük problemi de ortaya koymaktadır: “Kitap mevzuunda memleketimizin ne halde olduğunu görmenizi isterim. Bunu bir cümle ile geçeyim; profesörlerimiz kitapsızdır. Şairlerimiz kitapsızdır..”

Düşünce hayatımızın, sanat ve edebiyat hayatımızın kitaptan, kısaca ana kaynaktan kopmakla kalmadığını, bu köksüzlük sorununun doğal bir sonucu olarak da gelişme sorunu yaşadığını, daha doğrusu gelişemediğini adeta haykırmaktadır.

KİTAPLIK BİR CEHDE DAVET

Necip Fazıl, Yahya Kemal'in yüzüne kitap çapında çalışmamanın yanlış oluşunu söylemiş ve onu “kitaplık bir cehde davet etmişti”.

Yahya Kemal’e sorusu çok sarsıcıdır:  «O nedir senin yaptığın? Radyum gibi miligram miligram tartılan keyfiyetin bile kemiyete istinadı şarttır!»

Necip Fazıl’a göre bu “kitaplık bir cehde davet” Yahya Kemal’e “çok tesir etmişti”: Necip Fazıl “Son zamanlarında bir hamaratlık gelmişti ona... “ diyerek sözkonusu tesirin bazı somut sonucuna bile işaret eder. “Hürriyet gazetesinde, şiirleri çıktı. Ama yine kitaplık çapta değil..” demektedir.

Batılılaşmanın, kendi medeniyetimizden çıkıp Batı uygarlığına kendimizi atma çabamızın en büyük yıkımı düşünce alanında gerçekleşmiştir: “Ne yazık ki, bizde kitaplık çapta adam yoktur.”

Gazetecilikten öteye geçmez, bu ülkede yazarlık.. Hayaller kurulur, kuruntular peşine takılır ve ağızlar köpürtüle köpürtüle konuşulur.. Dişe dokunur ne kadar kitap varsa, çeviridir.

Bir toplumun varoluş kaygısının ne kadar köklü, ne kadar ciddi olduğu sonuçta aydınının tavrından belli olur: “Fransa'da bir lise mualliminin bile orijinal bir eseri vardır.” der Necip Fazıl.

Sözü üniversiteye getirmeden de edemez. Akademik çalışmayı üniversitelerin sıkı tutmasıyla ülkenin bağımsızlık ve gelişmişliği arasındaki ilgiye de dikkat çeker: “Bugün Avrupa kültürüne örnek birçok adam vardır ki, ana eserlerini doktora tezleri olarak vermişlerdir. İşte böyle!.. “

KİTAP KİTAP KİTAP

Hamlet’teki “Kelimeler, kelimeler, kelimeler!”sözüne atıfta bulunur Necip Fazıl ve der ki “Kitap, kitap, kitap!.. “

Necip Fazıl Kısakürek’in Kur’an-ı Kerim’den çıkardığı ders müthiş: “Ama evvelâ kitap, kitabın kitabı ve bütün kitap mefhumunun ruhu olan Allah’ın Kadim Kitabından ders alarak kula düşen vazife, kitap hacminde çalışmak... “

İş, “kitap hacminde çalışmak!”

“Gerisi haylazlık ve başıboşluk... “

Hani Orhan Veli “Neler yapmadık vatan için / Kimimiz nutuk çektik /
Kimimiz öldük” der ya.. Ölenler, nutuk çekenlerden olmadığından cana kıyan nutuklar uzar gider bu topraklarda. Bu kısır döngüyü kırabilmenin yolu ise kitaplık çapta çalışmak..

Bu yüzdendir ki İslam davasını “kitaplık bir cehd içinde” ele almak,  Necip Fazıl Kısakürek’in uzun bir eser listesinin oluşmasının tek ve gerçek izahıdır. Üstat, “Kitap, büyük mesele!..” dediği için oturup onlarca kitabı yazdı; çok doğurgan bir kalem oldu.. Aynı şekilde Sezai Karakoç da “Kitap, büyük mesele!..” dediği için onlarca kitap kaleme aldı.

 

Mustafa Yürekli 

Ulu Kanal

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.