Korkut Daban: Bugün Cuma..

Korkut Daban: Bugün Cuma..

Bu cuma sabahı bir başka uyandık yataklarımızdan. Bir başka baktık abdest alırken aynadaki tebessüm eden yüzümüze. Uzun zamandır hasret kaldığımız gurbetten gelecek annemizi babamızı karşılayacak gibiydik..

Davranış Bilimleri Uzmanı Korkut Daban: Bugün Cuma..

Bu cuma sabahı bir başka uyandık yataklarımızdan. Bir başka baktık abdest alırken aynadaki tebessüm eden yüzümüze. Uzun zamandır hasret kaldığımız gurbetten gelecek annemizi babamızı karşılayacak gibiydik. Yüreğimiz kıpır kıpır yerinden çıkacak gibiydi, büyük bir heyecan kaplamıştı tüm bedenimizi.

Bayramı bekleyen çocuklar misali bizlerde Cuma Vaktini bekledik. Camilerin o uhrevi ortamından uzakta kalmak Ümmetin Çocukları için kabus gibiydi. Bir an önce sonu gelsin diye dua ediyorduk. Özlemi ve bu hasreti anlatmaya kelimeler yetersiz kalıyordu.

Cemaat ile namazı eda etmenin ne denli kıymetli olduğunu biliyorduk. Dahası Dini Mübin İslam’ın sosyal bir mefhuma sahipti. Öyle ki “Müminler ancak kardeştirler, öyleyse iki kardeşinizin arasını düzeltin, Allah’a itaatsizlikten sakının ki rahmetine mazhar olasınız.” Hucurat Suresi 10. Ayet her şeyi çok net bir şekilde açıklıyor.

Tamı tamına 74 gün onsuz geçmişti. Dahası geçen hafta Ramazan Bayramı Namazı dahi vuslata ermemize yetmemişti. İlk defa bir Bayram Namazını evimizde kılmaya mecbur kalmıştık. Hüzün kaplıydı yürekler. Elleri semaya açıp her vakit binlerce dua ediyorduk. Minarelerden yükselen Selâ ve Ezan Sesleri bizlerin hüznünü öksüz ve yetim bırakıyordu. Matem evine dönmüştü âdeta Müslüman memleketleri! Oysa kardeşlerimiz ile sarılmaya hasret gün sayıyorduk.

İlahi Kudret sahibi bir virüs musibeti neticesinde Kabe-i Muazzama’dan dahi mahrum kılmıştı bizleri. Oysaki Beyt-ül Haram ifadesi Kafirlerin yaklaşması haram kılındığından ötürü verilmiş bir isim idi. Şimdi salgın nedeniyle Müslümanlara yasak kılınmıştı. İbret alınması gereken bir durum ile karşı karşıya idik. Ümmet mabedine ve kardeşine hasret zorlu bir sınavdan geçiyordu.     

Bizler Camiye hasret iken Hocalar ve Müezzinlerde Cemaatlerinin özlemi ile yanıp tutuşuyordu. Her cuma sabahı aynı hüzün kaplıyordu yüreklerimizi. Yine biliyorduk ki "Üzerine Güneş doğan en hayırlı gün Cuma'dır." Bitsin Ya Rab bu özlem. Hasret rüzgarları son bulsun diliyorduk.

Sizler tüm samimiyetiniz ile dua ederken Arş-ı Alâ sahibi bu dualara kayıtsız kalamazdı. Rahmeti ile bizleri her daim koruyan ve esirgeyen Âlemlerin Rabbi yine bizlere merhamet etmişti. Müjdeli Fetih’in yıldönümünde hasretimiz kısmen de olsa sona erdi. Camilerin avluları ve alternatif mekanlar doldu taştı Elhamdülillah. Darısı Camilerin içinde kılacağımız namazlara olsun!

Evet dostlar bu son olsun inşallah bu son olsun. Cuma Vaktine ve Camilere hasret kalıp vuslata erdiğimiz bu son Cuma Namazı olsun. Safların sıklıkla oluştuğu ve namaz sonrası gönüllerle birlikte Musafaha edilecek günleri hasret ve özlemle bekliyoruz.

Gereksiz yere kardeşlerimizi kırmaktan uzak durmalıyız. Selam ve muhabbet dini olan İslam bizlere bunu emreder. İyi şeyleri önerir kötü işlerden meneder. Rabbim muhabbet dolu günler yaşamayı nasip eylesin inşallah.

Bu vesileyle hepimizin Cuma’sı Mübarek Olsun. Rabbim bizleri her dem mescitlerinde birlikte huzurunda kabul edip ibadetlerimizi hep birlikte Cem Etmeyi nasip eylesin inşallah.

Selâm ve dua ile...

 

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
2 Yorum