“Sizde hiç kibir kırıntısı görmediğim gibi mesleğinize olan düşkünlüğünüz beni çok etkilemişti.”

“Sizde hiç kibir kırıntısı görmediğim gibi mesleğinize olan düşkünlüğünüz beni çok etkilemişti.”
Bu sabah, emekli bir öğretmen büyüğümün yıllar önce benimle ilgili yaşadıklarını ifade ettiği yazısını okudum...

Bu sabah, emekli bir öğretmen büyüğümün yıllar önce benimle ilgili yaşadıklarını ifade ettiği yazısını okudum... Beni etkileyen güzel duygu ve düşüncelerinden dolayı kendisine çok teşekkür ettim, saygı ve hürmetlerimi sundum... Göz bile en duyarlı duyu organımız olmasına rağmen ancak kendisine yansıyalardan anlam çıkarırken, ben de bu yazıyı okuyunca Rabbim'e şükürler ettim...... Oğuz Kutlu ***Sayın hocam, eğer hatırlıyorsanız bir kitap yazmıştınız (o kitap bende vardı, şu an biraz baktım ama bulamadım. Çünkü çok kitap var, kütüphane de olmadığı için kitaplar dağınık. Bir de ben emekliye ayrılalı tam 27 yıl oldu. Sanırım onun etkisi de var.)

2002 yılında onların talebi üzerine Abdullah Yanık Dersanesi'nde çalışıyordum. Bir gün Abdullah Bey, sizin yazmış olduğunuz kitabı getirdi. Bu kitapla ilgili eleştirel bir yazı yazmamı istedi. (Eleştiri, günümüzde suçlama olarak kabul edilse de aslında olumlu ve olumsuz yönlerin ortaya konulmasıdır. Çünkü eleştiri sözcüğü, elemekten gelmektedir. Kusura bakmayın. Bu açıklamayı, eleştiri sözcüğünden benim ne anladığımı belirtmek için yazdım.) Ben de yazmış olduğunuz kitabı dikkatli bir biçimde okuyarak kendimce bir değerlendirme yaptım. Kısa bir süre sonra Dekanlık'tan bir mektup geldi. Beni Dekanlığa davet ediyordunuz. Ben de Dekanlığa giderek sizinle tanışma onuruna kavuştum. Size söylemedim ama, aklıma Nisa Sûresi'nin 58.Ayeti geldi. Çünkü bu Ayet ve tefsirini 1970'li yılların başında okumuş ve çok etkilenmiştim. Çünkü sizde hiç kibir kırıntısı görmediğim gibi mesleğinize olan düşkünlüğünüz beni çok etkilemişti. Hâlâ da öyle...

Sonra sizin isteğiniz doğrultusunda öğrencilere bir konuşma yapmıştım. Ben konuşma yaparken Sayın Dekan ve öğretim üyeleri de vardı.

Konumuz İlkokuma ve Yazma Öğretimi idi. Ben de 6-7 yaşındaki çocukların fizyolojik ve psikolojik durumlarını anlattıktan sonra uygulama hakkında konuşma yapmıştım.

Dekanlığa gittiğimde Benim orada öğretim görevlisi olarak çalışmamı istediniz. Ben de Eğitim Önlisans mezunu olduğumu söyleyerek, bunun mümkün olmaması gerektiğini söyledim. Siz de Öğretim Üyesi olamayacağımı, ancak Öğretim Görevlisi olabileceğimi söylediniz. Daha sonra bir aksilik oldu ve siz de buna çok sinirlenmiştiniz.

Şu an birtakım sağlık sorunlarım var. Ayrıca yaşım da ilerledi. Çünkü emekliye ayrılalı 27 yıl bitti, 28. yldan gün aldı.

Selam, saygı ve sevgilerimi sunarım.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.