Ahmet Taşgetiren

Ahmet Taşgetiren

'Kuşak oluşumu' nasıl önlenecek?

1991-2017... Aradan 26 yıl geçmiş. Körfez harekatından bu güne. Ne var geride? Darmadağın bir Irak... Milyonlarca ölüm. DAEŞ. Ve Kuzey Irak'ta bir Kürt yapılanması. Kürt yapılanması bağımsızlık arayışında. Henüz gerçekleşmiş değil. Kürt yapılanmasına gelişte, gerek Amerika'daki kimi mahfillerin (Serdar Turgut'un ısrarla ifade ettiği), gerek Irak'ta operasyon yöneten Amerikalı subayların (Güneri Civaoğlu'nun ısrarla ifade ettiği) masasındaki “Kürdistan işaretli” haritaları biliyoruz.

Geçen 26 yılı devlet oluş süreci olarak okumak yanlış mıdır? Belki daha epeyce bir zaman geçecek devlet oluş sürecinde...

Mevcut yapı 100 yıl önce oluşmuştu, şimdi yeni bir oluşum söz konusu. Böyle oluşumlar için 10 yıllar çabuk geçiyor.

Türkiye peyderpey alıştı Kuzey Irak'taki yapılanmaya. Kendi dışında bir fiili durum olduğunu bile bile.

Irak'a benzer bir süreci Suriye yaşıyor. Merkezi yönetim zaafı, iç çatışmalar, yabancı güç operasyonları... DEAŞ. Ölümler. Ve bu defa başka bir Kürt kartı. Türkiye, Barzani oluşumuna da mesafeli, tepkili durmuştu ama en azından Barzani hareketinde terör boyutu yoktu. Şimdi, yıllardır mücadele ettiği bir terör örgütünün uzantısının “Kürt kartı” halinde devreye sokulduğu bir durum ile karşı karşıya.

Ne dersiniz, 25 yıl sonra şu an oynanan Kürt kartı nasıl bir şekil alacak?

Amerika Irak'ta Barzani ile oynamıştı, Suriye'de PKK'nın uzantısı olan PYD/YPG ile oynuyor.

Hatta Amerika, Türkiye Barzani ile uzlaştığı için, adeta inadına PYD ile oynuyor. 

“Türkiye'ye rağmen”oynadığını bile bile oynuyor.

Ortaya bir “müttefiklik sorgulaması” çıkacağını bile bile oynuyor.

Üstelik bu defa PYD/YPG'nin Amerika ile Rusya arasında paylaşılamadığı gibi bir durum da söz konusu.

Erdoğan – Trumpgörüşmesi, problemi Türkiye'nin arzuladığı istikamette çözmeye yetmedi. Oysa Türkiye ile ABD arasında bu tür zirvelerin dostluk, müttefiklik bağlamında yaklaşıldığında pek çok sorunu çözebilmesi beklenir. İki müttefik - dost arasında, diyelim Ortadoğu'nun geleceği konusunda, terörle mücadele konusunda “istişareler”den söz etmek gerekir.  Ama oralardan çok uzağız, adeta Amerika'nın elinden, kendi güvenliğimizi kurtarmaya çalışmak gibi bir durum söz konusu. Kimbilir belki Washington ile Moskova arasındaki iletişim daha hareketli.

Gittik, görüştük. En azından iletişim sağlandı. Çözülmüş konuya gelince orada durmak lazım.

Sayın Cumhurbaşkanı şu notları düşmüş bulunuyor: 

- Türkiye arazide mutlaka olacak.

- Bir kuşak oluşturulmasına müsaade etmeyeceğiz.

- O koridorda ülkemize yönelik bir tehdit olursa buna müsaade edemeyiz.

- YPG'den saldırı olursa hiç kimseye sormadan angajman kurallarını uygularız.

Bunlar kararlılık ifadeleri olarak kayda değer nitelikte.

Arazide olmak, tehdide müsaade etmemek, saldırıya mukabele etmek... Bunlar operasyonel tavırları seslendiriyor. Kuşkusuz önemli. 

Ancak bunlar içinde en hassas konunun “kuşak oluşturulması” meselesi olduğunu belirtmek gerekiyor.

www.star.com.tr/yazar/kusak-olusumu-nasil-onlenecek-yazının devamı...

 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.