Mele Açılımı?



Hükümet geçen hafta yaptığı açıklamada özellikle Doğu ve Güneydoğu?da boş olan camilerde görevlendirilecek 1000 ?Mele? alacağını açıkladı.

Medreselerde eğitim alıp icazet alan insanlara Kürtçede ?Mele?, Mıhallemicede ?Melle? denilmektedir. Bu kavram Türkçedeki ?Hoca-İmam? anlamında kullanılmaktadır.

Bu kelimelerin kökenine ve teferruatına inmiyorum. Zaten erbabınca da ?Mele? nin ya da ?Melle?nin anlamı malumdur. Konumuzda kelimenin anlamı değil bu açılımın kendisidir.

Diyanetten yapılan açıklamaya göre alınacak kişiler, Doğu-Güneydoğu'da, medreselerde eğitim görmüş, imamlık yapacak niteliğe kavuşmuş ancak diploması olmayan kişilerden olacaktır.

Eğer bu proje gerçekleşirse, medreselerde din eğitimi alan din adamları, Diyanetin resmi imam kadrolarına atanarak, özellikle doğu ve Güneydoğu?da boş olan camilerde görevlendirilecek.

Bölgede ilim ve irfanları ile büyük saygı ve itibar gören din âlimlerinin böyle bir proje ile halkın ve dinin hizmetine alınması, hayırlara ve güzelliklere kapı açacaktır diye düşünüyorum.

Zira bölgede yıllarca milletin kaynaşmasına vesile olan din ve din adamları ihmal edildi. İhmal edildiği için bugün bölgede yaşanan bir takım sıkıntıların daha da büyümesine sebep oldu.

Fakat geç kalınmakla beraber Doğu-Güneydoğu'da, medreselerde yetişen bu hocaların istihdamı ile, önemli bir sancı alanı daha tedavi edilmiş olacak. Zira insanların manevi güçlerinden ve ilimlerinden yararlanmak toplumsal barış ve kardeşliğin tekrar canlanması için fevkalade önemlidir. Çünkü bu meleler ya da melleler halk üzerinde etkili olan zatlardır.

Osmanlı döneminde Müslümanların yoğun olarak yaşadığı bu bölgede, eğitim hizmetleri, bu gönüllü din adamların yetiştirildiği medreseler vasıtasıyla yürütülürdü. Bu medreseler, Cizre, Mardin, Diyarbakır, Siirt, Tillo, Bitlis, Van, ve daha birçok yerleşim yerlerinde yoğun bir şekilde faaliyette bulunuyorlardı.

Yüzyıllar boyunca bu medreselerde özellikle dini ihtiyaçları karşılayacak şekilde bir eğitim müfredatı uygulandı. Bu medreselerde eksikler olmakla birlikte, bazı pozitif bilimler de okutuldu. Bunlar tam bir samimiyet ve kanaat duygusu ile bölgede çok büyük ve hayati hizmetlere imza attılar.

Ancak Cumhuriyet?in ilanından sonra bu medreseler kapatıldı. Medreseler kapatıldı ama yine de kaçak göçekte olsa, ya da gayrı resmi de olsa bu eğitim devam etti. Ders halkaları ve eğitim, medrese usulü devam etmiş. Günümüze kadar da eskisi gibi yoğun olmasa da varlığını sürdürmüş.

Bu medreselerde okuyan ?fakkaların? (öğrencilerin) hemen hepsi, yıllar süren çileli bir medrese eğitiminden geçerler.  İmkânsızlıklarla dolu bir medrese eğitimi sonunda icazet (diploma) alan bu insanlar, resmiyette bir anlam taşımasa da dini meselelerde otorite sayılabilecek kadar da dini ilimlere vakıf olurlar.

Şimdi devlet bu çilekeş ilim muhiplerinden, gönül adamlarından, sözü dinlenen, saygınlığı olan, sözleri insanları durduran veya harekete geçiren bu kişilerin hizmetinden yararlanmak istiyor.

Sanırım bu açılım ya da istihdam sadece hükümetin bir isteği değildir. Yapılan bir takım çalışmaların neticesi ve diyanetin bir isteği olsa gerek. Diyanetin bir mensubu olarak şuna çok şahit olmuşumdur. Gerek Ankara?da gerekse Antalya?da yapılan Müftü ve Vaiz toplantı ve seminerlerinde Güneydoğuda görev yapan meslektaşlarımızdan hep şunu duymuşuzdur. Biz ne kadar iyi anlatırsak anlatalım, ne kadar bilgili olursak olalım insanlar üzerinde etkili olamıyoruz. Çünkü onların dilini bilmiyoruz onlarda bizim dilimizi bilmiyorlar. Öyle olunca hizmetimiz verimli olmuyor. Aynı zamanda bölge insanı Şafi görevlendirilen diyanet personeli Hanefi mezhebine göre eğitilmiş öyle olunca hizmetin verimliliği düşüyor

Demek diyanet ve hükümet bu isteği ve ihtiyacı dikkate aldı ki bölgenin dilini ve mezhebini iyi bilen Şafii melelerden istifade etmek istiyor. Tabi gerekçe sadece bu olmasa gerek bildiğimiz ya da bilmediğimiz farklı başka sebeplerde olsa gerek.

Hangi sebeple olursa olsun bu insanlardan istifade etmek devlet ve millet için hayırlara vesile olacaktır.

 

M. Zeki Uyanık, 22.12.11, Adana


Önceki ve Sonraki Yazılar