Melek mi meteorolojimi doğru söylüyor? 

Eskiden çocuktan al haberi diye bir deyim vardı.  Şimdilerde ise gazete, TV, radyo derken iş sosyal medyaya kadar geldi. Dünyada olup bitenler, siyasi gelişmeler, işyerinizde, mahallenizde, cemaatinizde, hatta evlerinizde ne olup bitiyorsa anında haberimiz oluyor.  

Sosyal medyada dolaşırken dedikodu, fitne, müstehcen, yeme içme içerikli paylaşımları atlıyorum; ilgimi çeken makale, köşe yazısı, düşündüren vecizeleri okuyor, yorumluyor,  katkıda bulunmaya çalışıyorum. 

Sabah sosyal medya hesabıma girdiğimde ilk karşıma çıkan gazeteci Bekir Fevzi Yıldırım’ın paylaşımı oldu. Bekir Bey’in paylaşımı : ‘’Meteoroloji dolu yağabilir diyor tedbir alıyoruz da, Kuran ‘hesap var, cehennem var’ diyor niçin tedbir almıyoruz? Demek ki meteorolojiye iman ettiğimiz kadar Kur-an'a iman etmemişiz.’’ 

Bu hatırlatma/uyarı üzerine çok düşündüm. Meteoroloji bir tahmin yapıyor, İstanbul’da aracı olan herkes doğal olarak harekete geçip tedbirini alıyor. Ama melek, insanoğluna tahmini değil bir gerçeği iletiyor: ‘ölüm var! Çetin bir hesap sizi bekliyor, kaybedenler şiddetli bir azapla cezalandırılacak’ diye uyarıyor. Şehrin yarısından fazlası oralı bile olmuyor; okunan ezanlar, verilen onca vaazlar günümüz insanına etki etmiyor. 

Samimi olarak cevap verebilir miyiz? Bizi camiye götürmeyen iman cennete nasıl götürecek? 

Bu soru tabi ki ‘cehennemliksin’ anlamına gelmiyor. Allah dilediğini dilediği yerde ağırlar, misafir eder, ikramlarda bulunur. Ve dahi kalplerde gizli olanı en iyi O bilir. Burada bizim yaptığımız basit bir muhasebedir.  

Ku-ran’ı Kerim insana sürekli muhasebe içerisinde olmasını öğütleyerek ‘düşün, akıl et,  ibret al, tefekkür et’  ayetleriyle telkinlerde bulunur.  Yeri gelir bizleri bekleyen akıbete dikkat çekmek adına cehennemİ hatırlatıp, tehditlerde bulunur. 

İnsanların dünyadaki misafirliği Âdem Peygamber ile başlamış; arada yüz binlerce elçi gelmiş, son halka Hz Muhammed a.s.v ile tamamlanmış. Bu süreçte insan sürekli ölüm ve sonrası için uyarılmış ‘hazırlık yapın’ denmiş. Bu uyarıları başta kendimiz ve insanlık adına ciddiye almalıyız. 

Aracımıza verdiğimiz değeri kendi canımıza, eşimize ve çocuklarımıza nasıl vermeyiz? 

Bir araç zarar görür pert olur;  parayı bastırır, yeniden ayağa kaldırabiliriz. Ama insan için böyle bir şey söz konusu değil. 

Mezarlıklara bir bakalım: Kaç insan tamir edildi, yenilenebildi,  kaç giden geri dönebildi? 

Meteorolojinin tahminleri ile mallarını korumaya alan, tedbirleri artıran insan nasıl olur da kendi geleceğini görmezden gelerek ahreti unutur? Sorun imanda mı İslam’ı anlatanda mı yoksa duyarsız kalanda mı?  

Mal canın yongası derler eyvallah.. 

Velhasıl Allah ile aramıza girip, ölüm ve sonrası için hazırlık yapmamıza engel olan malın da, makamın da canı cehenneme… 

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.