Mustafa Yürekli

Mustafa Yürekli

Meltem Cumbul’un Semih Kaplanoğlu’yla tokalaşmayarak protestosu yabancı bir davranıştır..

Adana’da doğup büyüdüm. Toprağında yatıyor, atalarım, büyüklerim. İlim, irfan ve Kur’an aksiyonu ile dolu aile tarihim kazınmış her köşesine. Her zaman Adanalı olmaktan iftihar ederim.

Adana’nın havasından, suyundan ve yetiştirdiği büyük şahsiyetlerinden beslendim çocukluktan beri. Dadaloğlu, Karacaoğlan, Mahmut Sami Ramazanoğlu, Toros Kartalı Necmettin Erişen ve Hadimul Kuran Ziya Yürekli’nin üzerimdeki etkisini nasıl inkar edebilirim?

Adana’yı gözümün bir ucuyla takip ederek İstanbul’da yaşıyorum. Adana’da olup bitenler her zaman gündemimdedir. Elimde değil Adanalılarla birlikte üzülüyorum ya da birlikte seviniyorum. Adananın bir parçasıyım hala, otuz yıldır İstanbul’da yaşamama rağmen.

Özellikle Adana’daki kültür sanat olaylarını bütün yüreğimle takip ediyorum. Mesela Adana Film Festivali’ni medyadan takip ederim, olayın içindeki yakınlarıma telefon açıp gerçekleri öğrenirim..

24.Uluslararası  Adana Film Festivali’nde siyah beyaz çektiği Buğday filmiyle En İyi Yönetmen Ödülü’nü kazanan Semih Kaplanoğlu sahneye çıktığı sırada herkesi şaşırtan bir olay yaşandı. Sahnede kendisine elini uzatan Kaplanoğlu’na karşılık vermeyen Meltem Cumbul elini geri çekip sırtını döndü. Gecenin sunuculuğunu yapan Cumbul’un bu protestosu salondakilere büyük şaşkınlık yaşattı. Meltem Cumbul’un yönetmen Semih Kaplanoğlu’na yaptığı bu hareketi iyice araştırdım, ayrıntılarını öğrendim.

Tepki çeken bu davranış üzerine düşündüm. Sunucu Meltem Cumbul’un  yönetmen Semih Kaplanoğlu’na dönük elbette özel düşünceleri ve duyguları olabilir. O gece o salonda bulunan herkese ilişkin özel duygu ve düşünce sahibi olabilir. Ama üstlendiği sunuculuğu yerine getirirken bu özel duygularını devreye sokamaz. Festivale kendi rengini vurma hakkı yok, bir sunucunun. Öncelikle bu olayda Meltem Cumbul’un haksızlık yaptığını düşündüğümü belirtmek isterim.

Aslında bu ülkede bir insanın karşı cinsten birinin elini sıkmaması, tokalaşmaması bir kültür kalıbı, bir davranış modeli olarak erdemdir. Dindarlar, bu kültür kalıbını yenilemek için özellikle 1980 sonrasında büyük mücadele verdiler. Tokalaşmamak için üstlendikleri kamu görevlerini bırakanlar oldu.

Ödül törenindeki olaya ilişkin yürütülen tartışmada karşı cinsin elini sıkmamak, tokalaşmamak bir erdem, bir kültür kalıbı olarak hiç gündeme gelmedi.. Sanki erdem olan bu kültür kalıbı yeni bir anlamla kodlanmıştı: Protesto etmek.

Meltem Cumbul, sunuculuk hakkı olmayan ödül alan kişiyi protestoya baş vurmuş, bunu yaparken de bir yerli kültür kalıbını anlamını değiştirerek yabancılaştırmıştır..

Karşı cinsin elini sıkmamaya, tokalaşmamaya yüklenen bu yeni olumsuz anlama katılmıyorum. Adanalıların kültür kalıbı değil bu tokalaşmayarak protesto hareketi. Adanalıların büyük anneleri de, anneleri de geleneksel olarak yabancı erkeklerle tokalaşmaz. Bir erdem olarak gören Adana’da karşı cinsin elini sıkmamayı, tokalaşmamayı hakaret olarak kimseye kabul ettiremezsiniz, protesto  olduğunu kimseye anlatamazsınız.

Meltem Cumbul, yönetmen Semih Kaplanoğlu’nu protesto etmek amacıyla elini sıkmayarak erdem olan bir davranışı farklı, olumsuz bir anlamla kodlamış bulunuyor. Cumbul’un Adanalılara yabancı bu davranışı maalesef festivale damgasını vurmuş durumda. Bu aynı zamanda Adanalıların geleneksel yaşam tarzına da bir saldırı ve hakaret.. Karşı cinsle tokalaşmamak protesto etmek anlamıyla yaygınlaşırsa hiç şaşmamak gerekiyor. Bu planlı bir hareket de olabilir.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.