Mustafa Yürekli

Mustafa Yürekli

Milletin yanı tam dünya güçlerinin karşısıdır

Bu yazıyla 15 Temmuz 2016 gecesi yaşananlara bir yıl sonra dönüp bakınca nasıl anlamlandırdığımı siz değerli okuyucularımla paylaşmak istiyorum. 15 Temmuz Başarısız Darbe Girişimi nasıl anlamlandırılmalıdır? İşte bu soruya kısa ve öz bir biçimde cevap vereceğim..

40 yıldır felsefe, sosyal bilimler (sosyoloji, psikoloji vs.) ve İslami ilimler, eş zamanlı olarak 20 yıldır yakın tarih çalışıyorum. Ne yaptığım sorulunca “20. yüzyılı bir bütün olarak anlamak..” diye tanımlıyorum. 1997 yılında yapımına başladığım “Ertesi Gün” belgeselinde, daha sonraki belgesellerde ciddi bir kitabiyat taraması yaptım.. 27 Mayıs, 12 Mart, 12 Eylül ve 28 Şubat müdahalelerinde olayların bizzat içinde yer alan Kenan Evren, Aydın Menderes dahil bir çok kişi ile görüştüm.. Olaylara yakından ve uzaktan tanıklık edenler, akademisyenler ve gazetecilerle oturup darbeleri konuştum.. Türkiye’nin 1946 sonrası çok partili siyasi hayatı, demokrasi tarihi olarak anılan ama gerçekte darbeler tarihi olan yakın tarihini anlatılmayan, bilinmeyen yönleriyle, belli oranda içerden biliyorum.

Soruyu şu şekilde sormanın artık vaktinin geldiğini düşünüyorum: “15 Temmuz başarısız darbe girişiminin darbeler tarihi içinde taşıdığı anlam nedir? 15 Temmuz’un Türkiye’nin darbeler tarihindeki yeri, anlamı ve önem nedir?”

Türkiye’nin 1946 – 90 arasındaki çift kutuplu dünyada maruz kaldığı 1950, 1957, 1960, 1969, 1971, 1980, 1987 müdahaleleri ile  küreselleşme döneminde maruz kaldığı 1991, 1997,  2002, 2007, 2010, 2014 ve 2016 müdahaleleri farklı iç ve dış dinamiklere sahiptir..

1990 sonrasında değişen nedir? Dünya güçleriyle işbirlikçi bürokrasi ve sermaye, işbirlikçi siyasi kadrolar ile millet sözkonusu süreçte devlet içinde nasıl pozisyon aldı? Tokmağı dünya güçlerine veren siyaset davul hamallığı ücretiyle yetinmeyi niçin sürdüremedi? Millet ipi nasıl ele alabilir? Bu soruların doğru cevaplayabilmek için şu dönemeçlere dikkat etmek gerekir:

a) 1991 (RP, MHP ve IDP) İTTİFAKI,

b) 1994 RP’NİN YEREL YÖNETİMLERİ KAZANMASI,

c) 1995 REFAHYOL (RP - DYP Koalisyon) HÜKÜMETİ ve 28 ŞUBAT 1997 POSTMODERN DARBESİ,

d) 2002 sonrasında 15 yıl gibi kısa AK Parti iktidarları süresinde yapılan 3 ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ REFERANDUMU (2007, 2010 ve 2017)

göz önüne alınmadan 15 Temmuz anlaşılamaz ve açıklanamaz..

1990 sonrasında değişen şudur: Daha önce Batıcı CHP karşısında politika yapan, milletin yanındaymış gibi görünen Batıcı DP, AP, ANAP ve DYP gibi sağ kitle partilerinden farklı olarak RP ve AK Parti, açıktan milletin desteğini aldı ve milletin yanında durdu. Millet artık gerçek anlamda siyasi aktör olmaya başladı. 

15 Temmuz 2016 darbe girişimi, önceki müdahalelerden çok farklıdır. Darbe tarihine dışarıdan bakılınca 27 Mayıs 1960 ile 12 Eylül 1980 darbeleri başarılı, diğerleri yarım kalmış, başarısız, sönük görünür.. Oysa 12 Mart, 12 Eylül’e hazırlıktır mesela. Dolayısıyla Cumhuriyet mitingleriyle hatırlanan 27 Nisan 2007’nin de 15 Temmuz’a hazırlık olduğunu söyleyebiliriz.  Ne var ki bu kez Batıcılar başaramadılar.

Bakalım 15 Temmuz ülkeyi hangi olaylara hazırlayacak? Asıl üstünde düşünülmesi gereken bu işte.. Milletimiz darbeler tarihinde ilk defa 15 Temmuz’da canı pahasına liderine, devletine, vatanına ve bayrağına sahip çıkmıştır. Artık yerimiz “milletin yanı, tam dünya güçlerinin karşısıdır” diyemeyenler siyaset alanında kalamazlar.

Batıcılar kaybetti. FETÖCÜ’lerin temsil ettiği bütün Batıcılar ne yapacağını bilemiyor.. Kaybettiklerini, tası tarağı toplayıp gitmeleri gerektiğini hala anlayabilmiş değiller. Oyalanarak bir takım kazanımlar elde edeceklerini sanıyorlar.

Devlet, millet ve siyaset, artık aynı safta olmak zorunda: Dünya güçleri ve terör örgütlerinin aynı safta olduğunu görebilmek için doğru yerde durmak gerekli, milletin yanında! Batıcılık bitmiştir bu ülkede. Artık İslam’ın diriltici baharına giriyoruz.

“15 Temmuz başarısız darbe girişiminin darbeler tarihi içinde taşıdığı anlam nedir? 15 Temmuz’un Türkiye’nin darbeler tarihindeki yeri, anlamı ve önem nedir?” sorusuna dönecek olursak şunu söyleyebiliriz: 15 Temmuz öncesindeki bütün darbeler, Batıcıların başarılı oldukları müdahelelerdir; milletimizi ehilleştirdikleri müdahaleler, “başarısızı” bile başarılı müdahalelerdi.

15 Temmuz, milletimizin kendini ifadesi, iradesi ve Batıcılığa itirazı ve isyanıdır.

15 Temmuz, milletin ipleri eline almasıdır.

Milletimiz 15 Temmuz’da yeniden vatan, millet, medeniyet ve devlet kelimelerine can verdi, ruh verdi..

Taşları yerine koyma vakti yaklaşıyor.  “Taşları yerine koyma” yazısıyla devam edebiliriz artık.

 

Haber 7

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.