Mustafa Yürekli

Mustafa Yürekli

Milli Mücadele?nin ideolojisi ve ilk Meclis


Diriliş rüzgarı esiyor Türkiye?de. Cumhurbaşkanlığı seçimi sonrasında, devletin tepesi, hızla yenilendi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Abdullah Gül?den boşalan Çankaya Köşkü?ne vakarla geçerken; herkes bir adım ileri kayarak, açılan yeri, ağırbaşlılıkla doldurdu. Neredeyse aynen kalan iktidar kadrolarında ?Değişim olmadı..? dense, yalan olmaz. İktidar, kadroları değil, vitesi değiştirdi.

Başbakan Erdoğan, halefi Ahmet Davutoğlu?nun isminin açıklanması için tertiplenen toplantıda, 23 Nisan 1920'deki ilk Meclis toplantısını özellikle bir cuma gününe denk getirerek, Kur?an-ı Kerim ve Sahihi Buhari hatimleri yapılarak, kurbanlar kesilerek dualarla açan kurucu heyetin Selçuklu ve Osmanlı?nın devamı bir İslam devletine öncülük ettiğini hatırlattı. AK Parti Olağanüstü Büyük Kongresi?nde yaptığı konuşmada da, aynı muhtevada hazırlanmış bir metni prompter üzerinde okuyarak ilk Meclis felsefesinin Yeni Türkiye için esas alınacağına vurgu yaptı.

İlk Meclis felsefesi ve Milli Mücadele?nin ruhuna bu sürekli vurgu, ayaküstü verilmiş bir mesaj değil, önceden belirlenmiş bir programın ifadesi olmalı. Cumhurbaşkanı sıfatıyla ilk ziyaretinde, Anıtkabir?deki defterde, daha önce hattat tarafından yazılan bir metni okuduklarında da ilk Meclis felsefesini, Milli Mücadele ruhunu, İslam milletinin maddi ve manevi desteğini tekrarlandı. Yeni Türkiye?nin temelini teşkil edecek kadim esaslara atıf yapan, oldukça cüretkâr bir söylemdi bu.

23 Nisan 1920?deki ilk Meclis felsefesinin Yeni Türkiye için esas alınması ne demektir? Çiçeği burnunda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan?ın işin başında ilk Meclis felsefesine vurgu yapma gereğini duyması ve ısrarla sürdürmesinin Yeni Türkiye konseptine yüklediği anlam nedir? Milli Mücadele?nin ideolojisi ve kurucu ilk Meclis?in felsefesi olan İslam?ın, Yeni Türkiye?nin de temeli olduğunu vurgulamak değil midir bu?

12. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan?ın  23 Nisan 1920?deki ilk Meclis felsefesine yaptığı vurgu, Saltuk Buğra Han?dan beri gelen, Selçuklularla Anadolu?ya yerleşen, Osmanlı?yla dünya hakimiyetine varan ve İslam medeniyetini yenileyen devlet çizgisine eklemlenmeyi dosta düşmana ilan etmektedir. Türkiye artık Batı rüzgarlarında yaprak gibi savrulan devlet olmaktan kurtulup milletimizin iradesiyle İslam medeniyetini yeniden inşa ederek kendi tarih çizgisine oturmaktadır.

 

Mustafa Yürekli - Haber 7


Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.