Minikler normalleşirken ebeveynler panik mi yaşıyor?

Minikler normalleşirken ebeveynler panik mi yaşıyor?

Koronavirüs salgını sonrası normalleşme adımlarıyla beraber kreş ve anaokulları açıldı. Çocuğunu kreşe ya da anaokuluna göndermek zorunda kalan anne ve babalar, bu dönemde stres ve kaygı yaşayabiliyor.

Minikler normalleşirken ebeveynler panik mi yaşıyor?

Ebeveynler bu tavsiyelere kulak vermeli

Koronavirüs salgını sonrası normalleşme adımlarıyla beraber kreş ve anaokulları açıldı. Çocuğunu kreşe ya da anaokuluna göndermek zorunda kalan anne ve babalar, bu dönemde stres ve kaygı yaşayabiliyor. Stres ve kaygının yerini paniğe bırakmaması gerektiğini belirten uzmanlara göre, bu sürecin kazanımlarına odaklanılması büyük önem taşıyor.

Üsküdar Üniversitesi NP Etiler Tıp Merkezi Uzman Klinik Psikolog Serkan Elçi, içinde bulunduğumuz normalleşme süreciyle birçok evde de bu dönemin yaşandığını söyledi.

Normalleşme süreci stres faktörü olarak görülmemeli

Birçok çalışan anne ve babanın bu dönemde stres yaşadığını kaydeden Serkan Elçi, normalleşme sürecinin kazanımlarının düşünülmesini belirterek şunları söyledi:

“Ebeveynlerin bugünlerde en büyük ve doğal kaygısı, çocuklarının sağlıklı şekilde günlerini geçiriyor olmaları. Yaşadıkları stresin anormal olduğunu söylemek mümkün değildir. Bu süreçte yaşanan bu stres ve kaygı yerini paniğe bırakmadığı müddetçe sağlıklı olduğundan söz etmek de mümkündür. Fakat normalleşme süreci sadece anne baba için stres faktörü olarak görülmemeli, diğer yandan da kazandıracakları düşünülmelidir. Evde geçirilen bu süreç içerisinde çocuklar oldukça kısıtlı uyarana maruz kalıyorlardı. Sürekli aynı ortam ve aynı kişilerle geçirilen vakit uyaran eksikliğine neden olmakta, bu da zihinsel gelişimlerini olumsuz etkilemektedir. Nasıl fazla uyarana maruz kalmak (televizyon, bilgisayar vb.) zarar verici düzeyde ise uyaranların az olması da benzer düzeyde zarar teşkil etmektedir.”

Düzenli gece uykusu stresi düzenliyor

Çalışma yaşantılarıyla birlikte anne babaların gece uykularının da düzene girmesi gerektiğini kaydeden Serkan Elçi, “Bu da aslında stres ve kaygıyı azaltmak için yardımcı rollerden biridir. Yapılan araştırmalar gece uykusunu (ortalama olarak 23.00 – 07.00 saatleri arası) sağlıklı şekilde yapan kişilerin strese karşı toleranslarının da güçlü olduğunu göstermektedir” dedi.

Stres ve kaygıyla başa çıkabilmek için!

Uzman Klinik Psikolog Serkan Elçi, bu kaygı ve stresle başa çıkılabilmesi konusundaki tavsiyelerini şöyle sıraladı:

- Gerekli tedbirlerin alındığına dair bu kurumların düzenli olarak incelendiğini kendilerine hatırlatmalı.

- Çocuklarının ruhsal dünyalarının yeniden düzene girmesi için bu tür ortamlarda da bulunuyor olmalarının avantajlarını düşünmeli.

- Sosyalleşmenin gelişim açısından olan önemi bilinmeli.

- Kreş dışında bakım verecek olan kişilerin de çocuğun gelişimine ne düzeyde katkı sağlayacağı düşünülmeli. (Kar-zarar analizi)

- Akşam bir araya geldiklerinde tüm ailenin gününü birbirine anlatıyor olmaları ailelerin süreci normalleştirmesi için rahatlatıcı yöntemlerden olacaktır.

Kreş ve anaokulları aldıkları tedbirleri paylaşmalı

Uzman Klinik Psikolog Serkan Elçi, yeniden açılan kreş ve anaokulu gibi kurumların ebeveynlerin zihninde soru işareti kalmayacak şekilde açıklama yapmalarının oldukça önemli olduğunu kaydederek “Sadece sözel ve yazıyla değil, görseller paylaşarak da alınan tedbirler ifade edilmelidir. Bu görsellerin içerisinde çalışanların test sonuçlarından, fiziki şartlardaki önlemlere kadar geniş spektrumlu olması, anne ve babanın güvenle işlerine dönmesine yardımcı olacaktır. Bazı önlem ve düzenlemelere dair bilgilendirmelerin günlük olarak yapılıyor olması da diğer dikkat edilmesi gereken noktadır” diye konuştu.

 

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.