Mustafa Karaalioğlu: IŞİD efsanesi yıkıldı!

Mustafa Karaalioğlu: IŞİD efsanesi yıkıldı!

 Mustafa Karaalioğlu, Türkiye?nin IŞİD?i desteklediği efsanesinin yıkıldığını söyledi.24 TV'de Ali Bayramoğlu'nun moderatörlüğündeki 'Yeni...


 

Mustafa Karaalioğlu, Türkiye?nin IŞİD?i desteklediği efsanesinin yıkıldığını söyledi.

24 TV'de Ali Bayramoğlu'nun moderatörlüğündeki 'Yeni Türkiye' programında Musul'daki IŞİD Terörü konusu Mustafa Karaaloğlu ve İbrahim Kiras ile konuşuldu.

IŞİD EFSANESİNİN YIKILDIĞINI DA GÖRDÜK

Yaşanan olayların bir hesaplaşma olmadığını belirten Mustafa Karaalioğlu, Türkiye?nin IŞİD?i desteklediği efsanesinin de yıkıldığını söyledi.

?Anlaşıldığı kadarıyla Türkiye?ye yönelik bir şey değil. Bir hesaplaşmanın sonucu değil. Ama aynı zamanda bu örgütün Türkiye ile olan mesafesini gösteren bir şey. Baştan beri Suriye?de Türkiye?nin IŞİD?i desteklediği söyleniyordu. Böyle bir şey olmadığı, bu efsanenin yıkıldığını bu olayla gördük. Orada Türkiye bir süreden beri Musul?da var. Türkiye burada bir taraf değil. Düşmanlık ya da IŞİD?in hesap göreceği bir ülke değil. Dolayısıyla bu eylemin bir anlamı yok.?

ASKERLİK MESLEĞİ AÇISINDAN YÜZKARASI BİR SAYFA

İbrahim Kiras, Irak ordusunun IŞİD?in önünü açarak boşaltmasını askerlik mesleği açısından yüzkarası bir sayfa olarak nitelendirdi. Kiras, Irak ordusunun 2003?te Amerika işgalinde de aynı şekilde yolları açtığını hatırlattı.

?Bütün kamuoyunu şaşırtacak bir hızla ve Irak ordusunun böyle ortalığı boşaltarak, neredeyse ?buyur geç? dercesine tıpkı 2003?teki Amerikan işgalinde yaptığı gibi bugün Musul?da aynı şekilde ortalığı boşalttı, yolları açtı ve IŞİD geldi. Askerlik mesleği açısından yüzkarası bir sayfa olsa gerek herhalde. Böyle bir tabloda insan ister istemez iki türlü düşünceye yönelmek durumunda. Ya komplo teorisi kuracak. İşte Irak Merkezi Yönetimi bunları çağırdı gibi bir şey düşüneceksin. Ki o çok akla yakın bir şey değil. Ya da ikincisi; ordu olarak görülen şey böyle kof bir yapı demek ki. 2003?de böyleydi, bugün daha da böyle olması iyice anlaşılır bir durumda.?

TÜRKİYE ESAD?A UZUN BİR SÜRE TAHAMMÜL ETTİ

Mustafa Karaalioğlu, Türkiye?nin Suriye politikasına ilişkin eleştirilere yönelik Türkiye?nin ?aslında karşıyız ama bunu göstermeyelim? deme şansı olmadığını söyledi. Karaalioğlu, Türkiye?nin Esad?a uzun süre tahammül ettiğini aktardı.

?Şimdi Davutoğlu?nun politikalarını eleştirelim. Nedir bu politika? Bu politikanın itiraz edilmeye başlandığı nokta; Suriye tavrıdır. Yani Suriye?ye kadar zaten her şeye itiraz eden kesim dışında itiraz eden yoktu. Suriye meselesi gündeme geldiği zaman Suriye meselesinde de özellikle ilk dönemler hariç, belirli bir dönemden sonra itirazlar başladı. Neden başladı? Burada Türkiye Uluslar arası toplumla birlikte hareket ediyordu. Bugün Türkiye?nin eleştirilen politikaları o dönemde Uluslar arası toplumun da katıldığı politikalardı. Türkiye Esad?a uzun zaman tahammül etti. Esad orada insanları öldürmeye başladıktan sonra da Esad?a telkinlerde bulunmaya devam etti. Bir noktadan sonra olmayacağını anladı ve Türkiye Esad?ın karşısında yer aldı. Bundan tabii bir durum olamaz. Şöyle bir şey yapma şansı yoktu Türkiye?nin: ?Aslında karşıyız ama bunu göstermeyelim ve Esad üzerinde bir baskı uygulamayalım? deme şansı yoktu. Bu politikanın sonrasında belki bir sürü detay oldu. Belki Esad?ın erken düşeceğini öngördüler, düşmedi falan filan bunlar konuşulabilir ama sonuçta ilkesel pozisyonlar ve pozisyonun da çok sorgulanacak bir tarafı yok.?

IŞİD, EL NUSRA DOĞUNCA ESAD KENDİNİ MEŞRU GÖRDÜ

Karaalioğlu Türkiye?nin IŞİD ve el Nusra meselesinde itiraz ettiğini, IŞİD ve el Nusra gibi grupların doğmasıyla Esad?ın kendine meşru hak ortamı oluşturduğunu ifade etti.

?IŞİD, el-Nusra meselesi bu da Türkiye?nin itirazlarından biriydi. Esad zamanında hak ettiği reaksiyonu görseydi, IŞİD ve el Nusra gibi gruplar doğmayacaktı. Şimdi onlar doğduğu için Esad kendine meşru haklı görüyor. ?Ben gidersem el Kaide gelir, görürsünüz? diyor. Bu da aradaki boşluk başta ABD olmak üzere Batı ittifakının ilgisizliği ve analiz eksikliğinden kaynaklı. Bu tablodan dolayı dünyada bir sıralama yapılacak olsa Türkiye en sonda kalır.?

TÜRKİYE SURİYE KONUSUNDA TEK BAŞINA KALDI

Türkiye?nin Suriye politikasının ana hatlarıyla doğru olduğunu belirten Ali Bayramoğlu, Batı?nın Suriye konusunda yalnız bıraktığını belitti.

?Türkiye?nin Suriye politikası ana hatlarıyla, ilkesel olarak doğru bir politikaydı. Orada diktatoryal bir rejiminin yapmış olduğu vahşete karşı Türkiye?nin bir pozisyon alması gerek çıkarı itibariyle, gerek ilkeler itibariyle fevkalade doğruydu. Batı Türkiye?yi bu konuda yalnız bıraktı. Özellikle de Obama?nın silik politikalarının, belirsiz politikalarının Türkiye?yi pek çok açıdan Suriye konusunda yalnız bıraktığını gördük. İnsani açıdan bir kere yalnız kaldı Türkiye. Politik olarak da yalnız kaldı.?

SELEFİLİK SOSYAL KARMAŞANIN OLDUĞU YERLERDE ORTAYA ÇIKIYOR

Selefiliğin öne çıktığı yerlerde sosyal karmaşanın, ekonomik problemlerin olduğu yerler olduğunu söyleyen İbrahim Kiras, bu aşırılık eğiliminin Batı?nın İslamofobinin beslediği bir şey olduğunu belirtti.

?Selefilik siyasi bir güç olarak, aktör olarak günümüzde kendini gösteriyor. Selefilik; tabi esas itibariyle selefi olumlu bir kavramdır. Selefi; eskilerin yolunda olmayı, ilk kaynaklara sadakati ifade ediyor. Fakat bu tabi belli bir şeyden sonra abartılarak Türkçe?deki tabiriyle bir bağnazlığa, şekilciliğe dönüşen bir din anlayışı ve temeli tabiî ki Sünnilik. Bunların tabi sosyo-kültürel sebepleri de var. Selefiliğin daha öne çıktığı yerlere baktığınız zaman sosyal karmaşanın olduğu, ekonomik problemlerin olduğu, siyasi düzenin de sıkıntılı olduğu yerler. Afrika?daki Boko-Haram vs. bir tarafta. Afganistan?da Taliban vs. Ve Irak ve Suriye?de IŞİD?in temsil ettiği ama onunla beraber el Nusra ve başka örgütün de temsil ettiği bir anlayış. Bu iki yönlü olarak aslında gelişen bir şey var. Avrupalılar, Batılılar işte bir cihatçılık tabir ediyorlar bunu. Ve işte cihatçılığın yükselişi bilmem ne falan filan. Bir şeytanlaştırma kavramı. Netice itibariyle onların cihatçılık dediği bizim selefilik dediğimiz bu aşırılık eğilimlerinin yükselişi Avrupa?nın, Amerika?nın, Batı?nın İslam dünyasına yönelik saldırılarının ve İslamofobi dediğimiz siyasetin bakış açısının beslediği bir şey.?

 

Yirmidorthaber.com

 

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.