Mustafa Yürekli: Kırk Karede Erdoğan: 15. ABD Başkanlarıyla Fotoğrafları

Mustafa Yürekli: Kırk Karede Erdoğan: 15. ABD Başkanlarıyla Fotoğrafları
Kırk Karede Erdoğan yazı dizisine eklemlenecek olan bu metinde, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ABD Başkanları ile fotoğraflarını yorumlayacağım ve kuş bakışı Türkiye ABD ilişkisini değerlendireceğim..

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 2003 yılında T.C. Başbakanlık görevini üstlendiğinde, George W. Bush (2001-2009) sanırım 43. ABD Başkanı’ydı; birlikte altı yıl Türkiye ABD ilişkisini yürüttüler.

T.C. Başbakanlığı’ndan (2003 -2014) sonra T.C. Cumhurbaşkanlığı (2014) görevini yerine yükselen Erdoğan, George W. Bush’un ardından,  8 yıl  Barack Obama (2009-2017) ve  4 yıl da Donald Trump (2017-2021) ile de çalıştı.

18 yılda Erdoğan’ın karşısından üç ABD başkanı,  Bush, Obama ve Trump gelip geçti; sırada 46. ABD Başkanı Joe Biden var. Kırk Karede Erdoğan  yazı dizisine eklemlenecek olan bu metinde, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ABD Başkanları ile fotoğraflarını  yorumlayacağım ve kuş bakışı Türkiye ABD ilişkisini değerlendireceğim..

Bush İle Fotoğrafı

Cumhurbaşkanı Erdoğan liderliğindeki AK Parti, 3 Kasım 2002 seçimlerinden beri hiç seçim kaybetmedi; 1946'dan beri Türkiye'de siyasal sistemi değiştirebilen tek aktör. Başkan Erdoğan, uzun iktidarı boyunca bir çok yeniliğe imza attı, Türkiye'yi bir çok alanda değiştirdi. Bu dönemde dünya siyaseti de önemli bir değişime uğradı.

11 Eylül 2001’de İkiz Kuleler’e yapılan terör saldırıları üzerinden yirmi yıl geçti. Bu saldırılar, hala tam anlamıyla aydınlatılabilmiş değil. Ancak saldırılar dünya siyasetinde önemli kırılmalara neden oldu ve İslam dünyasında kapanmaz yaralar açtı. Başka bir deyişle, saldırılardan sonra Bush "artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak" demişti ve nitekim birçok şey değişti.

Son yirmi yılda Türkiye ABD ilişkisi de sözkonusu değişim içinde şekillendi.. Saldırıların sorumlusu olarak El-Kaide’nin gösterilmesi ile birlikte uluslararası terörizme karşı savaş söylemini beraberinde getirdi.   Bush yönetimi, 11 Eylül saldırılarının faturasını İslam dünyasına kesti. 12 Eylül gününden itibaren Bush’un yaptığı konuşmalardan akılda kalan cümleler ABD’nin yeni dönemdeki eğilimlerini özetler nitelikteydi: “Teröre karşı savaş”, “haçlı seferi”, “önleyici savaş”, “ya bizden yanasınız ya düşmandan yana” şeklindeki söylem, ABD yönetiminin işgal politikasını beraberinde getirdi. Bush ve ekibi 2001 terör saldırıları nedeniyle bütün İslam dünyasını cezalandırma üzerine kurulu söylem ve politikaları Afganistan işgali ile başlayıp, Ortadoğu siyasetini ters yüz eden Irak işgali ile devam etti.

Altı yıl süren ve çok sancılı geçen Erdoğan Bush ilişkisi fotoğraflara da yansıdı. Bu fotoğraflarda Başkan Erdoğan, Ecevit’in imgeleştirdiği ‘ABD  Başkanı karşısında ezik lider’ imajını değiştirdi. Erdoğan Bush fotoğrafları hep denk iki lider fotoğrafı oldu. Bu fotoğraflarda Erdoğan, ciddi, vakur ve haysiyetli duruşuyla Türkiye’yi iyi temsil etti.

Obama İle Fotoğrafı 

Cumhurbaşkanı ve AK Parti lideri Erdoğan, kimi zaman küresel değişime eşlik etti, kimi zaman ise küresel baronların hilafına hareket etti. Bu siyaset, AK Parti’yi iktidarda tuttu. Sırrı şuDUR: Vesayet odakları ile mücadele ederken, kalkınma planlarını hayata geçirmekten geri durmadı. Darbe girişimleri ile boğuşarak ayakta kaldı. Bu süreçleri yönetebilmesinin mihenk taşı ise lideri Recep Tayyip Erdoğan’ın milletle kurduğu derin ve sağlam bağ oldu.

Türkiye jeopolitik meselelerde kritik bir noktada duruyor: IŞİD, Suriye krizi, İran`ın küresel sisteme entegrasyonu, mülteci krizi, Türkiye`nin Rusya’yla yaşadığı kriz, Kıbrıs meselesi bunlardan bazıları!

Obama ve Erdoğan, Mısır, Libya, Suriye ve giderek artan bir şekilde İran’daki olayları yönetirken yakından çalıştılar. Erdoğan ve Obama, her yıl ondan fazla telefon görüşmesi yaptı; iletişim hiç kesilmedi. Bu liderler arasındaki ’karşılıklı saygı ve karşılıklı çıkar’ yaklaşımı, ABD-Türkiye ilişkisinin yeni karakterini de belirledi. 

Arap dünyasındaki karışıklıklara etki etmek ama aynı zamanda da geri planda kalmak isteyen Obama ile bölge halkıyla sağlam bağlar kuran Erdoğan arasındaki iletişim,  Arap Baharı olaylarını belli oranda etkiledi. Başkan Erdoğan’ın, Arap dünyasında, özellikle de Arap devrimlerinin güç kazandırdığı Müslüman Kardeşler ve diğer İslami partiler arasında yüksek itibarı vardı.

Türkiye, Irak’ta Başbakan Nuri El-Maliki hükümetinin kurulmasına sağladı, terör örgütü PKK da dahil olmak üzere terör gruplarına karşı etkin mücadele etti, Afganistan’a asker gönderdi.. Erdoğan Obama yakınlaşması, 2009’da One Minute olayı ve 2010’da Mavi Marmara saldırısı sonrasında Türkiye’nin İsrail ile ilişkilerinin bozulmasına rağmen devam etti.  

İlişkileri bozan, 2010 yılında İran meselesi oldu. Obama’nın, özellikle de BM Güvenlik Konseyi’nde Türkiye’nin İran’a yaptırımlara "hayır" oyu kullanmasının ardından "Amerikan politikasını zayıflattığı"nı düşündüğünden tavrını değiştirdi.    

Obama, Erdoğan’ı başta Doğu-Batı bölünmesine köprü olabilecek ılımlı bir Müslüman lider olarak gördü; ilerleyen süreçte Erdoğan’ı Irak ve Suriye’de izlediği milli politikalar nedeniyle ‘otoriter’ bir lider olarak tanımlamaya başladı.. 15 Temmuz 2016 başarısız darbe girişimi de Obama döneminde gerçekleşti.

Dolayısıyla Erdoğan Obama fotoğrafları, bütün bu pazarlıkları, ’karşılıklı saygı ve karşılıklı çıkar’ tavrını yansıtmaktadır. Erdoğan Obama fotoğrafları, hep ‘sen sensen, ben de benim’ kareleri oldu.

Trump İle Fotoğrafı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ABD Başkanı Donald Trump arasındaki ikili ilişki çok dikkat çekiciydi. Bu ilişki bazı konularda Türkiye’ye biraz nefes aldırdı..  

Erdoğan ile Trump arasında yoğun bir diyalog söz konusu olurken, bölgesel sorunlar özelinde iki ülke arasındaki diplomasi trafiğinin de hızlandığı görüldü. İki lider Trump'ın başkanlık döneminde heyetleriyle yüz yüze görüşmeler yaparken, birçok kez de telefonla görüşmeler gerçekleştirdi.

Trump döneminde Türkiye-ABD ilişkileri iki liderin birbirleriyle kurdukları yakın ilişkiler ile yoğun bir seyir izledi. Trump'ın yönetimde olduğu dönemde Türkiye-ABD ilişkileri iniş çıkışlar ve ikili diyalog üzerinden şekillenirken göreceli iyi bir seyir izledi.

Trump dönemi olaylarına bakınca şunlar görülüyor: Halkbank’ın eski genel müdür yardımcısı Hakan Atilla, Rıza Sarraf davası kapsamında ABD’de tutuklandı. Donald Trump, 2016 yılında tutuklanan ve casusluktan 35 yıl hapsi istenen Pastor Brunson’ın tutukluluk hali ettiği takdirde ABD’nin Türkiye’ye kapsamlı yaptırımlar uygulayacağını açıkladı. ABD Savunma Bakanı vekili Patrick Shanahan Türk mevkidaşına gönderdiği bir mektupta, F-35 eğitim programına şu an öğrenim gören pilotlardan sonra başka Türk pilot alınmayacağını belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başkan Donald Trump Osaka’da düzenlenen G20 liderler zirvesinde bir ikili görüşme gerçekleştirdi. Görüşmede iki ülke arasındaki 75 milyar dolarlık bir ticaret hacmine ulaşma hedefine vurgu yapıldı. Rusya’dan S-400 satın alımı üzerine Türkiye’ye yaptırımlar gündeme geldi. 

Kasım 2020’deki başkanlık seçimlerinde Trump rakibi olan Demokrat Partili Joe Biden’ın başkan olmaya uygun olmadığını belirten açıklamasında Cumhurbaşkanı Erdoğan ile başa çıkacak zihinsel kapasitede olmadığı ifadesini kullandı. Trump, diğer ülke liderlerinin “Seni dinliyor.” diyerek kendisinden Erdoğan’ı aramasını istediklerini iddia etti. Trump, Fox News’a şu değerlendirmelerde bulundu:  

“Erdoğan gibi yabancı liderler birinci sınıf satranç oyuncusu, zehir gibi insanlar. Ben onların hepsini tanıyorum, hepsiyle işleri iyi götürüyoruz. Türkiye'den Erdoğan… Hepsi… Onlarla başa çıkabilecek zihinsel kapasiteden yoksun bir ABD Başkanı olmamalı. Geçen hafta dünya liderleri benden Erdoğan’ı bir aramamı rica etti. Neden diye sordum. Dediler ki “O bir tek seni dinler, bizi dinlemiyor. Bu ABD yüzünden mi diye sordum. ‘Hayır. Senin yüzünden, senin kişiliğin yüzünden. Dinleyeceği tek kişi sensin. Çünkü o kişilik bir tek sende var. Onunla anlaşabiliyorsun.’ dediler. Ve biliyor musunuz, bunu herkesin ortasında söylemek istemiyorum, ama bu doğru. Ben onunla anlaşabiliyorum. Beni dinliyor.’’

ABD başkanlarının doğum tarihine bakınca Biden’ın (1942) kendinden önceki başkanlardan hem Bush’tan (6 Temmuz 1946), hem Obama’dan (4 Ağustos 1961)  hem de Trump’tan  (14 Haziran 1946) büyük olduğu görülecektir. En yaşlı en son başkan olmuş.. Biden’ın ileri yaşından dolayı yaşadığı fizik kısıtlılık seçim ortamında gündeme gelmemeliydi, Trump ayıp etmiş.

Başkan Erdoğan, seçimleri kaybeden Donald Trump'a mesaj göndermeyi ihmal etmedi: "Resmi seçim sonuçları ne şekilde tecelli ederse etsin, son dört yıllık Başkanlık döneminizde, Türkiye-ABD ilişkilerinin ortak çıkar ve değerlerimiz temelinde gelişmesi için ortaya koyduğunuz samimi ve kararlı vizyon için teşekkür ederim. Ülkelerimiz arasındaki tarihi dostluk, ortaklık ve müttefiklik ilişkilerinin bu güçlü zemin üzerinde daha da ilerletilmesi karşılıklı çıkarlarımızın bir gereği olup, Türkiye olarak önümüzdeki dönemde de bu yönde her türlü çabayı sarf edeceğimizden emin olmanızı isterim. Bu vesileyle, her zamanki sıcak dostluğunuz için bir kez daha içtenlikle teşekkür eder, Amerika Birleşik Devletleri halkının barış ve refahı için en içten dileklerimi iletirim." dedi.

Biden İle Fotoğrafı

Joe Biden'ın seçimi kazanmasının ardından dikkatler, Ankara-Washington ilişkilerinin nasıl olacağı konusuna çevrildi. ‘ABD'de 36 yıl senatörlük ve sekiz yıl başkan yardımcılığı yapmış, Demokrat Parti’nin etkin isimlerinden Biden, Beyaz Saray'a çıktığında Türkiye-ABD ilişkileri nasıl şekillenecek?’ sorusuna cevap aranmaya başladı.

Biden, Türkiye'yi daha önce üç kez ziyaret etmişti. Aralık 2011'deki ilk ziyaretinin ardından ABD'nin Suriye'deki IŞİD operasyonu döneminde ikinci kez Ankara'ya geldi. Biden, 15 Temmuz 2016'daki darbe girişiminden bir ay sonra da Türkiye'de temaslarda bulundu.

Biden, seçim sürecinde ‘Türkiye'de Erdoğan'ı darbeyle değil, seçimle değiştireceğiz' açıklamasıyla gündem olmuştu. Erdoğan, Biden'ın bu sözlerine "Türkiye'de darbe ile yapamadıklarını, muhalefeti destekleyerek gerçekleştirmek istediklerini kameralar önünde söylemekten de çekinmiyorlar. Ya dostluğumuz var be. Oturup konuşmuşluğumuz, çay içmişliğimiz var ya. Böyle bir ifadeyi bizim için nasıl kullanırsın" diyerek tepki gösterdi.

ABD'de 2009-2017 yılları arasında eski Başkan Barack Obama'nın yardımcılığını yapan Biden, Ankara'yı açıktan eleştiriyor. Son seçim kampanyası döneminde Türkiye'nin adını Rusya ve Kuzey Kore ile birlikte 'otokrat' yönetimler olarak nitelendirdi. Biden'ın özellikle insan hakları, demokrasi, Suriye, S-400 gibi konularda Türkiye'ye eleştirel yaklaşımıyla biliniyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD Başkanı seçilen Joe Biden'a da bir mesaj gönderdi: “Sayın Seçilmiş Başkan; Seçim sonuçlarının, dost ve müttefik Amerika Birleşik Devletleri halkı için hayırlı olmasını temenni ediyorum. Başkan Yardımcılığınız sırasında da birçok vesileyle görüştüğümüz gibi, Türkiye-ABD ilişkileri köklü temellere dayanan stratejik bir nitelik taşımaktadır. Günümüzde küresel ve bölgesel düzeyde karşılaştığımız sınamalar, ortak çıkarlar ve değerlere dayalı bu ilişkilerimizi daha da geliştirmemizi ve güçlendirmemizi gerekli kılmaktadır. Önümüzdeki dönemde ABD Yönetimiyle bu doğrultuda yakın çalışma hususundaki kararlılığımızı tekrarlıyor, ülkelerimiz arasındaki güçlü işbirliği ve müttefiklik bağının bugüne kadar olduğu gibi gelecekte de dünya barışına hayati katkılar sunmaya devam edeceğine inanıyorum. Seçim başarınızı tebrik ediyor, Amerika Birleşik Devletleri halkının barış ve refahı için en içten dileklerimi iletiyorum.” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ABD başkanlarıyla fotoğrafları karakterindeki bağımsızlık ve yüreklilik değerini hep yansıttı. Tarihin tozlu raflarında yerine alacak bu fotoğraflar, elbette her kuşak tarafından sık sık yorumlanacaktır.

yazının devamı..

 

 

Kaynak:

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.