Mustafa Yürekli

Mustafa Yürekli

Mustafa Yürekli: Kur'an Okuyucusu  

 

 

Kimsenin bu dünyada yapamayacağı iyilikleri yaptın bana, Kur’an-ı Kerim’i harf harf, kelime kelime, ayet ayet ve sure sure tasdik etmeyi lütfederek güçlendirdiğin imanımdan öyle büyük saadet çıkardın ki onunla kulluğundan hoşnutum bu dünyada ve biliyorum ki ahirette de vereceği hoşnutluğun ötesinde kulluğun bana büyük onur olacak.

Çıldıracakmış gibi hissediyorum kendimi, bu korkunç günleri atlatamayacakmışız gibi duyumsuyorum ve giden zamanı geri çeviremeyeceğimizi bildiğimden büyük felaketlerin beklediği yarınlara böyle bomboş geçirilmiş günlerle varmanın bir tür intihar olduğunu söylüyorum.

Sesler duymaya başlıyorum yarından, gelecek kuşakların lanetlemeleriyle şimdiden sarsılıyorum ve çözüm için başlattığım çalışmalara konsantre olamıyorum, bu yüzden yapmam gereken şeyi yapıyorum.

Ben artık zulümle, kötülükle, karanlıkla savaşamayacağım. Biliyorum, lütfettiğin hayatı mahvediyorum. Bensiz daha mutlu olacak halkım. Kur’an-ı Kerim’i okuyacağım; onun nuruyla nurlandır ömrümü. Ben sadece hakikate çağıracağım, hakikate pervane olacağım.. Hidayet, muvaffakiyet ve zafer, sadece hakikati üstün tutmadadır ve bunlar senin lütfundur.

Bana bir kula dünyada vereceğin en büyük mutluluğu verdin Rabbim, mümin oldum, Müslüman oldum Kur’an-ı Kerim’in okuyuculuğunu lütfettiğin için; mucizelerine tanıklık ettiğim bir kitap olan Kur’an-ı Kerim’in iyi okuyucusu olarak al huzuruna beni, şefaatinden mahrum bırakma.

Kimsenin bu dünyada yapamayacağı iyilikleri yaptın bana, Kur’an-ı Kerim’i harf harf, kelime kelime, ayet ayet ve sure sure tasdik etmeyi lütfederek güçlendirdiğin imanımdan öyle büyük saadet çıkardın ki onunla kulluğundan hoşnutum bu dünyada ve biliyorum ki ahirette de vereceği hoşnutluğun ötesinde kulluğun bana büyük onur olacak.

Bu kadar karanlıktan, kötülükten ve zulümden sonra, bu çağda, Kur’an-ı Kerim’in ikliminden ve aydınlığından uzakta, iki insanın birlikte mutlu olamayacağını biliyorum; tevhit hakikatini hayatın ve tarihin kalbinden söküp attıktan sonra, insanların ne aile kurabileceğini, ne şehir ne de devlet kurabileceğini sanıyorum. Böyle büyük bozgunda, iki cihanda iman selameti verdiğin için, peygamberlerin, sıddiklerin, şehitlerin ve salihlerin yolu olan iman, ilim, irfan, salih amel ve takva nimetlerini yağdırdığın Sırat-ı Müstakim’de yürümeyi lütfettiğin için ne kadar şükretsem azdır..

Kur’an-ı Kerim’i okuduk, işittik ve itaat ettik. Şanına layık, hakkın olan şükürde acizim, hamdde acizim, beni affeyle.. Seni tesbih ve tazimde acizim. Usve-i Hasane olarak gösterdiğin Hz.Muhammed’in (s.a.v.) şükrü, hamdi, tazim ve tesbihi yanında benimkiler anılmaya bile değmez. Ümmetinden olmayı lütfettiğin için şükrediyorum. Ona salat ve selam ediyorum. Affına, mağfiretine sığınıyorum.

Görüyorsun Rabbim; bu duayı bile doğru düzgün yapamıyorum. Ayetlerini şanına layık okuyamıyorum, kelam sıfatını kullanma imtihanında çok beceriksizim, çok mahcubum.

Hayatımdaki bütün aydınlığı, temizliği ve mutluluğu Sana borçlu olduğumu söylemek isterim.

Bana karşı inanılmaz sabırlısın Rabbim ve çok iyisin. Seni seviyorum.

Şunu söylemek istiyorum -aslında bunu herkes biliyor- eğer biri beni ahirette bu hüsran durumundan kurtarabilecek olsa bu sadece Sen olursun.

Her şey beni terkedip gidiyor ama Senin iyiliğin hep benimle kaldı. Artık Senin Hay sıfatının tecellisi olan ve bana bağışladığın hayatı mahvetmeyeceğim; kulluğunu lütfeyle bana.

Kimse bizim Seninle mutlu olduğumuz kadar mutlu olamaz..

Mustafa Yürekli

Ulu Kanal

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.