Mustafa Yürekli

Mustafa Yürekli

Mustafa Yürekli: Mehmet Akif, Darbe Ve Diriliş...

 

Mehmet Akif, bir Müslüman şair olarak, aydın olarak, darbeye, devrime karşıydı. Şiirlerinde apaçık görülür, darbe karşıtlığı. Yöneticinin değişmesiyle herşeyin yola gireceği düşüncesini safsata bulurdu. Şu dizelere bakan mısınız?

"Eşeklerin canı yükten yanar, aman derler

Nedir bu çektiğimiz derd, o çifte çifte semer

Biriyle uğraşıyorken gelir çatar öbürü

Gelir ki taş gibi hain hem eskisinden iri.

Semerci usta geberseydi... Değmeyin keyfe

Evet, gebermelidir inkisar edin herife.

Zavallı usta göçer bir gün akıbet, ancak,

Makamı öyle uzun boylu nerde boş kalacak?

Çırak mı kalfa mı, kim varsa, yaslanır köşeye;

-Takım biçer durur artık gelen giden eşeğe

Adam meğer acemiymiş, semerse hayli hüner;

Sırayla baytarı boylar zavallı merkepler.

Bütün o beller, omuzlar çürür oyulur;

Sonunda her birinin sırtı yemyeşil et olur.

Giden semerciyi, derler, bulur muyuz şimdi?

Ya böyle kalfa değil, basbayağ muallimdi.

Nasıl da kadrini vaktiyle bilmedik, tuhaf iş:

Semer değilmiş o rahmetlinin ki devletmiş!

 

Nasihatim sana: Herzeyle iştigali bırak

-Adamlığın yolu nerdense, bul da girmeye bak!

Adam mısın: Ebediyyen cihanda hürsün, gez;-

Yular takıp seni kimsecik sürükleyemez.

Adam değil misin, oğlum: Gönüllüsün semere:

Küfür savurma, boyun kestiğin semercilere."

Semer, İslam milletini ezen sistemdir. Sorun, imandan, bilinçten ve özgürlükten, insanlıktan çıkarılıp merkep haline getirilmiş olmaktır. Dolayısıyla semercinin değişmesi değildir, kurtuluş.

İki asırdır koca İslâm dünyası, semercilerle boğuşma halinde... Semercilere öfkeleniyoruz, beddua ediyoruz "Ölsün, kahrolsun" diyoruz. Semerciler değişiyor, ama bizim çektiğimiz ızdırap değişmiyor.

"Usta zalim" gidiyor, acemisi geliyor... Bizim sırtımızda yine emperyalizmin acımasız semeri... Ondan sonra yaralarla boğuşalım ki ondan çok...

İki asırdan beri İngiliz gitmiş Fransız gelmiş, o gitmiş Alman gelmiş, o gitmiş Amerikan gelmiş, Rus gelmiş... İslâm dünyasının sırtında göğermiş Rus yarası. Amerikan yarası. İngiliz yarası... Bir yandan yaranın acısını hissetmişiz yüreğimizde, bir yandan semerciye "kahrolsun" diye bağırmışız. Ama netice değişmemiş.

Netice, Akif'in "Adam mısın?" sorusunda yatıyor. Adam mısın, yoksa? Adamsan bilinçlisin, özgürsün, efendisin, izzetlisin... Sana kimse "yular takamaz".

Adam değilsen, semer kaderindir. Semercilere küfür savurmanın da bir anlamı yoktur.

Bizim adamlığımız Müslümanlığımızla. Bizim yüreğimizi izzetle dolduran o çünkü,"inanıyorsanız mutlaka üstünsünüz" ayetinin işaret ettiği özü kaybettik biz. Ve asırlardır dövünüp duruyoruz.

Kurtuluş, ne darbe, ne devrim, ne de evrim, ıslahattır.. Kurtuluş, diriliştedir; düşüncede, inançta, sanatta diriliş olmadan, bilinçlenip özgürleşmeden, örgütlenip bir aydın kadronun öncülüğünde mücadele etmeden kurtuluşa erilemez.

Diriliş, fert planında şahsiyet olmak, toplumsal boyutta da medeniyet inşaa etmek demek.

Akif merhumun "Bir zamanlar biz de millet, hem nasıl milletmişiz / Gelmişiz dünyaya insanlık nedir öğretmişiz" diyerek hasretlerle andığı diriliği, yenilenme, temeddün gücünü, iman kıvamını kaybettik biz ve asırlardır boynumuzda emperyalist güçlerin yükünü hissediyoruz.

Mustafa Yürekli / Haber 7

mustafayurekli@gmail.com

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.