Öğrenci terörü

Öğretmenimiz beni tahtaya kaldırmış, elimde tebeşir, kara tahtanın önünde bocalıyorum ama bir türlü soruyu çözemiyorum, yaşlı öğretmenimin sabrı tükenmiş olacak ki bir yumrukla dudağımı patlatmıştı.

Aradan tam kırk yıl geçmiş, eğitim, öğretici, öğrenci modeli çok değişmiş, şimdilerde öğrenci, öğretmene şiddet uyguluyor.

Geçen yıl Adana Medine Müdafii Fahrettin Paşa İmam Hatip Lisesi, 12. sınıf öğrencisi M.Adevamsızlığını silmeyen müdür yardımcısını 5 yerinden bıçaklamıştı.

Birkaç gün önce İzmir’in Ödemiş ilçesinde, Ödemiş Kaymakçı Çok Programlı Anadolu Lisesi’ndeiki öğrencisi tarafından vurulan okul Müdürü Ayhan Kökmen hayatını kaybetmişti.

Düne kadar öğretmenlerin katı tutumlarından bahsederken, bu gün öğretmenlerine karşı asi, aykırı, kabadayı öğrencilerin cinayetlerini konuşuyoruz.

Ne öğretmenlerimizin nede öğrencilerimizin saldırgan, şiddet yanlısı tutum ve davranışlarını kabul edemeyiz.

İHH ve Milli eğitim bakanlığı ile sürdürülen “Her sınıfın bir yetim kardeşi var” projesi kapsamında okullarımıza bilgilendirme ziyaretlerimiz oluyor.

Okullarda yaşanan sorunlar karşısında öğretmenlerimiz ve okul müdürlerinin çaresizliklerine şahit oluyoruz.

Bunlara en somut örnek eğitimcilere karşı öğrencilerin kabadayı duruşları, verdikleri gözdağı ve işlenen cinayetlerdir.

Geldiğimiz nokta itibariyle eğitimci sendikaların. Sözlerini yükseltmeleri gerekiyor.

MEB, öğrencilerin uyması gereken disiplin kurallarını gözden geçirmeli, caydırıcı gerekli adımları atmalı, eğitimcilerin ellerini güçlendirecek düzenlememeleri yapmalıdır. Kastettiğimiz, istediğimiz ne katı bir disiplin ne de fazla esnetilmiş disiplin; her şey kararında olmalı.

Okullarımızda Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersleri yetersiz, bu yüzden işinin uzmanı eğitimciler tarafından, güncel sorunlarımıza yönelik çözüm üretilmelidir.

Öfke ve şiddet eğilimli öğrencilerin sayıları her geçen gün artıyor.

Aile içi eğitim konusunda anne ve babalara çok daha fazla iş düşüyor ama birçok aile sorumluluklarının gereğini yerine getirmekte aciz kalıyor ve işi eğitimcilerin üzerine yıkmaya çalışıyor.

Aile içi yaşanan sorunlar, TV’lerde ahlak dışı programlar, gençleri mafya yapılanmalarına özendiren şiddet içerikli diziler, uyuşturucu bağımlılığı gibi birçok etken hem gençlerimizi hem de toplumu olumsuz yönde etkiliyor ve sorunlarımız hergeçen gün büyüyor.

RTÜK toplumu olumsuz yönde etkileyen tüm programları, dizileri daha sıkı takibe almalı ve zamanında müdahale etmelidir.

MEB, kültür, sanat, edebiyat, spor ve manevi alanlarda faaliyetlerini sürdüren STK’lar ile işbirliğini güçlendirmelidir.

Sonuç olarak hepimizin üzerine düşen görevlerimiz, sorumluluklarımız ve daha nitelikli bir işbirliğine ihtiyacımız var.

 

 

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum