Okuduklarımız kadar değil, sindirdiğimiz kadarız

Alman düşünür ve yazar Arthur Schopenhauer bir insanın okuduğu her şeyi hafızasında tutmasını beklemek, yediği her şeyi midesinde tutmasını istemekten farksızdır der.

 İnsanın yediği şey bedenini, okuduğu şey ise zihnini beslemiştir. Nasıl ki, beden kendisine benzeyeni ve ihtiyaç duyduğunu hazmederse, beyinde kendisine uyan ve ilgisini çekeni duyacaktır.

Okuduğumuz veya gözlemlediğimiz bir bilgiyi  aldığımızda, o bilgiyi dönüştürüp içselleştirir, yani kendine mal edersek ancak bir anlam kazanır. Kendimize mal edemediğimiz bilgi zamanla kaybolup gitmektedir.

Eğitimlerde ve vermiş olduğumuz seminerlerde kalıcı öğrenmenin gerçekleşmesi için söylediğimiz; okuduklarımızın %10’unu İşittiklerimizin %20’sini gördüklerimizin%30’unu Hem görüp, hem işittiklerimizin %50’sini söylediklerimizin %70’ini Söyleyip yaptıklarınızın %90’ını hatırlarız diye.

Bir Çin atasözünde de şöyle ifade edilmektedir; “Bana anlatırsanız unuturum; bana gösterirseniz hatırlarım; beni dâhil edersiniz, anlarım.”

Sonuç olarak;

 UNUTMAYIN!

Yediklerimiz değil, hazmettiklerimiz bizi güçlü kılar.

Kazandığımız para değil, biriktirdiğimiz sevgi bizi zengin yapar.

Okuduklarımız değil, hatırladıklarımız bizi bilgili yapar.

Başkalarına verdiğimiz öğütler değil,

Bizzat uyguladıklarımız bizi

İnsan yapar.

Öyleyse hep farkında olmaya devam edelim hayatımızda.

Sevgiler.

Kalın sağlıcakla…

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar