İbrahim Halil Sipahi

İbrahim Halil Sipahi

ORGAN BAĞIŞI



Organ bağışı, bir insanın organlarının bir kısmının veya tamamının, henüz sağlıklı iken, beyin ölümünün ardından başka insanlarda yararlanılmak üzere bağışlanmasıdır.

Diğer bir bakışla; organ bağışının, kan naklinden farkıyoktur. Hayat kurtarma anlamında, sağlıklı olan her organ bağışlanabilir. On sekiz yaşını doldurmuş ve doğru ile yanlışı ayırabilme yeteneğine sahip herkes, başta kalp olmak üzere, akciğer, böbrek, karaciğer ve pankreas gibi organlar; kalp kapağı, göz kornea tabakası, kas ve kemik iliği gibi dokularıbağışlayabilmekte ve bunlar günümüz tıp teknolojisinde nakledilebilmektedir. Bir kişi organlarını bağışlayarak birçok insana yaşama şansı verebilir. Türkiye'de birçok devlet ve üniversite hastanesinde organ bağışı işlemleri yapılmaktadır. Ayrıca yaşarken yapılabilen (böbrek gibi) organ bağışı türleri de vardır. Bağışlanan organların nakledilmesi, Sağlık Bakanlığı'nın denetim ve gözetiminde, bilgisi dâhilinde gerçekleştirilir. Çeşitli kurum ve kuruluşlar, zaman zaman organ bağışı kampanyaları düzenlemektedir. 2000 yılında, organ bağışı konusunda bir "Ulusal Koordinasyon Sistemi" oluşturularak, bakanlığın olanaklarıyla organ bekleyenler sistematik sıralamaya dâhil edilmişlerdir.

Yaşam, her canlının sıkı sıkıya sarıldığı bir olgudur. Sağlık ise yaşamın idamesi için mukaddes bir emanettir. İnsan yaşamına eşsiz bir değer atfeden İslam, hayat ve sağlık gibi iki eşsiz nimetin korunmasını ısrarla öğütlemiştir. Ne var ki her insan kendine lütfedilmiş bu yaşam bahçesinde sağlığını koruyamamakta ve kimi hastalıklara yenik düşmektedir.

Çok sayıda insanın maruz kaldığıhastalıklardan biri de organ yetmezliğidir. Organ yetmezliği, insan bedenindeki organlardan birinin veya bir kaçının tamamen ya da kısmen fonksiyonlarını yitirmesidir. Organ yetmezliği olan kimse, hayatını sürekli, düzenli tıbbi tedavi ve yaşam desteği ile devam ettirebilmektedir. Buna karşın bu kimsenin hayat süresi kısalmakta ve yaşam kalitesi oldukça düşmektedir.

Ülkemizde böbrek yetmezliği olup diyaliz tedavisi ile yaşamını sürdüren yaklaşık 60 bin hasta bulunmaktadır. Bunlara karaciğer, kalp, pankreas gibi organ yetmezliklerini de eklediğimizde, durumun ciddiyeti çok daha ileri noktalara ulaşmaktadır. Organlarını kaybetmiş bu hastaların ikinci bir yaşam umudu organ naklidir. Organ yetersizliği nedeniyle ülkemizde yılda 8 bin kişi yaşamını yitirmektedir.

Sağlık Bakanlığımızın verilerine göre yalnızca Adana Bölgemizde nakil sırasına girmiş ve nakil bekleyen 3419?u böbrek hastası olmak üzere 3663 hasta vardır. Ve 2012 yılı itibariyle bunların ancak % 3?üne organ nakli yapılabilmiştir. Yine ülkemizde 2011 yılında hastanelerde beyin ölümü gerçekleşmiş 1291 kişiden 333'ünün yakınları organ bağışı yapmış, 958'i ise reddetmiştir. (https://organ.saglik.gov.tr/tr/istatistikler/beyin-olumu-istatistikleri.)

Bütün bu veriler, organ bağışı konusunda çok yetersiz ve duyarsız olduğumuzu göstermektedir.

Aslında organ naklinin değerini ve hayatîliğini maalesef başımıza bir musibet gelince anlıyoruz. Organ bağışının çok düşük seviyede olmasında kimi yersiz kaygıların etkin olduğu görülmektedir. Konuyla ilgili kaygılar bir yana böylesi ulvi bir tutum dinimizce övülmüştür. Nitekim Cenab-ı Hakk Kur?an?da ?Her kim bir kimsenin hayatını kurtararak onu yaşatırsa sanki bütün insanlarıyaşatmıştır'' (Maide suresi 32) buyurmaktadır. Ailesi, annesi, babası, yakınları dâhil her gün bir umutla kendisine uygun bir organ bulunduğu haberini bekleyen insanlara çare olmak, Yüce Allah CC tarafından tüm insanlığı yaşatmakla eş tutulmuştur.

Rahmet Peygamberi Hz. Muhammed (s.a.v) de ?Kim müslüman kardeşini sıkıntıdan kurtarırsa, Allah da onu kıyamet günü sıkıntılarından kurtarır? buyurmaktadır. ( Buhârî, Mezâlim, 3; Müslim, Birr, 58.) Tarifsiz acı ve sıkıntılarla gün be gün yaşamdan kopan bu hastalara yeni bir hayat fırsatı tanımak büyük bir erdem ve ulvi bir davranıştır. Çünkü organ bağışı, hayat bağışıdır.

Ülkemizde binlerce insan nakil beklemektedir. Ancak bu konuda yeterince bilgilenmediğimiz için gerekli adımları atmıyoruz. Oysa bir sağlık kuruluşuna başvurup organ bağışı ile ilgili merak ettiğiniz konularda bilgilenmeye ve organınızı hayatta iken bağışlamakla bir ve ya birkaç kişiye birden sağlıklıbir yaşam umudu olacağımız unutulmamalıdır.


İbrahim H.SİPAHİ

20.05.2013/adanapost.com

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.