Mustafa Yürekli
Portakal çiçeği kokusu..
Portakal çiçeği kokusu..
Mustafa Yürekli, şiirin, dünyaya metafizik pencereler açtığını ve oradan mis gibi portakal çiçeği kokusu dolduğunu anlatıyor..
Akdeniz'in doğusunda, Türkiye'nin en büyük platosu olan Çukurova'nın kalbi Adana'da dünyaya gelmiş olduğum için kendimi hep şanslı saymışımdır. Adana, hem Hicaz Bölgesi'nin, hem de Kudüs'ün kapısıdır; Bağdat - Şam kültür havzasına dahil olmuş şehirlerimizden biridir ama Toros'un bir parçası olan Aladağ'ı yurt tutmuş Türkmenler ve Yörükler sayesinde kültürümüzün Buhara damarı da gürül gürül işler. Bu iki kültürü de canlı olarak görebildim ben, gençliğimde..
Her yıl, Nisan ayı geldi mi, Adana'da olmayı çok isterim. İstanbul'da bahar, ağaçlarda dile gelince, bir sıla özlemi uyanır bende; o saatte Adana'da olup portakal çiçeklerinin kokusunu içime çekmek isterim hep. Seyhan'ın kuzey kıyısı boyunca uzanan o eski portakal bahçeleri burnumda tüter, deli olurum.
Adana ve bütün Akdeniz Bölgesi, mis gibi portakal ve turunç çiçeklerinin kokusu baş döndürür çünkü. Portakal çiçeklerinin kokusunu hiç bir koku ile değişmem. Portakal çiçeği reçeli de eşsizdir benim için.
Kalkıp yollara düşemem, işler elimi kolumu bağlar, gözlerim dolar. Derin bir iç geçiririm ah çekerek, özlemle. Portakal bahçelerinden mahallelere, sokaklara yayılan mis gibi kokuyla bahar şiirini okuyordur çünkü. Adana demek, portakal çiçeği kokusu demek benim için. 1969 baharında, çocukken fark ettim portakal çiçeklerinin ve kokularının güzelliklerini, o yıldan sonra da beklemeye başladım Nisan ayını. Eskiden Adana'da yaşayıp da portakal çiçeklerinin farkında olmayan insanlarla karşılaşınca çok üzülürdüm. Erzurum'da üniversite eğitimi görürken de kalkıp özlemle Adana'ya gelmiştim, bir nisan ayında. İstanbul'dan da birkaç kez uçağa atlayıp Adana'ya gittim baharda.. Portakal çiçeği kokulu Adana sokaklarına kendimi atmanın baygınlığını, her bahar anlatırım eşe dosta.
Ne kadar çok değişti Adana, son yirmi, otuz yılda; o eski binaların, o dardağan ağaçlı bahçelerin ve o sokaklarında kasketli şalvarlı adamların dolaştığı mahallelerin yerinde yeller esiyor artık. Çocukluğumun, gençliğimin, ömrümün ilk çeyrek asrının geçtiği Adana'da ‘Ne ararım, ne bulurum?' demeden hasretini çekerim. Yine de bilirim ki küçük bahçelere sığınmış portakal ağaçları çiçeklenerek kokularını yayıyorlar, baharda, o eski Adana'ya ağıt yakarcasına.. Yabancılaşmanın, kültürsüzleşmenin ve çürümenin acısını duyurur bana portakal çiçekleri.
Bir gün yine, bir Nisan akşamı, gelinlik giymişçesine iyice çiçeklenmiş bir portakal ağacının altında kitap okurken, hava yavaş yavaş kararmaya başladı ve ırmak, batan güneşe bulanmış sıyrılıp geçerken, beklenmedik bir fikir, apaçık bir gerçek gibi zihnimde ışıldadı; o güne dek düşünmemiştim bu konuyu, bir buluş kadar heyecan verdi bana: Kitap bir bahçedir, cennet bahçelerinin dünyamıza düşen gölgesi..
Sezai Karakoç'un cümleleri nasıl yankılanıyordu o anda yüreğimde.. Dünyanın metafizik bir pencere olduğunu dile getiren o muhteşem cümleleriyle hala coşarım:
‘İslam uygarlığının temel ilkesi mutlaklık aleminin bu dünya penceresinden görülen manzarasıdır. Bu dünya aslında o dünya metnine bir çıkma, bir dipnottur. Ama zihnimizde ve ruhumuzda bu dipnotu, bu çıkma ana metinden hiç ayrılmaz. Ona öteki dünyanın gölgesini ve iz düşümünü düşürmemiz, onu küçültmez büyütür. Çünkü böylece o mutlaklıktan bir soluk almış olur. Tapınmaların her türlüsü, oruç, namaz bu dünyayı anlam olarak öteki dünyaya çevirir, en azından ona benzeştirir.. Öteki dünyayı anlamayan, gerçekte bu dünyayı da anlamamıştır. Ölümü görmeyen hayatı da yaşamamıştır..'
Şiirlerim, güzelim Türkçe'mizdeki portakal ağaçları olsun isterim hep; milletimin diriliş sürecinde portakal çiçeği kokusu yayılsın kitaplarımdan. Mutlaklık aleminden bir soluk alma imkanı versin her biri..

Yaklaşık kırk yıldır İslam tarihini araştırıyorum, yazıyorum.
27 Eylül 2026 Pazar 22:18Filistin’in sesi
25 Eylül 2026 Cuma 22:28Mehmet Akif, Necip Fazıl ve Sezai Karakoç çizgisi
23 Eylül 2026 Çarşamba 23:14Merhamet medeniyeti
16 Eylül 2026 Çarşamba 19:23İnsan imanla yücelir
15 Eylül 2026 Salı 22:58Mehmet Akif, Necip Fazıl ve Sezai Karakoç çizgisi
11 Eylül 2026 Cuma 14:14Helal Haram Duyarlılığı
09 Eylül 2026 Çarşamba 11:52Mekke Ortak Savunma Anlaşması’na Mısır, Katar ve Irak'ın katılımı
02 Eylül 2026 Çarşamba 21:27İslam kardeşliğinin güvencesi imandır
29 Ağustos 2026 Cumartesi 22:48Suskunluk, başsızlık ve dağınıklık..
17 Ağustos 2026 Pazartesi 18:23
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.