İbrahim Halil Sipahi

İbrahim Halil Sipahi

RTÜK’ün kriterleri ne?

“Evleneceksen gel, Kısmetse olur, Zuhal Topal’la, Dest-i İzdivaç, Esra Erol’da ve Göz6”

Akşamüzeri hemen hemen her kanalda bir evlilik programı ve adını sayamayacağım kadar günün hemen her kanalda günün gün içerisinde yayınlanan Aşk, sevda, ihanet üzerine konu edilmiş diziler

Türk ve İslam örf âdeti ile bağdaşmayan, aile birliğini hiçe sayan, gençleri ve çocukları derinden etkileyen programlar. 

İlk başladığı yıllarda daha ziyade orta yaş ve üzeri evlenmemiş veya dul kadın ve erkeklerin eş bulmak ve evlenmelerine yardımcı olmak amacı ile başlayan evlenme programları son yıllarda gençlerin rağbet ettiği adeta bir şov programına dönüştü.

Son yıllarda ekranlara demir atan bu programlar hakkında çeşitli iddialarda dolaşılıyor.

Bu evlendirme programlarından birinde görev alan fakat programın kamera arkasındaki kurgu’yu ve etik dışı arka planı rahatsız olduğu gerekçesiyle istifa eden Psikoterapist Lütfü Kaan Özdemir, bir televizyon programında yaptığı açıklamada “20 yaşında oraya çıkan 5 ayrı kişinin farklı farklı motivasyonu vardır. Kimi meşhur olmak için çıkar. Zaten kimileri gerçekten evlenmek niyetiyle, kimileri meşhur olmak niyetiyle çıkıyor. Orada bir kameranın çektiği var, bir de set ekibinin yaptıkları var. Orada “cast” tan (oyuncu ajanslarından) gelenler var, reyting için yapılan ‘ekstra faaliyetler’ var.” Diyor ve ekliyor.”Tabi kimileri oradan maaş alıyor, yorum yapanlardan maaş alanlar var. Oturan kızların ve erkeklerin bazıları oyuncu. Dolayısıyla para için gelenler var. Kurgu olduğu için hangileri gerçek hangisi kurgu bilemiyoruz.”

Özdemir’in anlattıkları ekran karşısındakilerin nasıl aldatıldığı, programı yapan yapımcı firma ve yayınlayan kanalın bu şekilde etik olmayan ahlak dışı bir ticaretini göz önüne seriyor.

Bu işin en can alıcı noktası, aile birliği, çocuklar ve gençlerin bu program ve dizilerden olumsuz yönde etkilendiği hususudur. Birden birbirlerine aşık olmalar, ailelerin devreye girmesi, gidip gelmeler buluşmalar, gezmeler bir de bakıyorsunuz bu çiftler arasında birkaç gün sonra kavgalar, atışmalar, kıskançlıklar vb. olaylar baş gösteriyor ve bütün bu gelişmeler ekran karşısında yaşanıyor ve sonuç ayrılık. Sonra bir bakıyorsunuz erkek başka, kız başka birine âşık oluyor, talip oluyor, aynı süreç yeniden çalışıyor.

Evliliğin maddiyata indirgenmesi, adayların dış görünüşleri· ile yargılanması, adaylar arasındaki "nahoş" davranışlar, küçük düşürücü söylemler, adayların komik duruma düşmelerine neden olunması, sansasyonel kişilere ısrarla yer verilmesi, olayların dramatize edilmesi, katılımcıların evlilik dışı amaçları, engelli adayların engellerinin, farklı kültürlerin farklılıklarının ön plana çıkarılması, bir kısım ajans çalışanlarının katılımcı gösterilmesi, özel hayatın gizliliğinin ihlali, insan onuruna aykırı yayın yapılması ve böylece toplumsal değerlerin dikkate alınmaması gibi unsurlar, genç nesli ve toplumumuzu derinden etkilemektedir.

Bu evlilik programlarını ev halkı ile birlikte izleyen 12-15 yaş grubundaki çocuklar ve genç kızlarımızın orada sağlıksız bir ilişki modeli, sürekli kavgadan beslenen bir kültüre şahitlik etmesiyle “demek ki evlilik böyle bir şey”  diye, evlilik hakkında yanlış bir düşünceye sahip olması içten bile değildir.

Son yıllarda ile kurumunun günümüzde nice tehlikelere maruz kaldığı bir gerçektir. Özellikle bazı yayınlarda aile mahremiyetinin çiğnenmesi ve nikâhsız birlikteliklerin adeta özendirilmesi, aile anlayışı ve yaşantımızda büyük tahriplere yol açmaktadır. Evlendirme adı altında yapılan kimi programlarda ise aileye yönelik değerlerin istismar edilmesi ve ayaklar altına alınmasıyla aile müessesesi itibarsızlaştırılmaktadır. Diğer yandan ihanet, aldatma, şiddet gibi sebeplerden dolayı işlenen cinayetlerin, kararan hayatların, dağılan yuvaların, tükenen umutların sayısı azımsanamayacak kadar çoktur.

Geçtiğimiz Temmuz ayında Türkiye İstatistik Kurumu (TİK) yaptığı açıklamaya göre ülkemizde son on yılda 6 milyon 90 bin 212 çift evlenirken, 1 milyon 151 bin 591 çift boşanmış boşanmaların yüzde 45,7’si evliliğin ilk beş yılında meydana gelmiş.

Televizyondaki gerek evlilik programları gerekse entrikalı gençlik ve aşk dizileri toplumumuzu derinden etkilemekte kötü örnek olmaktadır.

Bu konuda “dindar bir nesil yetiştireceğiz” açıklamasını yapan iktidar sahiplerinin geleceğimizin teminatı ve sağlıklı bir neslin yetişmesinde ön plana çıkan gençlerimize sahip çıkmalıdırlar. Onları sağlam temellere dayanan bir kültür ile ahlaklı, erdemli ve fazilet sahibi birer birey olarak yetirmesini sağlamalıdırlar. Bunun için Türk ve İslam kültürüne uygun olmayan yayınlar RTÜK tarafından derhal yayından kaldırılmalıdır.

Bu konuda duyarlı vatandaşlarımız rahatsızlığını sık sık dile getirmektedir. Cumhurbaşkanlığı ve başbakanlığına ait CİMER, BİMER ve RTÜK’e yaptıkları on binlerce ihbar üzerine bu tür programların kaldırılması gündeme gelmişti.

Maalesef RTÜK bu programların yayınlandığı televizyon kanallarına para cezası kesmekle yetindi. Bir iki kanal evlenme programını kaldırmasına rağmen diğerleri hala yayına soluksuz devam ediyor.

 

İbrahim Halil SİPAHİ

11.02.2017/adanapost.com

twitter.com/ihalilsipahi

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum