İbrahim Halil Sipahi

İbrahim Halil Sipahi

Rusya-Ermenistan şer ittifakına karşı Türk dünyası uyanmalıdır.

1990 da SSCB nin dağılmasının ardından, Sovyet Cumhuriyetleri arasında bulunan Türk devletlerinin birer birer bağımsızlık mücadelesi vererek, müstakil bağımsız birer devlet haline gelmesi. Türk dünyasında, tüm Türk devletlerinin, dolayısıyla Türk dünyasının bir araya geleceği, büyük bir Türk birliği oluşturacağı “Turan devleti” nin gerçekleştirileceği umudunu doğurmuştu.

Ancak Sovyet Rusya, birliğe bağlı diğer Cumhuriyetlerin bağımsızlıklarına gösterdiği müsahamayı, Türk Cumhuriyetlerine göstermiyordu. Üstelik Rusya’nın Kızıl Ordu’su bağımsızlık mücadelesi veren Azerbaycan’ın başkenti Bakü’ye girmeye hazırlanıyordu. Bunun üzerine Türk dünyasının bir parçası olan Azerbaycan’a müdahale bir anda bütün dünyanın gündemine orturdu. Dünya kamuoyu Sovyet Rusya’nın bu girişimi karşısında Türkiye’nin tepkisini bekliyordu.

 

Türkiye’nin Cumhurbaşkanı Turgut Özal o sırada ABD Başkanı George Bush ile kahvaltı yapıyordu.

İşgal ve katliama hazırlanan Rus ordusuna cesaret ve bir nevi icazet veren cümlelerle “Azerbaycan’la aramızda çok kısa bir sınır var. O’da Azerbaycan’a bağlı Nahcivan ile. Ermenistan ile sınırımız daha uzun. Aslında Azerbaycanlılar, Anadolu’daki Türk halkından çok İran Azerililerine yakındırlar.”

Bir başka fark daha vardır. Mezheplerimiz farklıdır. Onlar Şii’dir, biz Sünni’yiz. Sovyetler birliğindeki Türkçe konuşan ya da Müslüman gruplara karışmak istemeyiz. Benzer diller konuşuruz, lehçelerimiz farklıdır.” Diyor . Azerbaycan’ı Sovyet zulmüne karşı yalnız bırakırken Türk dünyasının beklentisi olan “Türk Birliği” (Türk dünyasının bir araya gelmesi)’ni elinin tersiyle iterek Türklerin/ Türk devletlerinin birlik, bir güç olmasına kapıları kapatıyordu.

Bu konuşmanın ertesi günü, Azerbaycan’ın bağımsızlık hareketini bastırmak için 20 Ocak 1990’da Rus Kızıl Ordusu Bakü’yü 30.000 Asker ile ablukaya aldı. Bakü sokaklarında ve Azatlık meydanında Türk katliamı yapmaya başladı. Tarihe “Kara Ocak, Kanlı Ocak” diye geçen bu saldırıda tanklara gövdesini siper eden yüzlerce Türk’ü şehit oluyordu.

 

Rusyanın zulmunden kurtulan ve 18 Ekim 1991 de bağımsızlığını ilan eden Azerbaycan’ın ilk Cumhurbaşkanı Ayaz Muttalibov’un kısa süren Cumhurbaşkanlığının ardından bağımsız Azerbaycan’ın ikinci Cumhurbaşkanı  Ebulfez Elçibey, bir yıl sonra Rusya desteğiyle Suret Hüseyinov’un ayaklanması üzerine bir yıldır sürdürdüğü Cumhurbaşkanlığı görevinden ayrılmasını fırsat bilen Ermenistan Rusya’nında desteğini alarak Karabağ’ı işgal etmişti.

Bir yandan Türkiye’ye yakınlık dostluk gösterisi yaparken diğer taraftan Türk ve İslam dünyasının altını kazıyan Rusya, Suriye’de Esed ile birlik olup Müslümanları katlederek Suriyelileri yerinden yurdundan etmeye devam edereken, bir yan dan da PKK’nın Suriye’deki uzantısı PYD/YPG’ye destek veriyor. Buda yetmiyor Rusya şimdi de Ermenistan ile ortak ordu kurmaya hazırlanıyor. Putin Azerbaycan'a karşı Ermenistan'la savaş halinde tek bir ordu gibi hareket etmesini öngören anlaşmayı imzaladı.

 

Rusya ile Ermenistan arasında 2016 yılında yapılan ve iki ülkenin savaş halinde tek bir ordu gibi hareket etmesini öngören anlaşma, Putin tarafından onaylandı. Bu anlaşmanın asıl amacı, Azerbaycan kurulma sürecinde iken, dağılmakta olan SSCB'nin Kızıl Ordusu'nun imkânları ile Ermenistan tarafından topraklarının yüzde 25'ini oluşturan Karabağ'ın Azerbaycan tarafından geri alınmasını engellemek.

Rusya veya Ermenistan'a silahlı saldırıyı “tek komuta, tek fikir ve tek plana göre” püskürtmek olduğu belirtilen bu ‘ordu'yu  oluşturan bu antlaşmayı dostumuz(!) Rusya, Türkiye-Azerbaycan arasında imzalanan “Stratejik Ortaklık ve Karşılıklı Yardım Anlaşması”'na misilleme olarak yapıyor.

Azerbaycan ordusu 1988-1994 yılları arasındaki gibi değil. Bugün modern silah ve eğitimli askerlerle donatılan  1996 yılında arkadaşlarımla beraber kurduğumuz ve yirmi yılda  yetiştirdiğimiz özel donanımlı ve hala emekli bir Türk subayı arkadaşımızın komuta ettiği Azarbaycan Özel Kuvvetler Komutanlığı ile güçlendirilen bir  Azerbaycan Ordusu var.

Geçtiğimiz yıl  Karabağda Azerbaycana ait topraklara saldırıda bulunan ve kısa zamanda bastırılan Ermeni saldırılarına karşı yürütülen harkatla Azerbaycan 1 Nisan  2016 tarihinde, 25 yıllık işgal altında olan, topraklarının bir bölümünü geri almıştı. Azerbaycan ordusunun bu manevrası Ermenistan ve Rusya’yı endişelendirmiş, Türk İslam dünyasını heyecanlandıran  bu harekata, ne hikmetse sözde müslüman olan İran tepki göstermişti.

Geçmişte Türkiye’nin Türk Cumhuriyetleri ile arasında Özal ile koparılmaya çalışılan bağlar, bugün kısmen de olsa düzelme yönünde. Türkiye-Azerbaycan arasında “Savunma İşbirliği antlaşması” var. Bu yeterlimi? Elbette değil.

Balkanlardan, uzakdoğuya kadar tüm dünyadaki Türk devletlerinin ivedilikle “Türk Birliği” ni kurmak, güçlerini birleştirmek için bir araya gelmeleri gerekmektedir. Haçlı işbirliğine karşı bu bir zorunluluktur.

Ayrıca tüm Türk Cumhuriyetlerinin ortak bir ordu kurması, bu ortak ordunun Türk devletlerinde kurulacak üslerde konuşlandırılmalıdır. Bu ortak ordu ve askeri üsler Türk Cumhuriyetleri için emperyalistlerin hain emellerine  karşı caydırıcı bir kalkan olacaktır

Türk ve İslam coğrafyasındaki yangının söndürülmesi Türklerin ve Müslümanların zulümden kurtulması için Türkiyenin önderliğinde “Türk Birliği” ardından “Türk-İslam Birliği”nin hayata geçirilmelidir. ABD-AB- İsrail, Rusya-Ermenistan şer cephesi  nefes almadan çalışırken Türklerin Müslümanların sadece Allah’a sığınarak inayet beklemesi yakışır kalmaz. Unutulmamalıdır ki, “Allah mülkü sâlih kullarına vâris kılar

 

 

İbrahim Halil SİPAHİ

31.07.2017/adana

twitter.com/ihalilsipahi

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.