Sadece yılbaşı kutlamak mı haram..

Yılbaşı, doğum günü kutlaması, erkeklerin altın takması, kadınlarla tokalaşması gibi birçok güncel konu var tartışılmaya devam edilen…

Bu çerçevede her yıl iki konu gündemi işgal eder, yılbaşı ve ramazan, İslam âlemi ikiye bölünür bilende konuşur bilmeyende…

Yeni bir yıla daha giriyoruz,bizim için hiçbir özelliği olmayan sıradan bir gün lakin Hristiyanlar için önemli, özel bir gün ve tabi ki inançları doğrultusunda yaptıkları, çok doğal bir eylemdir.

Müslüman bir kısmı için batılıların inançlarından ziyade kendilerine göre bir anlam yükledikleribu gün yer içer eğlenirler, haramlık bir durum söz konusu değildir.

Bir diğer bakış açısına göre batılılara benzemektir, haramdır, günahtır bu yüzden tepki verir, öfkelenir, karşı çıkar, eleştirir, tekfir eder…

Böyle bir ortamda kimlerin doğru, kimlerin yanlış yaptıklarını kendi öz kaynaklarımıza bakarak tahlil edebilir ve kendimize doğru olanı modelleyebiliriz. Mekke’de tüm haramların alenen işlendiği hak ve hukukun ayaklar altına alındığı günlerde Hz. Peygamber,Müslümanların cahiliye adetlerine uymamaları konusunda yoğun bir çaba harcarken diğeryanda hiç kimseyi ötekileştirmiyor, aşağılamıyor, dinlerine veya değerlerine küfretmiyor.Tam tersine onlarla sürekli ilişkilerini geliştiriyor, onlarla konuşuyor, hak din İslam’dan bahsediyor, kendisi bizzat ziyaretler yaparak insanlara hakkı tavsiye ettiğini okuyoruz.

Evet, batılılar hazcı, çıkarcı, menfaatçi,bencil ve şirk içerisindeler, evet Mekke müşriklerinin itikat ve yaşam tarzı bugünde, birileri tarafından topluma dayatılıyor, bunların hepsi doğru tespitler lakin tüm bu olanlar karşısında verilen tepki tavır ve tarz yanlış, Hz. Peygamber’in usul üslup ve metoduna pek uymuyor.

Sürekli batı inanç ve kültürünü eleştiriyor amamaalesef yaşantımız ile örnek olamıyoruz.

Bu durumda bir iç muhasebe yapmamız gerekmiyor mu?

Eğer evet diyorsanız buyurun hepbirlikte İslam coğrafyalarımıza ülkeleri yönetenliderlere, ilim erbabı âlimler ve ümmetin yaşadıklarına gelin hep birlikte bir göz atalım(mı)?

Peygamberimizin doğduğu ülkeden başlayalım;

Bu güne kadar Suudilerin ümmete bir faydasını gören var mı? Kâfirlerle işbirliği yaparken Yemen’de kardeşkanı dökmeye devam eden, aile içi çekişmeleri, israf ve saltanatı ile gündemi işgal eden işbirlikçi bir devlet…

Geçelimİran’a zalim Esed rejimi ve kâfir Ruslarla kol kola Suriye’de kardeşkanı döken mezhepçi sözde İslam devleti…

Kuraklık ile boğuşan yoksulluklar ülkesi, kendi kaderi ile baş başa kalan bir türlü ümmetin tam olarak sahip çıkamadığı Afrikalı kardeşlerimiz…

Irak ve benzeri ülkelerde hala Sünniler ve Şiiler tekbir getirerek birbirlerini öldürmeye devam ediyor, camiler havaya uçuruluyor…

Mısır,Sudan, Ürdün,Lübnan,Cezayir,Tunus,Afganistan,Pakistan…Birbirleriyle dayanışma içerisinde ümmetin birlik ve dirliği için işbirliği yapabilen örnek diyebileceğimiz iki tane ülke aklınıza geliyor mu?

Sürekli batıyı suçluyoruz Müslümanları birbirlerine düşürüyorlar diye, iyide aklınız, iradeniz yok mu? Neden birbirinize düşüyorsunuz?

Bu çağın Müslümanları maalesef siyasi irade, liderlik, birlik,teknoloji, eğitim ve ahlak konusunda batılıların çok gerisinde kaldılar ve hala basit fıkhi konular ile oyalanmaya devam ediyorlar.

Elimizdeki çocuklarımıza bile ulaşmayan İslam davetçilerinin bu halleriyle İslam’ı, batılılara ulaştırmaları mümkün değildir.

İçi boşaltılan kavramlarımız, ruhunu yitirmiş ibadetlerimiz, kardeşkanı döken sözde mücahitler,ikiyüzlü siyasetçiler ile bu yol bizi nereye götürebilir ki?

İman ve itikadı gündeminden düşüren, haram ve helalleri konuşan bir toplumun dirilmesi, ayağa kalkması zor görünüyor.

Peygamberimiz(as) çocuklarınıza ilk öğreteceğiniz söz “la ilahe illallah” olsun diyor ve ekliyor yedi yaşına geldiğinde ise namaza teşvik ediniz. Maalesef birkaç gün önce izlediğim bir araştırmada yetmiş yaşındaki vatandaşımıza sorulan  “Kelime-itevhid”in anlamını biliyor musunuz sorusuna verdiği cevap, hayır oluyor.

Çok uzaklara gitmeye gerek yok aynı sokaklarda yürüdüğümüz aynı sitelerin kapılarından giriş yaptığımız,asansörde yüz yüze geldiğimiz kimliklerinde dini İslam yazan bizim insanlarımız bunlar, gayri Müslimlerin batıl inançlarını konuşup eleştirirken kendilerini hak dinin mensubu olarak gören bizlerin içler acısı hallerimiz…

 

Yeni  bir yıla daha girerken yaşadığımız şehrin sokakları,evimiz,ailemiz hatta kendimizi gözden geçirmek, sorumluluklarımızı hatırlamak ve hatırlatmak adına okuyucularımızı bir iç muhasebeye davet ediyorum.

Her insan ölecek yaştadır ve hepimiz ölüme bir yıl daha yakınız!

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.