İbrahim Halil Sipahi

İbrahim Halil Sipahi

Soma faciası ve insani değerlerimiz,

Soma faciası ve insani değerlerimiz,

Soma?da 301 emekçi hayatını kaybetti, yüzlerce kadın dul, çocuklar yetim, anneler babalar güzü yaşlı şehitlerine ağlıyor.

Kaza (!) ile İlgili olarak yapılan her açıklama, ortaya çıkan her delil, gelişen her olay siyaseten değerlendiriliyor polemik konusu yapılıyor.

Facianın yaşandığı ilk günden itibaren kazanın! Neden kaynaklandığı kesin tespit edilememesi, içeride bulunan işçi sayısının ne olduğu, hayatını kaybeden işçi sayısı hep muallâkta ve tartışma konusu oldu.

Facianın olduğu yere gelenler, gelmeyenler, geç gelenler, ağlayanlar, ağlamayanlar tartışma konusu oldu. Adeta siyasi bir vaka gibi iktidar yanlıları ve muhalefet kanadı olaylara farklı pencereden objektif olmak yerine taraflı bakarak yorumladılar.

Facia bölgesine ikinci gün gelen ve protestolara maruz kalan başbakan Erdoğan?ın kendisini protesto eden ve aralarında kendisine ?yuh? çekenlerin olduğu gruba doğru yönelmesi orada bulunan bir marketten içeriye doğru ilerleyerek birçok kamera ve cep telefonu ile çekilen görüntülerde net bir şekilde duyulan ?nereye kaçıyorsun ulan İsrail dölü? diye seslenmesi, ardından da o arbede sırasında bir vatandaşa tokat atarak  ?başbakana yuh çekersen tokat?ı yersin? sözü. Üzerinde en çok konuşulan ve siyaseten olayı savunanlar ve tepki gösterenler olarak tartışmaları hala devam etmekte.

Tarafız veya bitarafız, severiz sevmeyiz bir başbakan?a ?yuh? çekilmesi ahlak dışı ve kabullenilemez bir protesto şekli olmakla birlikte, bir başbakanın da ırkçı bir söylem ile bir vatandaşa küfür niteliğinde bir söz sarf etmesi ayrıca tokat atması bir o kadar  ahlak dışı kabullenilemez bir davranış olsa gerek.

Başbakanın Soma incelemelerinin ardından yaptığı basın açıklamasında ki sözleri ise abesle iştigal bir o kadar da şaşırtıcı bir yaklaşım. ?Arkadaşlar bu tür ocaklarda bu olaylar hiç olmaz diye yorumlamayalım. Bunlar olağan şeylerdir. Literatürde iş kazası denilen bir olay vardır. Bunun yapısında fıtratında bunlar var.? Yani başbakana göre bu çok olağan bir şey. Muhakkak ki her işyerinde olabilecek kazalardan daha fazla kaza riski olan yer madenlerdir. Ancak bu kadar yüksek risk taşıyan işyerlerinde gerekli en üst güvenlik tedbirlerinin alınmaması ne fıtrattan ne de kaderdir. Buna halk arasında ?b? yoluna gitti? derler.

Bir polemik konusu ise, başbakan Erdoğan?ın Mısır?da öldürülen 20 yaşındaki Esma?ya ağlamasına karşılık somada ölenlere ağlamaması. Bunun için başbakan ?insan bazen gözyaşlarını içine akıtır? diye açıklama yaptı. Bazı insanlar gerçekten acılar karşısında gözyaşı dökemezler. Ama en ufak şeylerde dahi ağlayanların büyük olaylar karşısında ağlamaması dikkat çekici oluyor demek ki buda vatandaşın dikkatinden kaçmıyor.

Millet olarak hassasiyetlerimiz ve beklentilerimiz var. Bu gibi durumlarda bu hassasiyetlere dikkat edilmesi önemlidir. Özellikle devlet erkânının işte tam bu zamanlarda ?devlet baba? olma özelliğini sergilemesi ve vatandaşını kucaklaması ona sarılması, şefkat ve sevgisini göstermesi gerekiyor. Öfke ortaya koymasını değil.

Bir grup sanatçı, futbol federasyonu başkanı ve milli takım oyuncuları, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, CHP genel başkanı Kılıçtaroğlu?nun eşi Selvi hanım, merhum başbakanlardan Bülent Ecevit?in eşi Rahşan hanım vs. Soma?ya giderek şehitlerin mezarını ziyaret edip ailelerine başsağlığı dilerken.  Başbakan Erdoğan?ın eşi Emine hanımın Soma?ya gitmemesi önemli bir ayrıntı olarak dikkatlerden kaçmıyor. Emine Erdoğan?ın Soma?ya gitmemiş olması elbette siyaseten bir polemik konusu değil, oradaki halkın ve tüm milletin ortak beklentisidir.

Yüzlerce insan hiç yere hayatını kaybetmiş, yakınları çaresiz ve perişan öyle bir ruh hali içerisinde tepkilerini belki biraz sert gösteriyorlar diye, karşılığının da sert olması akla aykırıdır, Provokasyona kalkışanlar istisna.

Başbakanın müşaviri, arabasına tekme atan vatandaşı polisler hırpaladıktan sonra kendisinin de tekmelemesi ayrı bir vahşilik. Bunun aksini söylemek ancak insani değerlerini yitirmiş insanlara mahsustur. Bu siyaseten yapılan bir polemik değil, insanlık dışı yapılan bir davranışa gösterilen tepkidir.

Üzülerek ifade etmeliyim ki, Soma da yaşanan faciadan sonra millet olarak büyük bir insanlık sınavından geçiyoruz. İnsanlarımız acı içerisinde iken onların acıları üzerinden siyaseten birbirimize giriyoruz. Sen şunu yaptın ben bunu yaptım, sen dedin, ben dedim, vb. gereksiz tartışmalar içerisinde gün geçirirken. Orada yaraları sarılmayı bekleyen, acılarını dahi tam olarak yaşayamayan, gelecekleri muallâkta yüzlerce insanımızı gören duyana hak getire.

Kağıt üzerinde nüfusunun %98?i Müslüman olan bir ülkeyiz. İmanın gereğini hakkı ile anlayıp yerine getirebiliyor muyuz? Bunu akşam başımızı yastığa koyduğumuzda çok iyi analiz etmek zorundayız.

Ülkemizde her gün yanı başımızda yaşanan olaylar, ülkemizin bir bölgesinde yaşanan felaketler karşısında ne yaptığımız. Kapı komşumuzun aç ve ya tok oluşundan haberdarlığımız ne derecededir. Yaşanan olaylar ne olursa olsun bir parçamız orada değilse ve biz sadece olayları insani olarak değil siyaseten sorgulamayı ve polemik konusu haline getiriyorsak, önce insanlığımızı sonrasında da imanımızı sorgulamak zorundayız.

 

 

İbrahim Halil SİPAHİ

Araştırmacı Yazar

23.05.2014/adanapost.com

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
İbrahim Halil Sipahi Arşivi